banner6

Umut aşıda

Geçtiğimiz 2019 Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve Dünya genelinde korkuya neden olan Corona virüs pandemisi devam ediyor. Tüm dünya aşı konusunda adeta yarışa girerken, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Covid-19 için Türkiye'nin de olduğu onlarca ülkede toplam 212 aşı çalışması halen devam ediyor.

Umut aşıda

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Geçtiğimiz 2019 Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve Dünya genelinde korkuya neden olan Corona virüs pandemisi devam ediyor. Tüm dünya aşı konusunda adeta yarışa girerken, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Covid-19 için Türkiye'nin de olduğu onlarca ülkede toplam 212 aşı çalışması halen devam ediyor.

Ayrıca Türkiye, Çinli biyofarmasötik şirketi Sinovac tarafından geliştirilen corona virüs aşısı CoronaVac'tan 50 milyon doz sipariş etti. Bununla birlikte Pfizer/BionTech, Moderna, AstraZeneca/Oxford, Gamaleya Enstitiüsü ve daha birçok şirket birinci faz, ikinci, faz ve hatta üçüncü faza geçerek bu konuda küresel bir Covid-19 aşısı üretme yarışı içerisinde..

Tüm dünya ölümcül Kovid-19 virüsüne çare bulmak için yarış içerisindeyken, bir taraftan da aşıyla ilgili ortaya atılan iddialar, tereddütler ve güvenirlik gündeme gelmeye başladı. Kimi bu konuda aşı yapma taraftarı, kimi yapmama, kimi ise kararsız.

Aşı konusunda yapılan spekülasyonlar hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, pandeminin insanlığa büyük zarar verdiğini söyledi. Beklentilerin aşıların biran önce uygulanması olduğunu belirten Nihat köse, “Tüm dünyada can kaybı ve ekonomik olarak büyük zarar veren Covid-19 pandemisi nedeniyle zor günler yaşamaktayız. Bu pandemi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de seyretmekte ve büyük sıkıntılar çekmekteyiz. Beklentimiz aşıların biran önce ülkemize gelmesi, uygulanması ve hatta yerli aşının üretilmesidir” dedi.

Veteriner hekimlerin aşı çalışmalarındaki önemine değinen Nihat Köse, “Bugün bahsedilen korona (Covid-19) virüs hastalığı da bir zoonoz hastalıktır. Zoonoz hastalıkları, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklardır. Kökeni de zoonozdur. Enfeksiyon hastalıklarının yüzde 80’i zaten zoonoz hastalıklardır ve hayvanlardan insanlara geçen hastalıklardır.

Tüm dünyada koronavirüs (COVID-19) salgınının önüne geçmek için aşı ve ilaç araştırmalarına hız verildi. Tabi aşı için öncelikle başarılması gereken virüsün izole edilmesiyle ilgili önemli çalışma, Türkiye’deki veteriner hekimlerden geldi. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji’den Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ile Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden Prof. Dr. Aykut Özkul, virüsü izole eden ilk hekimlerdir ve aşı çalışmaları devam ediyor. Muhtemelen Nisan-Mayıs gibi aşılar üretilecek” diye konuştu.

Aşı ile ilgili ortada dolaşan söylentilere de dikkat çeken Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, söylenenlerin asılsız olduğunu, aşı yapmanın pandeminin kırılması için büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şu bilgilere yer verdi;

“Ülkemizde aşı konusunda bir takım spekülasyonlar olduğunu görüyoruz. Kimi yapmak, kimi ise yapmamak konusunda söylemler var. Aşı yapıldığında DNA’sını kopyalayacak, üremesinde sıkıntı yaratacak vs gibi. Bu söylemler doğru değildir.

Bu bahsedilen aşılar zaten daha önce hayvanlarda benzer tekniklerle hatta aynı tekniklerle üretilip hayvanların bazı hastalıklarında kullanılıyordu. Örneğin Pfizer ve Almanya merkezli BioNTech firmalarının beraber geliştirdikleri mRNA tabanlı aşı adayı, başarılı geçen ilk iki fazın ardından Temmuz ayında 3. faz çalışmalarına çeşitli ülkelerde başladığını duyurmuştu. 9 Kasım'da yapılan açıklamada bu çalışmalarda elde edilen ilk bulguların, aşının güvenilirliğinde yüzde 95 oranında başarı sağladığı belirtildi.

Bovine viral diarrhea (BVD) tüm dünyada yaygın olarak görülen sığırların viral bir enfeksiyonudur. Etken Flaviviridae ailesindeki Pestivirus'tur. Enfeksiyon süt ve et amaçlı sığır yetiştiriciliğinde yol açtığı direkt ve indirekt ekonomik kayıplar nedeniyle sığır endüstrisinin en büyük problemlerinden birisidir. Biz bu hastalık için hem atlarda, hem de sığırlarda geliştirilen batinivirüs aşısı kullanıyorduk.

