Adana: 1 İsraf: 0

Adana: 1  İsraf: 0

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar, göreve gelmesinin ardından yaptığı tasarruf faaliyetleri ve belediyenin geçmiş dönemde imza attığını öne sürdüğü usulsüz işlemleri, düzenlediği ‘Adana 1, İsraf 0’ adlı basın toplantısında anlattı.

Gelir ve gider dengesini sağlamak için yaptıkları çalışmalara değinen Karalar, mevcut hizmetlerde gereksiz görülen ekipmanlarda tasarrufa gittiklerini ve birimlerde yaptıkları incelemeler sonucunda, hizmet sağlayıcılarının uygunsuzluklarına yönelik de cezai işlem uygulanması için suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

Özellikle en büyük zarar kaleminin Adana’da çok sayıda ilçeye içme suyu sağlayacak proje olduğuna dikkat çeken Karalar, “Kuzey Adana Projesi kapsamında 64 köye Çatalan’dan su götürüyoruz. Bir de aynı bölgeyi kapsayan ve ihalesi çıkan, bizim durdurduğumuz, Yedigöze Barajı’ndan su getirme işi var. Yedigöze barajından Kozan, İmamoğlu, Ceyhan ve Yumurtalık ilçeleri ile 163 köye su getirmek için bir ihaleye çıkılıyor. 

ASKİ kendi imkanlarıyla ihaleye çıkmış, 320 milyona. Daha işin yüzde yirmisi bitmeden, bütçe bitmiş. İşi bu haliyle devam ettirseydik 1 milyar 652 milyon TL’ye mal olacaktı ki. Bu parayı bulmak imkansızdı. Arkadaşlarımız İller Bankası ile çalıştılar. Şu anda Yedigöze Barajı’ndan su getirme işini en fazla 288 milyon TL’ye bitirecekler. Hatta pazarlıkla bu bedeli daha da aşağı çekebiliriz” dedi.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde her ay düzenli olarak zarar ettiğini ve bunun gereğinden fazla bedellerle yapılan ihalelerden kaynaklandığını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, yapılan çalışmaları şöyle sıraladı;

“Yaklaşık 4 aydır görevdeyiz. ‘İlk 30 gün, ilk 100 gün’ söylenir ya.. Biz de gelir gelmez kadromuzu aksayan, çalışmayan ya da uyum sağlayamayan insanları değiştirerek, tamamen işe yönelik, işi bilen liyakatli, bu işlerle tecrübeli insanlardan oluşturmaya çalıştık. Bunu yaparken de asla siyasi düşünmedik. Hangi siyasal partiye hangi görüşte olduğuna bakmadık. Onun da semeresini almaya başladık. İş yaparken en önemli aşamalardan biri düzgün kadro kurmaktır.

Büyükşehir gibi, büyük ilçe belediyeleri gibi yerleri ‘Alimi Cihan’ olsanız tek başınıza yönetme şansınız yoktur. Ne kadar iyi kadro kurarsanız, hem uyumlu hem işi bilen  o oranda başarılı olursunuz. Adana’nın da buna çok ihtiyacı var.

Son yıllarda Adana’nın hak etmediği yerde olduğunu hepimiz biliyoruz. Arkadaşlarımız bu konuda hummalı bir çalışma içerisine girdi.

ASKİ’ye baktığımızda; 2018 Nisan-Temmuz arası gelir gider ile 2019 gelir gidere baktık. ASKİ, yaklaşık 10 milyon TL’ye yakın açık veren bir müessese iken su anda yaklaşık 15 milyon artı veren bir müessese haline geldi.

Para üretemezse mecburi giderlerin dışında iş yapmak, hizmet etmek mümkün olmaz. Ne yazık ki iki güzel nehri olan Adana’mızın üçte birinde sağlıklı su yok. Bunları yapmak zorundasınız. Karataş, Yumurtalık, Kozan, İmamoğlu, Tekir Yaylası gibi bazı beldelerimizde arıtma yok.

