Günahkar bir kimse ölüm esnasında pişman olup tövbe etse kabul olur mu?


      Bütün günahlardan tövbe etmek ve tövbeyi geciktirmemek gerekir. Fakat tövbe kapısı, can boğaza gelinceye kadar açıktır. Bu konuda Hz. Peygamber Efendimiz:  "Bir kul can çekişmeye başlamadıkça Allah’u Teala onun tövbesini kabul eder" buyurmuşlardır.

      Bu hadis-i şerif, ruhu boğazına gelmeden, can çekişmeye başlamadan kulun tövbesinin kabul olunacağını bildirmektedir. Aksi takdirde can boğaza gelip, hayattan ümit kesilip ahiret ahvalinin görülmeğe başlandığı zaman, yapılan tövbe ise geçerli değildir. Bu hususta Allahu Teala Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:  "Kötülükleri yapıp yapıp da nihayet ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi tövbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölünler için (kabul edilecek) tövbe yoktur. Onlar için acıklı bir azap hazırladık." (Nisa, 18)

 

Küs olan insanları barıştırmak için yalan söylemek caiz mi?

Yalan, İslam dinin yasakladığı büyük günahlardan birisidir. Yalanın şakası da ciddisi de yasak ve haramdır. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Şaka da olsa cidden de olsa söylenen yalan yalandır”

Başka hadislerinde ise şöyle buyurmaktadır:

“Şaka bile olsa yalan terk edilmedikçe olgun mümin olunmaz”

“Kul şaka ile de olsa yalanı, doğru bile de olsa mücadele ve münakaşayı terk etmedikçe, tam inanmış bir mümin olamaz.”

“İnsanları güldürmek için yalan söyleyen kimselerin vay haline”

    Yine bir başka hadiste efendimiz şöyle buyururlar: “insanları güldürmek için yalan söyleyen kişiye yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun”

    Bu hadislerden hareketle şaka ile de olsa yalan söylemek caiz değildir. Yalan ancak şu üç yerde söylenebilir.

1-Karı kocanın arasını düzeltmek

2-Arası bozulan iki kişinin arasını düzeltmek için

3- Savaşta düşmanı mağlup edebilmek için.

     Buna göre küs olan iki insanın arasını düzeltmek ve onları barıştırmak için yalan söylemekte bir sakınca yoktur. Ancak imkan varsa yalan söylemeden barıştırmak daha evladır.

 

Cuma günü nafile oruç tutmakta bir sakınca var mıdır?

      Oruç tutmak, bayram günleri gibi bazı günlerde mekruh görülmüştür. Aynı şekilde sadece Cuma günleri nafile oruç tutmak da tenzihen mekruh görülmüştür.

     Hz. Peygamber; “Sizden hiç kimse Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa bu takdirde Cuma günü de oruç tutabilir” buyurmuştur (Ebû Davud, Savm, 50).

     aBuna göre, Cuma günü kazaya kalan veya adak gibi vacip bir oruç tutmakta sakınca bulunmamaktadır. Cuma günü nafile oruç tutmak isteyenlerin, bir gün önce veya sonrasında da oruç tutması uygun olur.

 

 

Günün Ayeti

"Kim hayırlı bir iş yaparsa kendinedir. Kim de kötü bir iş yaparsa kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinize döndürülür, yaptıklarınızın hesabını verirsiniz."

Casiye, 45/15.

 

Günün Hadisi

"Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana eremez.”

Buhârî, “İman”, 6.

 

Günün Sözü

Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.

Kızılderili Sözü

 


Bunları biliyor muyuz?

Makamat-ı Süluk Nedir?

Tasavvuf yolunda ilerlerken geçilmesi gereken dereceler demektir.

 

Günün Nüktesi

Takva

Ebu Hureyre "takva"nın ne olduğunu soranlara:

- "Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?" dedi. Onlar da "Evet geçtik" dediler.

Bunun üzerine: "O halde oradan geçerken ne yaptınız?" diye sordu. Onlar:

- Dikenlerden sakındık, dediler.

- İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır, cevabını verdi.

YORUM EKLE