Adanalıların yerel yönetimlerden talepleri var

Adanalıların yerel yönetimlerden talepleri var

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Sosyal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Gökoğlu, yerel yönetimlerin hazırlamakta olduğu 5 yıllık stratejik planda yer almasını ve uygulanmasını talep ettikleri çalışma konularının olduğunu söyledi.

Konuyla ilgili Sosyal Dayanışma Derneği Yönetim, dernek binalarında bir basın toplantısı düzenledi. Burada konuşan Sosyal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Gökoğlu, Adanalıların yerel yönetimlerden taleplerinin olduğunu aktardı. İnsanlarda artık, “5 yılda bir oy ver, gerisine karışma” anlayışının çok gerilerde kaldığına dikkat çeken  Yaşar Gökoğlu, güçlü, halkçı ve sosyal bir belediyenin halkla bütünleşmesi gerektiğine dikkat çekti. Halkın yönetime ve uygulamalara katılımının yollarının açılmasının doğru bir adım olacağını vurgulayan Gökoğlu, “Karar alma, uygulama ve denetleme süreçlerinde beldede yaşayanları söz ve karar sahibi kılar. Oy verdiğimiz belediyeler, mahallelerde ve ilçede halkın yönetime katılımını sağlayan “halk meclisleri” kurulmasını kolaylaştırmalıdır. Aynı amaçla referandumlar yapılıp, halkın görüşü sorulmalıdır. Halkın katılımı sayesinde üretilen ortak akıl beldede kalıcı ve sağlıklı bir gelişim sağlayacaktır.” dedi.

KATILIMCI BELEDİYECİLİĞE ÇALIŞANLARDAN BAŞLANMALI

Belediyeler katılım ilkesini uygulamaya kendi çalışanlarından başlaması gerektiğini savunan Gökoğlu, “Çöp toplama ve depolama, yol, içme suyu ve kanalizasyon, park ve bahçeler, büro işleri gibi hizmetlerin nasıl yapılacağını en iyi o birimlerde çalışanlar bilir. Yeni seçilen belediyelerde çalışanların yönetime katılmalarının mekanizmaları oluşturulmalıdır. Bu konuda yetkili sendikalarla işbirliği yapılmalıdır. Çalışanların yönetime katılması, aynı zamanda daha nitelikli ve kaliteli bir hizmet verilmesini sağlayacaktır. İmar planlarının yapımı, değiştirilmesi ve uygulanması süreçlerinde ilgili meslek odaları temsilcilerinin bulunması mutlaka sağlanmalıdır.” diye konuştu.

AÇIK VE DENETLENEBİLİR BİR BELEDİYE

Belediyelerin bütçesi ve harcamalarının halkın ve meslek odalarının denetimine açık olmasının önemli olduğunu savunan Gökoğlu, “Belediyelerin bütçesi ve harcamaları halkın ve meslek odalarının denetimine açık olmalıdır. 5 yıllık stratejik çalışma programı isteyen tüm kurumların katılımı ile yapılmalı ve uygulanıp, uygulanmadığı izlenebilmelidir. Belediye Meclis toplantılarının gündemi, toplantı yer ve saati önceden ilan edilmelidir. İlçe Halk Meclisleri’nden gelen gündem önerilerine öncelik verilmelidir.” şeklinde konuştu.

  BELEDİYENİN KENDİ BİRİMLERİ TARAFINDAN YAPILMALIDIR

Belediye hizmetlerinin, belediyenin kendi birimleri tarafından yapılması gerektiğini söyleyen Gökoğlu, “Yurttaş müşteri, belediye şirket değildir. Kamu hizmeti yine kamu eliyle yapılmalıdır. Belediye şirketlerine ve taşeron sistemine son verilmelidir. Bu şekilde, yaşanan birçok yolsuzluğun da önü kesilmiş olacaktır. Aynı zamanda, çalışanlar arasında ücret, sosyal haklar ve iş güvencesi konusunda yapılan ayrımcılığa son verilmiş olacaktır. Bütün belediye çalışanlarının sendikalı olması sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı.

KADIN EŞİTLİKÇİ BELEDİYE

Belediye çalışanlarının arasında kadınların eşitin katılımının sağlanmasına vurgu yapan Gökoğlu, “Kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik yaşama katılımı bütün toplumun ve siyasetin demokratikleşmesinin önünü açacaktır. Belediye çalışanları arasında kadınların eşit katılımı sağlanmalıdır. Belediye bütçesi ve uygulamaları, belediye hizmetleri kadın eşitlikçi bir anlayışla hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. Belediyelerde kadın - erkek eşitliği komisyonları kurulmalıdır. Kadınlara yüklenmiş ev işlerinin toplumsallaşması için kreşler, çamaşırhaneler ve beslenme merkezleri açılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Ülkemizin olduğu gibi, şehrimiz Adana’nın da çok dilli, çok kimlikli, çok kültürlü ve çok inançlı bir yapısı var. Bu durum bizler için bir zenginliktir. Belediyeler farklılıkların temsilini ve ihtiyaçlarının teminini sağlayıcı çalışmalar yapmalıdır. Çok dilli ve çok kültürlü belediyecilik anlayışı hayata geçirilmelidir. Farklı din ve mezheplerin inanç ve ibadet özgürlüğüne saygı duyulmalı ve ibadet yerlerine eşit hizmet verilmelidir. Belediye hizmetlerinde yurttaşların eşitliği esas alınmalıdır. ” ifadelerini kullandı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM DEĞİL, YERİNDE DÖNÜŞÜM YAPILMALI

Sağlıklı koşullarda barınma hakkının en temel insan haklarından biri olduğunu anlatan Yaşar Gökoğlu, konut hakkı için; yaşanabilir, insan sağlığına uygun, doğayla uyumlu konut inşa etmek belediyelerin temel görevlerinden biri olduğunu dile getirdi. Yapılan kentsel dönüşümlerde kentsel rantın ön plana çıktığını öne süren Gökoğlu, “Oysa, “kentsel dönüşüm” adı altında yoksullar bulundukları yerlerden daha uzaklara sürülüyorlar ve esas olarak sermaye sahiplerinin kazancı gözetiliyor ve yaratılan kentsel ranta onlar tarafından el konuluyor. Yapılması gereken, sosyal projelerle desteklenmiş “yerinde dönüşüm” modeliyle bizzat orada yaşayan insanların daha yaşanabilir konutlara kavuşmasını sağlamak olmalıdır.” dedi.

YAŞANAN İKLİM KRİZİNE KARŞI BELEDİYELER GÖREVLERİNİ YAPMALIDIR

Ekolojik krizden ençok Adana’nın etkinlendiğini işaret eden Yaşar Gökoğlu, sözlerine şöyle devam etti,

“Ekolojik bir kriz yaşanıyor, iklimler değişiyor ve dünya giderek ısınıyor. Şehrimiz Adana bu durumdan en çok etkilenen ve daha da etkilenecek olan Akdeniz Bölgesi’nde bulunuyor. Bu yüzden ekolojik temelli bir belediyecilik anlayışı benimsenmelidir. 5 yıllık stratejik planlarda “iklim eylem planı” yapılmalı ve titizlikle uygulanmalıdır. Tarım alanları, ormanlar, su kaynakları, yeşil alanlar korunmalıdır. Çatalan içme suyu rezevr alanını korumak için özel bir program yapılmalıdır. Çatalan barajına dökülen suların geçtiği ilçelerde atık su arıtma tesisleri acilen yapılmalı ve devreye alınmalıdır.

Plastik maddesi yaygın kullanımıyla çağımızın vebası haline gelmiştir. Belediyeler plastik kullanımına karşı aktif mücadele içinde olmalıdır.

5 Ocak stadyumu yeşil alan olarak düzenlenmelidir. Bu alan şehrin hava koridorunu oluşturmakta ve olası bir depremde de halkın toplanacağı tek güvenli alandır.

İklim krizine karşı yapılması gerekenlerin tümü merkezi idareden beklenemez. Çünkü, iklim krizi kentler için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Fosil yakıt bağımlılığı, tüketim alışkanlığı ve yoğunluğu kentleri aynı zamanda iklim krizinin tetikleyicisi haline getiriyor. Aniden bastıran yağışlar, aşırı hava olayları, sıcak hava dalgaları kentlerdeki hayatı olumsuz etkiliyor, can kayıpları giderek artıyor.

  Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanında atılacak adımlarla fosil yakıt bağımlılığı azaltılabilir. Belediye binaları, kapalı semt pazarlarının üstü gibi uygun alanlara güneş enerji panelleri kurulabilir.

  Kent içi ulaşımda toplu taşımaya, yaya ve bisiklet ulaşımına öncelik verilerek, kentler araba odaklı olmaktan kurtarılabilir.

  Kent içinde ve çevresinde kalan yeşil alanlar korunabilir, yeni yeşil alanlar oluşturularak biraz olsun nefes almamız sağlanabilir.