21. yüzyılda Adana gibi bir kentin üçte birinde sağlıklı su olmamasını, arıtmanın olmamasını içime sindiremiyorum. Hizmet yapması gereken ASKİ’nin bunları yapabilmesi için para üretebilmesi gerekiyor. Bu nedenle baktığımız ilk şey, üretim yapabilecek halde miyiz, değil miyiz?

Baktık ki ASKİ ciddi bir manada açık veriyor. Dolayısıyla bu bütçeyle bizim Adana’ya hizmet etme şansımız yok. Bu durumda yapmamız gereken, geliri artırıp, gideri düşürmektir. Basit bir işletmeci mantığı. Biz de bunu yaptık.  Şimdi ASKİ 22 milyon fazla verir hale geldi. İnşallah bu rakamı arttıracağız.

ÇALIŞMAYAN ARAÇLARA AYDA 2 MİLYON KİRA ÖDENİYORDU

İlk iş kiralık araçlar oldu. Hiç çalışmayan, mazot kullanmayan ancak kira ödenen araçlar var. Bunların kiralamalarını iptal ederek aylık 2 milyon tasarruf ettik. Yılda 24 milyon TL eder. Ödemelerde yanlış hesaplamalardan kaynaklı 4 milyon TL fazla para ödendiğini tespit edip bu parayı tahsil ettik. Uzaktan okumalı sayaç alım ihalesi yapılmış. 100 bin sayaç ihalesine çıkılmış ve 29 bini temin edilebilmiş. 71 bini temin edilememiş. Sayaç için hane başı 360 TL’ye ödeniyor. Ama ortada sayaç yok. Firmanın herhangi bir karşılama yeterliliği bulunmamasına karşın ihale verilmiş.

ZORUNLU HİZMETİ VERMEYEN YÜKLENİCİ FİRMADAN ÖDENEN PARAYI TAHSİL ETTİK

Yine yüklenici firmanın vermesi gereken araçlarla birlikte bazı zorunlu hizmetlerin verilmediğini tespit ettik. Bunun da bedelini çıkarttık ve 4 milyon 145 bin lira bunu da tahsil ettik.

İhale dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, üzerine ihale yapılan isteklinin ekonomik açıdan mali yeterlilikleri sağlayamadığı zaten saylayamadığı için temin edilemiyor. Sağlayamadığı halde yine de ihalenin gerçekleştirildiği tespit edilmiş ve konuyla ilgili olarak Türk Ceza Kanunun 235. Maddesi göre ihaleye fesat karıştırma suçundan işlendiği gerekçesiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

Fazla ödemeden dolayı 1 milyon 171 bin lira tahsil edilmesi için girişimde bulunuldu. Ayrıca ihaleye uygun olmadığı gerekçesiyle de 8 milyon 382 bin lira da mevcut firmaya ceza kesildi.

YAPILMAYAN BİR İŞ İÇİN 4 MİLYON İHALE VERİLMİŞ, TAHSİL ETTİK

Tüm binalarda su depoları vardır. Binalarda ne kadar su deposu vardır diye bunu öğrenmek için bir ihaleye çıkılmış. Ne kadar su deposu olduğunu öğrenmek için 4 milyon 600 bin TL’lik ihaleye çıkılmış ama böyle bir çalışmanın da yapılmadığını tespit ettik. Dolayısıyla bu parayı da biz KDV tutarı 4 milyon 602 bin bürüt halde tahsil ettik.

HATALI ÖDEMELERİ BULUP TAHSİL EDİYORUZ

 Ayrıca ASKİ Genel Müdürlüğü’nün KDV teşvik belgesi olmasına karşın 755 bin TL KDV ödenmiş. Bu bir hata bir atlama onu da tespit ettik. Bunu da tahsil ediyoruz. Genel Müdürlük için yazıcı, tarayıcı, fotokopi makinelerinin 6 milyon 400 bin sayfa baskı yaptığı tespit edilmiş. Toner hesaplamasına göre satın alınmaya konu adet bin olmalıyken 5 bin toner satın alınmış ama hiç toner girişi yapılmamış. Buradaki zarar ise 2.7 milyon TL’dir.

