banner6

Adana’da 2019 yılında 13 kadın öldürüldü

Adana’da 2019 yılında 13 kadın öldürüldü

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Adana’da kadınlar 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. 

Kentin farklı noktalarında gerçekleşen basın açıklamalarında kadına yönelik şiddete dikkat çekildi. Kadınlar kadına yönelik şiddetin sona ermesini isterken, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istedi.  Kadın açıklamalarında bu güne kadar hayatlarını kaybeden kadınların isimlerinin yer aldığı dövizlerde yer aldı. 

Atatürk Parkı içerisinde bir araya gelen Kadın Meclisleri adına bir açıklama yapan Safiye Özcan, Güleda Cankel, Emine Bulut, Şule Çet, Ecem Balcı, Helin Palandöken, Özgecan Aslan, Münevver Karabulut, Ayşe Paşalı’nın, ülkede öldürülen yüzlerce kadından sadece birkaçı olduğunu söyledi. Türkiye’de 2018’de 440 kadın, 2019’da bugüne kadar tam 423 kadın arkadaşlarının öldürüldüğünü dile getiren Özcan,”Tam 423 kadın arkadaşımız bu hayattan koparıldı. Bu arkadaşlarımız bir felaket, bir doğal afet sonucu ölmedi. İstanbul Sözleşmesi ve kadınların şifresi olan 6284 sayılı Koruma Kanunu etkin bir şekilde uygulansaydı, yüzlerce kadın hala hayatta olabilirdi. Kadınların yaşaması için önleyici ve koruyucu tedbirleri hayata geçirmek; kadınları güçlendirici politikalar geliştirmek ve her alanda eşitliği sağlamak şarttır.  İşte tam da bu yüzden, tam ve etkin uygulanan bir İstanbul Sözleşmesi kadınları yaşatır diyoruz.” dedi. 

Yasaların uygulanmasından kaynaklı erkeklerin bu durum durumdan güç aldığını anımsatan Özcan, “Kadınların hayatlarına dair karar verme hakkını kendilerinde görüyor. Erkek egemenliğine cesaret veren bu koşullar topyekün ortadan kaldırılmalıdır.  Daha bu hafta, Güleda Cankel arkadaşımız ayrılmak istediği erkek tarafından öldürüldü. Güleda 17 saat hayatta kalabilmek için mücadele etti, tam 17 saat.. Emine Bulut’un son nefesinde ‘ölmek istemiyorum’ diye haykırışını, kadınların hayatta kalabilmek için son nefeslerine kadar nasıl mücadele ettiğini görüyor musunuz? Bakın burada onlarca, yüzlerce kadın bir aradayız; tüm toplum kadın cinayetlerine karşı ayağa kalkıyor; bir tek bu ülkeyi yönetenler kadınları duymuyor.  İktidar kadınlara kulak verip, 6284’ü ve İstanbul Sözleşmesi’ni etkin bir şekilde uygulamalı.” şeklinde konuştu. 

“Kadın Cinayetlerini Durduracağız” diyen Özcan, “Biz bugün,  #RabiaNazaNeOldu diye sormak için de buradayız. Biz bugün bir plazanın 20.katından atılan, cinayetinin üzeri örtülmeye çalışılan Şule Çet’e adalet demek için de buradayız. Son nefesinde ölmek istemiyorum diyen Emine Bulut’un çığlığını duyurmak ve başka Emine Bulutlar olmasın demek için buradayız.  Artık toplumun her kesiminden kadının katıldığı, toplumun her kesiminin yükselttiği bir kadın cinayetlerini durdurma mücadelemiz var. Tek bir kadının dahi öldürülmediği bir ülkeye kavuşana kadar elbette durmayacağız. Kararlılıkla ve örgütlüğümüzle mücadele edeceğiz.Güleda Cankel, Emine Bulut, Şule Çet, Ecem Balcı, Helin Palandöken, Özgecan Aslan, Münevver Karabulut’u  ve öldürülen kadın kardeşlerimizi asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.  Sadece unutturmamakla kalmayacağız. Onlara verdiğimiz sözü tutup, her yerde yılmadan mücadeleye devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesini ve 6284 Sayılı Koruma Kanunu’nu uygulatacak, kadın cinayetlerini durduracağız” ifadelerini kullandı.

Kentte yapılan bir diğer açıklama ise, DİSK Emekli - Sen  Adana Şubesi tarafından gerçekleştirildi. Bu açıklamayı en ilginç kılan durum ise, kadınlardan çok erkeklerin ön planda olması oldu. 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle açıklamasının yapılacağı salonda yaklaşık 60  erkek 3 kadın yer aldı. Burada basın açıklamasını DİSK Emekli - Sen  Adana Şubesi adına Zeliha Duvarcı yaptı.  DİSK Emekli-Sen Kadın Komisyonlarının bütün bölgelerde tekrar kurulduğunu anlatan Duvarcı, “Öncelikli hedefimiz toplumsal cinsiyet eşitsizliğine neden olan tüm ekonomik, politik ve toplumsal zeminin ortadan kaldırılmasıdır. Biz DİSK Emekli-Sen’li kadınlar olarak, kadının ikinci sınıf insan olarak görülmesine yol açan bütün gerici zihniyetle mücadele edeceğimizi; kadına yönelik ayrımcılığa karşı gerici ve piyasa yönelimli tüm düşünce ve eylemleri geriletmek için mücadeleyi büyüteceğimizi ve derinleştireceğimizi haykırıyoruz” dedi.

 İnsan Hakları Derneği Kadın Hakları Komisyonu üyeleri de basın açıklaması yaparak, Adana’da yaşanan kadın hak ihlalleri ve cinayetleri konusunda raporlarını kamuoyuyla paylaştı. 2019 yılına ait Adana’daki durumu paylaşan Komisyon Üyesi Baran Öner, “Bazen sadece ‘kadın olmak’ şiddete uğramak için yeterlidir. Yani şiddetin ne cinsi, ne yaşı, ne dili, ne ırkı, ne de dini vardır. Kadının olduğu yerde şiddet de her yerdedir. Kadınların nafaka alma hakkı ortadan kaldırılmak istenmektedir. Çoğunlukla çocukların bakımının annede kalması nedeniyle, ortak bakım sorumluluğundan kaynaklı olarak ödenmesi gereken nafaka hakkı, haksız bir bedel şeklinde gösterilerek, kadınların mağduriyetine yol açacak olan bir yola gidilmeye çalışılmaktadır. Oysa nafaka, kadınlar için sadaka değil, bir haktır” şeklinde konuştu. 

Adana’da 2019 yılında 13 kadının öldürüldüğüne dikkat çeken Öner, son olarak kadın hak ihlallerine ilişkin istatistik verileri şöyle sıraladı:

“Adana’da 13 kadın öldürüldü. Adana’da 3 kadın intihar etti. Adana’da 6 kadın intihara teşebbüs etti. Adana’da bin 78 kadın eşi tarafından yaralandı. Adana’da bin 960 kadın eşinin hakaret ve tehdidine maruz kaldı. Adana’da 32 kadın eşinin cinsel saldırısına maruz kaldı. Adana’da 3 kadın erkeklerin tecavüzüne uğradı.”

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2019, 17:23

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42