 İl veya İlçelerde katı ve sıvı atıklar için bertaraf ve arıtma tesisi olmayan yerlere yatırım önceliği verilerek hava, su, toprak kirliliği önlenebilir.

  Yapılacak iklim eylem planı kurumlar arası işbirliğine açık ve katılımcı şekilde hazırlanabilir.”

EĞİTİM VE SAĞLIK

Eğitim ve Sağlık konularında da neler yapılması gerektiğini vurgulayan Yaşar Gökoğlu, “Eğitim kreşlerden başlar. Bugün kreşler ihtiyacın çok altındadır. Belediyeler kreşleri özellikle yoksulların bulunduğu semtlerde yaygınlaştırmalıdır. Öğretmenler ve öğrenciler toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanmalıdır. Belediyeler yoksul ailelerin çocuklarına eğitim bursu sağlamalıdır. Düşük gelirli ailelerin bulunduğu semtlerde ücretsiz kurslar açılmalıdır. Merkezi yönetimin son verdiği koruyucu ve önleyici hekimlik çalışmalarını belediyeler yerine getirmelidir. Aşılama, temiz içme suyu temini, temiz çevrede ve sağlıklı koşullarda yaşamın sağlanması, gıda kontrolleri, hastalık tarama programları, atıkların ve hayvan hastalıklarının denetimi, hava kirliliğinin önlenmesi, ana-çocuk sağlığı ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. İhtiyacı olanlara evde bakım hizmeti verilmelidir. Sebze ve meyve hallerinde kimyasal ilaç kalıntılarını belirleyebilecek ölçüm cihazları bulundurulmalıdır. Böylece, başka ülkelerin geri gönderdiği tehlikeli madde içeren gıdaların halkımıza yedirilmesi de önlenebilecektir.

EMEKLİLERİ, YAŞLILARI VE ENGELLİLERİ DÜŞÜNEN BİR BELEDİYE

Yaşar Gökoğlu, emekliler ve yaşlılar konusunun önemli konulardan biri olduğunu dile getirerek, “Sağlık yardımına ihtiyacı olan yaşlılar için bakım evleri açılmalı ve yaşlılar için dinlenme evleri yapılmalıdır. Emekli ve yaşlıların toplumsal hayata katılmasını sağlayıcı aktiviteler belediyeler tarafından düzenlenmelidir. Parklar, yollar, binalar, kaldırımlar, yani bütün bir şehir engellilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanmalıdır. Toplu taşıma araçları, duraklar, istasyonlar engelliler için uygun hale getirilmelidir.” diye konuştu.

BELEDİYELER ŞEHİR VE KÖY DAYANIŞMASINI SAĞLAYABİLİR

Kırsal alanda yaşayan ve geleneksel üretim yapan küçük üretici ile kentte yaşayan tüketicilerin buluşmasını sağlayan pazarların açılması gerektiğini ifade eden Yaşar Gökoğlu, “Kırsal alanda yaşayan ve geleneksel üretim yapan küçük üretici ile kentte yaşayan tüketicilerin buluşmasını sağlayan pazarlar açılmalıdır. Sağlıklı gıda üretim ve tüketim kooperatiflerinin kurulması belediyeler tarafından teşvik edilmeli, kurulmuş olanlar desteklenmelidir. Bu tür girişimlerin yörede işsizliği önleyici etkisi de olacaktır.” şeklinde konuştu.

ADANA’NIN TRAFİK ÇİLESİNE SON VERİLMELİDİR

Adanalıların sıklıkla şikayetçi olduğu trafik çilesine artık bir son verilmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar Gökoğlu, “Adana raylı taşıma sistemi tamamlanmalı, başka güzergahlara doğru genişletilmeli ve mevcut demiryolu ile entegre edilmelidir. Toplu taşımaya ağırlık verilmeli ve küçük kapasiteli taşıma araçları azaltılmalıdır. Kentin önemli merkezlerine motorlu araçların girişi sınırlandırılmalıdır. Toplu taşıma araçlarının elektrikli olanları tercih edilmelidir. Kent içinde araçların giremediği meydanlar, yollar veya alanlar oluşturulmalıdır. Kaldırımların araçlar tarafından işgaline son verilmelidir. Kent içi ulaşımda bisikletin yaygınlaşması teşvik edilmeli, bisiklet yolları çoğaltılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 17 Temmuz 2019, 17:09

Hande Muştu


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2