Genel müdürümüz bünyesinde tüm yazıcı, tarayıcı ve fotokopi makinelerinin  alındıkları tarihten bu yana 6 milyon 400 bin sayfa  baskı yaptıkları tespit edilmiştir. Söz konusu tonerlerinin teknik olarak yapabileceği sayfa baskı adetleri üzerinden yapılan hesaplamaya göre satın almaya konu edilebilecek toner adetlerinin yaklaşık olarak bin olması gerekirken 5 bin 524 adet toner satın alınmış. Aslında böyle bir şey var ama toner de yok. Toner girişi de yok. 2 milyon 124 bin lira bedel tahsili için girişimde bulunuldu. Böyle bir toner yok fatura var sadece.

Aynı kapsamda 11. Maddede belirtilen makinelerde kullanılmak üzere satın alınan A4 fotokopi kağıdı miktarları da işlenmiş olup, toplam 28 bin 350 paket kağıt satın alındığı ve bu alım karşılığında 406 bin TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.  Oysa idaremiz bünyesindeki tüm makinelerin toplam baskı sayısı 6 milyon 400’dür. Yani 14 milyona tekabül ediyor.

İçme suyu ihtiyacının temini amacıyla sondaj ve kuyu açılma işlemleri ile ilgili yapılan saha incelemelerinde 35 kuyunun hiç açılmadığı tespit edildi. 76 kuyu açımı için ihaleye çıkılıyor. Yaklaşık 12-13 milyon TL bedeli var. Kuyuların sadece 35’ine ulaştık, geri kalanları yapılmamış ama yapılmış gibi fatura edilmiş. Ama sanki açılmış gibi fatura edilmiş. Yaptığımız incelemede kuyu açılmış gibi betondan bir kapak konuluyor. Kapağı kaldırdığınızda altında bir şey yok. Bunun da zararı 5 milyon 267 bin TL. Araştırmamız devam ediyor. Diğer 41 tanesine daha bakacağız. Muhtemelen açıldı denilen kuyu sayısı daha da yukarı çıkacak. ASKİ’de geçmişe yönelik yapılan eksik, atlama, kötü niyet gibi işlerde hukuka başvurduk.

ASKİ’de, geçmişte 60 milyon fazla ödenen parayı tahsil ettik. 10 milyon açık veren ASKİ’yi 15 milyon fazla veren hale getirdik. Bu da 4 ayda yaklaşık 60 milyon eder. Demek ki bugüne kadar eksiği artıya çevirdiğimizi düşünürseniz eksi 10’dan ve bununla da birlikte bizim yaptıklarımız toplamda bugüne kadar ASKİ’ye yaklaşık 160 milyon civarında para kazandırmış oluyor.

Yedigöze Barajı’ndan Kozan, İmamoğlu, Ceyhan, Yumurtalık merkeze ve 163 köye su getirmek için bir ihaleye çıkılıyor. İhale yapılıyor 310 milyon 900 bin TL. Belediye başkanı olur olmaz yatırımların tamamını bir müddet durdurup incelemeye aldım.

Yaptığımız çalışmada 311 milyon TL olan bu ihale olduğu gibi devam etseydi, Yedigöze Barajı’ndan arıtmaya kadar aynı şekilde bu iş; 1 milyar 652 milyona anca bitebilecekti. Fiyat farkı olmaksızın..  Fiyat farkının da olmaması mümkün değil.

Şimdi doğru dürüst işçiliğini bile ödeyemeyen bir müessese 1 milyar 652 bin liraya bir projeyi bitirebilir mi. bitiremez. Biz bu haliyle bu projeyi devam ettirecek olsaydık bu proje asla bitemeyecekti.

Ciddi bir çalışmadan sonra orada 8 km tünel yerine, 3 km tünel ve geçiş güzergahlarındaki değişiklikler ile getirelim suyu diye bir yeni proje yaptık. Yine aynı mesafede 285 milyona bu işi bitireceğini gösterecek raporlar koydular önüme. Burada da DSİ benzeri bir iş yapmış. Biraz daha pazarlık yapıp bunu aşağı çekmekte mümkün olabilecek.

Bu projeye yol verseydik yarıya geldikten sonra geri dönmekte mümkün değil. Fiyatları revize etsek de 681 milyona gidiyor. Kozan, İmamoğlu, Ceyhan, Yumurtalık ve 163 köye sağlıklı su verme işlemini 285 milyona bitirecekler. 1 milyon 652 bin 285 milyon.. Arada 1 milyar 300 milyon fark var. Bu bizim ülkemizin parası, bu bizim paramız. Böyle bir para zaten yok da. Ama yirmi sende bittiğini düşünün bu parayı vereceksiniz.

Yönetim biçimlerini ortaya koyuyor ve halkın önüne sunuyoruz. Attığımız her adımı en dikkatli şekilde yapmalıyız. İnsanlar hata yapmaz mı? Biz yapmayacak mıyız? Elbette biz de insanız. Ama hataların en minimum olduğu, kaynakların en dikkatli, en efektif kullanıldığı bir yönetim biçimi ortaya koymak zorundayız. Bizim gibi önemli yerlerde olan insanlar buna mecburdur. Buralar zor yerler.

Şöyle baktığımızda ne yazık ki belediyeler vatandaşın gözünde istihdam alanı, yetkin olmayan insanların iş bulabildiği yerler olmuş. Biz yönetimle ortaya koyduğumuz realitelerle ve işlerle bunları değiştirmek durumundayız. Belediyelerin böyle olmadığını, kente hizmet eden, kenti geliştiren, kentin eksiğini gidererek, kenti modernleştiren ve potansiyel enerjisini kinetiğe dönüştüren, kullanılmayan zenginliklerini kullandıran bir yönetim biçimi sergilemeliyiz. Vatandaşların da bize bakış açısını bu şekilde değiştirmeliyiz. Biz değiştireceğiz.

Büyükşehir belediyesini 4 milyar 320 milyon TL borçla devir aldım. Her ay ortalama 60 milyon bütçe açığı veren bir belediye.. Dolayısıyla bugün itibariyle borç açık verdiği için bütçe 4 buçuk milyara geldi.  4 buçuk milyar borcu ve maksimum 1.2 milyar TL geliri olacak bir belediyenin hareket kabiliyeti ne olur onu takdirlerinize sunuyorum.

Her ay açık veren bir belediyeden bahsediyoruz. Borcunuz var ve hala açık veriyorsunuz. Bir belediye başkanı ne yapar seyretmez herhalde bir tedbir alır ve almalıdır. İşte söylediğim gibi gideri düşüreceksiniz ve geliri arttıracaksınız. Bunun başka yöntemi yok. Gider hangi kalemse bu çalışanların ücretleri de dahil hepsini düzenleyeceksiniz.

Pay üreten gelirinin giderinden fazla hale gelen bir belediyeyi yaratmak zorundasınız ki millete hizmet edesiniz. Biz onun için bazı arkadaşlarımızla yollarımızı ayırdık. Başka çaremiz yok. Tabii ki bizim 15 bine aşkın çalışanımıza sorumluluğumuz var ama 2 buçuk milyon Adanalıya da sorumluluğumuz var. Hepsini yerine getirmemiz lazım”

Zeydan Karalar’ın konuşmalarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.  Bir gazetecinin meclis toplantısında borçlanmanın geçmemesi sorusuna Karalar, “Meclis üyelerinin sağduyularına inanmak istiyorum. Zamanla bunun çözüleceğini ve meclis üyelerinin Adana lehine olan kararlarda bize destek vereceklerine inanıyorum. Geçici bir süreçtir, seçimin hemen akabinde, seçim atmosferinden çıkamamış olabilirler. Adana lehine işlerin çözüleceği kanaatindeyim” diye cevap verdi.

HİZMETE ENGEL OLANLARIN TAMAMIYLA YOLLARIMIZI AYIRACAĞIZ

Bankamatikçiler ile ilgili soruya ise şöyle cevap verdi;

“Ereğli’den gelip Adana’da çalışanımız var ve bazılarıyla yollarımız ayırdık. Ayrıca çalışmadığını tespit ettiğimiz ve Adana’nın hizmetine engel olan kardeşlerimizin tamamıyla yollarımızı ayıracağız. Çalışmalarda iç sorun teşkil edenler Hukuk Müşavirliği’ne ve bir bölümünü de Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdik.

Hem Adana Büyükşehir Belediyesi, hem de ASKİ’de Teftiş Kurulu Başkanlığı birimini kurduk. Bugün belediye başkanı her tarafı kontrol etmesi imkânsız.. Kurduğumuz kurullar hem geçmiş, hem de kendi dönemimizi inceleyecek ve suç işlenmeden bilgi verip engelleyecek. Gördüğümüz her hukuksal işlem ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat edilecek. Belediye başkanı olarak belediyenin tek kuruşunu dahi boşa harcatmayacağım.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 2014 yılında 9 bin çalışanı vardı. Büyükşehir yasası ile birlikte 15 ilçe merkez belediyeye bağlandı. Bu ilçelerde de büyükşehire bağlı olarak 800 kişi çalışmaktadır. Bu bağlamda normalde Büyükşehirde yaklaşık 10 bin çalışanı olması gerekiyor. Ancak bizde çalışan sayısı 15 bin 100 kişi. Çalışanlardan 1000 kişi hizmet satın aldığımız müteahhit firmalarını dersek 14 bin kişi de bizim çalışanımız. Normalde 9 bin kişi olması gerekiyor.

ASKİ’de 5 kişilik bir yerde bakıyorsunuz 30 kişi var. Geç mazbatayı aldığımızdan dolayı alt yapısını da yapmışlar. Aldığımız duyumlara göre hareket ederek çalışmalarımız devam ediyor.

Vatandaşlarımız daire başkanına telefon açıp yol istiyor, o yönetici ‘yakıtımız yok’ diyor. Adana sinek istilasına uğradı. Vatandaş arayıp şikayet ediyor. Yetkili yine yakıt yok diyor. Böyle bir belediye teslim aldım ve ben böyle devam edemem.

Belediyeler istihdam alanı olarak görülüp, siyasetçiler de oydan koktuklarından dolayı fazla işçi alımları olmaktadır. Bu bir yere kadar hoş karşılanabilir. Nereye kadar? Hizmetinizi engelleyecek dereceye kadar. Başkanlar çalışanına olduğu kadar Adana’ya hizmet etmekte de sorumludur.

Çalışanların herhangi bir siyasi görüşü olabilir. Ancak çalışanların yöneticisine, amirine terör benzetmesi yapamaz. Sosyal medyada bizimle ilgili kötü paylaşımlarda bulunmuş, hakaret etmişse ona çalışan denmez. Emekçiyi işten atmayız ama kötü davranışlarda bulunanları da emekçiden saymayız.

Adana Büyükşehir Belediye’sinin ortalama 95 milyon TL geliri var ve bu gelirin yüzde 68’i işçilik giderlerine gidiyor. Bunun yanında enerji, yakıt, araç, matbu evrak gibi zorunlu giderleri de eklersek bu iş altından kalkılabilir olmaktan çıkıyor. Zaten Büyükşehir yasası, giderlerin gelirlerin yüzde 30’unu geçemeyeceğini söylüyor. Eğer yüzde 30’u geçerse yönetici sorumludur.

Şuan işçimizin 2 buçuk ayı içerde ve ben bugün maaş ödeyemeyen, hizmet yapamayan bir belediye başkanı olmak istemem. Şuan gelir gider tablosuyla karşı karşıya olan bir belediyenin bırakın hizmet etmeyi, hareket etme kabiliyeti olmaz.