Bunun gibi İngiltere’de, Rusya’da üretilen aşılar aynı tekniklerle hayvanlarda yapıldı, kullanıldı ve çok da iyi sonuçlar verdi. O nedenle insanlarımızın aşıyı yapması, yaptırması konusunda tereddüt etmemesi gerektiğini söylüyoruz. Aşıyı yaptırsınlar. Zaten bu pandemiyle başa çıkmanın başka yolu yok.

Çin’den getirttiğimiz aşı inaktif bir aşı ve bu aşıların bir özelliği vardır. Canlı aşılar kadar uzun süre bağışıklık sağlamazlar ama güvenilirliği iyidir, bağışıklık sağlar. Rapel gerektirir. Böyle bir dezavantajı var. Zaten eski bir yöntem olan 'inaktif virüs' tekniğine göre hazırlanan bu aşıda, enfekte etme özelliğini yitirmiş olan virüs vücuda verilerek, vücudun hastalığa bağışıklık kazanması hedefleniyor.

Ayrıca tavuklarda yapılan enfeksiyöz bronşitiz hastalığında zaten biz bu aşıyı aynı tekniklerle üretip kullanıyorduk ve çok iyi sonuçlar veriyordu. Tavuklardaki enfeksiyöz bronşitiz etkeni de zaten korona virüstür.

Şuan görünen bir gerçek ki Dünyada ve ülkemizde bu hastalık çok hızlı yayıldı. Doğal olarak bu hastalığı kontrol altına almanın aşı yapılıncaya kadar yollarından biri de vakaları tespit etmek, onları karantinaya almak, teması önlemektir.

Bu işlemleri yapanlarda filyasyon ekipleridir. Olması gerektiği gibi filyasyon ekiplerinde Adana’da veteriner hekimleri görev almaya başladı. Arkadaşlarımız bu mücadelede en saflarda yer alıyorlar. Hepsine çok teşekkür ediyoruz. Zaten olması gereken buydu. Sağlıkla ilgili bir mücadele varsa veteriner hekimlere ihtiyaç duyulduğu zaman onun en ön saflarında yer almalıdır ve biz almaya hazırız zaten..

Koronavirüs kedilerde, köpeklerde, sığırlarda ve tavuklarda hastalık yapmaktadır. Hayvanlardaki korona hastalığına karşı veteriner hekimler aşıları başarıyla kullanmaktadırlar. Hatta tavuklarda koronavirüsün neden olduğu enfeksiyöz bronşitiz hastalığına karşı yıllar önce Manisa Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü’nde Türk veteriner hekimleri tarafından aşı üretilmiş ve başarıyla uygulanmıştır. Ne yazık ki bu enstitü 2004 yılında kapatılmıştır.

Nitekim ulusal Kurtuluş Savaşı’nda ülkemizi sığır vebası kasıp-kavururken ve o dönem sığır vebasına yakalanan öküzler nedeniyle ordunun hareket ve lojistik gücü zayıfladığında, Türk veteriner hekimleri hazırladıkları aşı ve serumları uygulayarak, yaptıkları tedaviler ile öküzleri iyileştirmişler ve savaşın seyrini değiştirmişlerdir. Bunun üzerine Mareşal Fevzi Çakmak, “Türk veteriner hekimleri olmasaydı bağımsızlığımızı kazanamayacaktık” özlü sözünü söylemiştir.

Bu örneği şunun için verdim. Veteriner hekimlerin geleneğinde viral hastalıklarla, salgınlarla mücadele hep vardır. Şuanda da veteriner hekimler filyasyon ekiplerle birlikte görevlerinin başındalar. Daha da çok görev verilirse bunları da yapmaya hazırız. Şuanda kamuda görevli arkadaşlarımız görevde ve ihtiyaç duyulduğunda özeldeki arkadaşlarımız da görev almaya her zaman hazırdır.

Burada bir konuya daha dikkat çekmekte fayda var. Hep söylerdik veteriner hekimler sağlık sınıfı içerisinde değerlendirirken sıkıntıya düşüyorlar diye.. İşte doktorlara, diş hekimlerine verilen bir takım haklardan veteriner hekimler muaf kalıyor. Veteriner hekimler hekim gibi değerlendirilmiyor. Ancak dünyada sağlık tek konsepte değerlendiriliyor.

Veteriner hekimlik, hayvan sağlığı, bitki sağlığı, güvenilir gıda ya da insan sağlığı birbirinden ayrılmıyor. Tam aksine bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Çünkü olması gereken budur. Zaten bu pandemi de bunu bize zorla öğretmiş oldu. Veteriner hekimlerin sağlık tarafında olduğunu kabul etmeliyiz. Onların hekim unvanlı olduğu, sağlığı ve virolojiyi bildiklerini, gerektiğinde her mücadelenin içerisinde olacaklarını unutmamalıyız.”

Güncelleme Tarihi: 16 Aralık 2020, 18:56

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER