banner6

Yörük Türkmenleri Adana'da buluştu

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in de katıldığı Uluslararası Yörük Türkmen ve Hıdırellez Şöleni, Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Yörük Türkmenleri bir araya getirdi..

Yörük Türkmenleri Adana'da buluştu
Yörük Türkmenleri Adana'da buluştu

 

ADANA (İHA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek, "Bu coğrafyada zayıflığa yer yok. Zayıf düşenin üzerine basıp geçerler. Eğer geleceği sağlam kılmak istiyorsak; geçmişi unutmayıp bundan ders çıkartmak zorundayız" dedi.

  Dünya Yörük Türkmenleri Adana'da buluştu. Akdeniz Yörük Türkmen Dernekleri Federasyonu'nca Adana'nın merkez ilçe Sarıçam'a bağlı Mustafalar Köyü'nde bu yıl 10.'su organize edilen; 'Uluslararası Çukurova Yörük Türkmen ve Hıdrellez Şöleni'ne yoğun ilgi gösterildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Adana Valiliği, Adana Büyükşehir Belediyesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nce de desteklenen şölenin açılışına; TBMM Başkanı Cemil Çiçek de katıldı.

  Sivil toplum kuruluşları ve Yörük obalarının geçiş töreni ile başlayan şölende Cemil Çiçek'e, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zihni Aldırmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu ile birlikte AK Parti Adana milletvekilleri Necdet Ünüvar, Fatoş Gürkan, Ali Küçükaydın, Şükrü Erdinç ve Necati Çetinkaya'nın yanı sıra AK Parti Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk de eşlik etti. Şölende Cemil Çiçek, 'Türkiye Türkmen Beyi' olarak seçilirken, beyliği simgeleyen yöresel kıyafetler de giydi.

  "BU COĞRAFYAYA MUHTEŞEM BİR MEDENİYET İNŞA ETTİK"

  Burada konuşan Çiçek, bir toplumun kültürü, geleneği, sazı ve sözü olmazsa ona 'millet' denilemeyeceğinin altını çizerek, "Biz stadyumda maç seyreden seyirciler değiliz. Biz bir milletiz. Hem de çok büyük bir milletiz. Kültürümüz ve geleneklerimiz olduğu gibi sazımız da sözümüz de var. Bu nedenle bugün bir geleneği yaşatıyor, onu geleceğe taşıyabilmenin çabasını veriyoruz. Böylesi bir milletin mensubu olduğumuz için de gurur duyuyoruz. Biz Anavatan'a Atayurt'tan geldik. Anavatan'a boylar olarak geldik, aşiret olarak geldik, kavimler olarak geldik. Kültürümüz, medeniyetimiz geldik, sufi ve dervişlerimizle beraber geldik. Bin yılı aşan bir süre içerisinde bu coğrafyada muhteşem bir kültür ve medeniyet inşa ettik. Bu topraklara aşiret olarak geldik. Aşiretten devlette, devletten de muhteşem bir cihan imparatorluğuna giden bir tarih macerası yaşadık" dedi.

  "BU COĞRAFYA ACI VE SEVİNÇLERİN COĞRAFYASIDIR"

  "Bu coğrafyada zaman oldu ikbali gördük, sevinçlerimiz oldu, zaman oldu sıkıntıya düştük, istilaya uğradık" ifadesini kullanan Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla bu coğrafya acı ve sevinçlerin coğrafyasıdır. Ne zaman ki birliğimizi zaafa uğradı, aramıza fitne fesat girdi, ne zaman ki 'sen-ben kavgası'na, 'beylik kavgası'na düştük işte o zaman devletlerimizi yıktık. İstilalara muhatap olduk. Tarihin en zulümlerine, sıkıntılarına maruz kaldık. O yüzden değerli kardeşlerim, burası bizim ebedi yurdumuzdur, burayı yurt bildik, vatan bildik. Ebediyete kadar bu coğrafyada yaşamanın şartı bir olmaktır, diri olmaktır. Çünkü büyüklerimiz öyle söyledi. Kuvvet, dirlik ve birliktedir. Allah birliğimizi bozmasın. Bu şölenler, nasıl bir coğrafyada yaşadığımızı, nasıl Anadolu bozkırlarını vatan haline getirdiğimizi hatırlatmamız noktasında önemli. Sultan Alparslan'dan Kılıçarslan'a, Osmangazi'den Yıldırım'a, Fatih'ten Gazi Mustafa Kemal'e ve bugüne gelinceye kadar, bu coğrafyayı bize vatan kılanlara Allah'tan rahmet dilerken, onları hayırla yad edip, şükranla anıyoruz".

  "BU COĞRAFYADA ZAYIF DÜŞMEYE YER YOK"

  Çiçek, "Bu coğrafyada zayıf düşmeye yer yok. Kim zayıf düşerse üstüne basıp geçerler. Kuvvetli olma mecburiyetindeyiz. Biz gelmeden önce burada başka kavimler ve toplumlar vardı. Onlar gitti biz kaldık. Peki nasıl kaldık? Bir ve beraber olarak bugünlere geldik. Kültürümüzü, geleneklerimizi yaşatarak ayakta kaldık. Eğer geleceği sağlam kılmak istiyorsak, geçmişimizi hatırlamayıp, ders çıkartmaya mecburuz. Birbirimize söyleyecek sözümüz olabilir. Sarıçam Yaylası'ndan başkalarına söyleyecek sözümüz var. Herkes bilsin ki, burası bizim ebedi yurdumuz ve inşallah kıyamete kadar alnımız açık başımız dik, burada millet olarak var olduk var olacağız" ifadesini kullandı.

  "ÜNİVERSİTE OKUSUN DİYE GÖNDERDİĞİMİZ GENÇLER 'MAOCU' OLMUŞ"

  "Bu coğrafya çok fazla fitneye müsait bir coğrafya" diyen Meclis Başkanı Cemil Çiçek, konuşmasının devamında da şu görüşleri dile getirdi; "Geçmişte dirliğimizin, birliğimizin bozulması için uğraşan, aramıza nifak tohumları serpmek isteyenler oldu. Son günlerde televizyon ekranlarındaki tartışmaları görüyor musunuz? Aramıza kimlerin nasıl nifak soktuklarını görüyor musunuz? Üniversite okusun diye gönderdiğimiz çocukların kimisi Maocu, kimisi Leninci olmuş. Kimi Çin'den yana, kimisi Rusya'dan yana. Hangi Türk'ten, Türk milletinden yana olanlar? Hani Türkiye'den yana olanlar? Bizim neyimiz eksik? Biz tarihin en eski milletlerinden biriyiz. En muhteşem kültür ve medeniyete sahibiz. Peki ne oldu sonra? Biz he elimizde kalemle gitmemiz gereken yerlerde elimize silah tutuşturdular. Sonra da 'Şu şucudur, bu bucudur' diye bizim çocuklarımızı kullandılar. Birbirimize silah çektik, birbirimizin gırtlağına sarıldık. Bu milletin bir neslini heba ettik. Ancak bizi birbirimize düşürenler sonradan ortadan kayboldu.

Geçmişten ders çıkartacağız ki bu coğrafyada ebediyen yaşayalım".

 

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 1970, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42