Dolayısıyla verimliliğinden yararlanamadığımız, daha önce işe gelmeyen ve huzuru bozanlarla yolumuzu ayırmak zorundayız. Bu bir sorumluluktur. Siyasi ayrımcılık yok. Örneğin bir örnek vereyim.  Kendi kurultayımıza katılan bir partilimiz, sonrasında yine başka birisi bunları da çıkarmışız. Siyasi bir ayrımcılığı asla yapmıyoruz. Eski çalışanlarımızda üst kademede yer alanlar da var. Atadığım daire başkanlarımın yüzde 40’ı MHP kökenlidir. İşini yapabilen, Adana’ya fayda sağlamasına bakarız. Adana Büyükşehir Belediyesi’ni çalışabilir, hizmet edebilir hale getirmek zorundayız.

Ankara eski belediye başkanı bize; ‘Adam çıkardı, şöyle olacak, böyle olacak’ diye söylemlerde bulunuyor. Ankaralı bir arkadaşımız 7 bin 300 attığını yazmış. Bizim birilerini atma gibi bir hevesimiz yok ve olamazda.. Ancak belediyenin çarklarını çevirmek zorundayız.

Görevden almalar sorusuna ise şöyle cevap verdi;

Adaylar, seçim öncesi YSK’ya her türlü bilgilerini verilir. YSK aday olmasında sakınca yoktur deyip yolunuzu açıyor ve öyle aday olabiliyorsunuz. Halkın tercihi ile seçiliyorsunuz. Seçildikten sonra görevden alınmanıza neden olacak bir suç oluşmadığı takdirde, görevden alınmaları savunmak doğru değildir. Hukuk devletiysek her şey hukuk çerçevesinde olur.

Benim ve mesai arkadaşlarımın yaptığı hiçbir işte hukuka aykırılık olmaz. Mustafa Kemal Atatürk’ün laik Cumhuriyeti’ne, hukuk devletine bağlı, terörün karşısında ve asla destek vermeyen, devletine, milletine yürekten sıkıca bağlı insanlarız.

Alnının akıyla, demokratik koşullarda seçimi kazanmış olan Ekrem İmamoğlu’nu ne diye görevden alacaklar ya da Zeydan Karaları. Nemalananlar bu gibi söylemler ortaya atıyor. Unutmayın buradan size ekmek çıkmaz.

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 2020’DE ARTIYA GEÇECEK

Adana Büyükşehir Belediyesi, ASKİ şuanda artı vermeye başladı ve hizmet üretebilir hale geldi. Fazlasını işçi maaşlarını ödemede kullanıyoruz. Tüm bunların yanında kentin alt yapısı, su gibi hizmetlerini de yapmak zorunda. Bir müddet daha Büyükşehir Belediyesine destek olacak, ancak Ocak 2020’den itibaren Adana Büyükşehir Belediyesi artı verir hale gelecek.

PROJELER

Adana’ya yapmayı düşündüğümüz projeler var. Birincisi Ziyapaşa Bulvarı’nı dönüştürmek, ikincisi ilimizin merkezinden geçen Seyhan Nehri’nde dünyaca bir proje yapmaktır. Ayrıca ulaşım sorunu çok büyük ve o konuda kentimizi önemli bir yere getirmek istiyoruz.

Devlet Bahçeli Köprüsü temeli atıldı ve şimdiye kadar yüklenici firma 195 milyon TL harcamış ve parası ödenmemiş. Şuanda 195 milyon TL bizden alacaklı. Şuanda köprünün 3’te 1’i dahi bitmemiş. Yaptığımız çalışmaya göre köprü için daha 550 milyon TL daha gerekiyor.

İyi bir kadromuz var. Her alanda çalışıyoruz ve Adana için her şeyin en güzelini yapacağız. Kısaca başaracağız”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER