Alper Fıratlı ile farklı rotalarda yolculuk

Bir yandan bilgisayar mühendisliği, bir yandan müzik. Alper Fıratlı’nın renkli dünyası o geniş bir spektrum içeriyor ki neyi konuşacağınızı neyi soracağınızı şaşırıyorsunuz. Karşınızda beste yapan, ev konserleri veren, albümünün tasarımlarını kapağından çizimine kadar kendi yapan, 14 enstrüman çalan, dövme yapan, klip çeken, bütün yetenekleri bünyesinde toplayan bir adam var. Durum böyle olunca Alper Fıratlı’yla farklı rotalarda yolculuk yapmak da bir başka keyif veriyor insana.

Alper Fıratlı ile farklı rotalarda yolculuk

Alper Fıratlı ile farklı rotalarda yolculuk

 

RÖPORTAJ: MURAT YILDIRIM

Alper Fıratlı’nın bugüne kadarki yolculuğu nasıl ilerledi?

Aslında birçok farklı rotada, birçok farklı gemi ile süregelen bir yolculuk bu. Müzik çocukluğumdan beri hep hayatımda oldu. Ortaokulda kurduğumuz müzik grubunda mikrofonun başına geçtiğimden beri elimden hiç düşürmedim. Öğrenim hayatım boyunca da, profesyonel mühendislik hayatım boyunca da bu böyle devam etti. Bir taraftan sanatın farklı dallarına da ilgi duydum. Resim, karikatür, şiir, sinema, edebiyat.... Hepsi ile içli dışlı olmasam da takip etmeye özen gösterdim. Amatör veya profesyonel, yaptığım her işte en dikkat ettiğim şey kendimi olabilecek en samimi şekilde ifade etmeye çalışmak oldu. O yüzden farklı disiplinleri harmanlayarak kendi ellerimden sunmaya çalıştım. Farklı rotalarda yolculuk eden gemilerimin hiçbirinin hedefi çok önemli değil. Önemli olan gittikleri yoldan keyif almaları oldu. Böyle de devam eder diye tahmin ediyorum.

Gökkuşağının her rengine özel bestelerin var. Nedir hikayesi?

Bazen, bir parçanın adı, o parçanın duygularını tam olarak ifade etmeye yeterli olmuyor. Benim aklıma da, kendine bir kelimeden çok daha fazlasını barındıran renkleri kullanmak geldi. Yani yazdığım parça bende hangi duyguları uyandırıyorsa, aynı duyguları aklıma getiren bir renkle eşleştiriyorum. Ben konseptin dinleyiciler arasında bu kadar sevileceğini tahmin etmemiştim açıkçası. Hem provalarda da pratik oluyor mesela "şimdi kırmızıyı çalalım" demek :)

"Tutmayın Beni"  şarkın  için  farklı bir çalışmaya imza atarak yüzde yüz el yapımı bir klip çektin. Hacivat Karagöz gölge oyununu klibe taşıma fikri nerden çıktı? 

Bu parçamın giriş bölümü Santuri Ethem Efendi'nin Şehnaz Longa'sı üzerine kurulu. Bu melodiyi duyduğumuzda birçoğumuzun aklına Tosun Paşa gelir. Bu arada Tosun Paşa benim en sevdiğim filmler arasında her zaman baş sıralarda olmuştur. Kemal Sunal da öyle... Açıkçası bu parçayı yazarkenki amacım biraz da Kemal Sunal ve Yeşilçam'ın o güzel dönemlerini selamlamaktı. Konumuza dönelim, parçanın melodisi buram buram nostalji, keyif ve eski Türk motifleri kokarken klibi de aynı temeller üzerine oturtmamak olmazdı. Sonra aklıma bu özelliklerin hepsini taşıyan gölge oyunları geldi. Ayrıca baktım hem daha önce yapılmış bir şey değil, hem de kendi başıma üstesinden keyifle gelebilirim, kolları sıvadım :)

Şimdi de Londra da üç kişilik ekiple klip çekmişsin. Kliplerinin kendine has bir orijinalliği var ancak  müzik kanallarının beklentileri daha farklı yöndeyken neden bunu tercih ediyorsun?

Aslında öyle bakacak olursanız parçamın kendisi de hem radyo hem televizyon kanallarının "beklentilerini" pek karşılamıyor. Evet keşke bu kanallarda parçalarım daha sık dönebilse ama bunun için kafamdaki fikirleri farklı kalıplara sokmaya da pek niyetim yok. Belki bir gün ürettiğim şeyler hem benim, hem müzik kanallarının beklentilerimizle kesişir, o gün daha fazla yer almaya başlarım, ama şu anda ürettiğim şeylerden gayet memnunum. 

Son single çalışman "İçimdeki Kış" senin için ne ifade ediyor? Senin müziğinin diğerlerinden farkı ne?

Beni insan olarak farklı yapan ne ise, genel olarak parçalarımın karakterlerini oluşturan şeyler de onlar. Samimiyetim de bu konuda en güvendiğim özelliklerden sanırım. İçimdeki kış herhangi bir albümüme girmeden önce sosyal medyadaki canlı akustik kaydı çok sevildi. Benim de çok sevdiğim bir parçam. Ayrıca single'ın prodüktörü Ümit Kuzer de parçaya bambaşka, harika bir hava kattı. 

Kendi evinden canlı yaptığın bir akustik ev konseri projesi var. Nasıl başladı ve bu projede yer alan ünlü konukların kimler?

Bir mühendis olarak teknolojinin bize sağladığı nimetlerden faydalanmamak olmazdı. Normal bir konserimizin mekan kapasitesi bellidir. Ayrıca hem iş yoğunluğu, hem de malumunuz sektörel vaziyetlerden dolayı şehir dışında sık konser vermek de pek mümkün olmuyor. Madem elimizde böyle bir imkan var, yerimizden kalkmadan, seyirci kısıtlaması olmadan, dünyanın dört bir yanında neden konser vermeyelim dedik.. Çok iddialı başlamamıştı açıkçası bu konserler silsilesi. İlk konserimizi sadece youtube üzerinden, çok da kaliteli olmayan bir webcam ile yayınladık. Beklediğimizden çok daha büyük bir ilgi ile karşılaşınca hem devamını getirmeye, hem de yayın anlamında biraz daha teknik imkanları geliştirmeye karar verdik. Dört konser oldu şimdilik, hepsi çok keyifli ve beklediğimiz ilginin üzerinde gerçekleşti. Bu konserlerde, sahnemde bana eşlik eden sanatçı dostlarım da Ayşegül İnci, Funda, Aydilge, Burcu Tatlıses ve Bengisu oldu. Yakın zamanda beşinciyi planlıyoruz :)

Kaç tane enstrüman çalıyorsun?

13,14 oldu sanırım :) Yeni bir parçada veya bir düzenlemede kulağıma farklı bir enstrüman geldiği zaman, becerebiliyorsam o enstrümanı kendim çalmayı tercih ediyorum. Bu işten hem keyif alıyorum, hem sahnede hoş duruyor. Hiçbirinde virtüöz değilim elbette. Derdimi anlatacak kadar biliyorum

Rüyalarına özel çizim yapıp rüyalarını anlatıyorsun.

Evet, yazı yazmak çok yeni ve amatör olduğum bir disiplin. Yazılarımda yalnızca gördüğüm rüyaları hikayeleştirmiyorum, bazen mecazi anlamda rüyalardan, hayallerden, kabuslardan vs. bahseden daha soyut yazılar yazıyor, bazen de rüyalar üzerine elimden geldiğince bilimsel verilerle bezenmiş somut yazılar yazmaya uğraşıyorum. Açıkçası yazmak beni biraz korkutsa da başına geçip saatlerce bir yazı üzerine çalışmak, oturduğum yerde yepyeni bir maceraya atılmak gibi... Çok iddialı değilim, ama işin keyfini aldım, bırakmaya pek niyetim yok :) Çizim zaten bambaşka bir tutku benim için...

Hem bilgisayar mühendisliği hem de müzik tarafında olmak zor mu? Üstelik şarkılarının söz-müziğinden kapak çizimine her şeyi kendin yapıyorsun. 

Çoğunlukla evet, zorlukları çok. Bir kere vakit problemi var. Normalde belki bir iki ayda bitireceğim bir parçayı dört beş ayda tamamlayabiliyorum. İşlerin çok yoğun olduğu dönemlerde müziğe olması gerektiği kadar vakit ayıramıyorum. Ama bir taraftan mühendisliği de çok severek yapıyorum. Yoğun bir günün akşamında provaya gitmek, albüm kapağı veya klip üzerine kafa yormak, dönüş servisinde veya araba kullanırken yani parçam için söz düşünmek tüm yorgunluğumu alıyor. Ayrıca müzikten beklentilerimin farklı olması, beni çok daha özgür ve bağımsız düşünmeye, yalnızca kendi isteklerim ve tarzım doğrultusunda üretmeye teşvik ediyor...

Dövmeciliğe de başladın. Nasıl gidiyor? 

Evet, çok yakın zamanda başladım, bugün itibariyle 8 dövme oldu :) Eskiden beri çizim yapmayı çok severim. Bu işe başlamam için kanıma eşim ve yakın arkadaşlarım girdi açıkçası. İlk dövmeyi de eşime yaptım bu arada :)İnsan teni inanılmaz bir tuval ve vücuda bir çizim yaparken aldığım keyfi hiç bir kalemden, fırçadan, boyadan veya yüzeyden almadım. Bu işte de kendi tarzımı oturtmaya çalışıyorum. Bu yüzden ilk dövmemden itibaren yalnızca kendi tasarladığım şeyleri yaptım. Dövmelerimi ve çizimlerimi merak ederseniz instagram hesaplarımdan görebilirsiniz

Vücudundaki dövmelerin anlamı ne?

Açıkçası tek tek sayamayacak kadar çok dövme oldu vücudumda :) Ama genel olarak hayatımın bir yerinde veya fikirlerimde önemli yerleri olan şeyleri yaptırdım bugüne kadar. Mesela ilk single'ımın kapağında da bulunan, Tutmayın Beni parçamın klibindeki gölge kukla, bir yurtdışı seyahatimde gördüğüm bir rüya, idolüm olan müzisyenler ile ilgili simgeler, bazı fikirlerimi simgeleyen soyut objeler vs. gibi... Kendi vücudum üzerindeki dövmeleri de olabildiğince kendim tasarlamaya çalıştım. 

Hedeflerin neler? Söylemek istediğin başka neler var?

Röportajın başında da söylediğim gibi, en büyük hedefim hayattan keyif almak. O sırada üretebildiğim kadar bol üretmek. Elbette bu ürettiklerimi olabildiğince çok insan ile paylaşabilmeyi de çok istiyorum. Ayrıca size de çok teşekkür ederim, sorularını gayet keyifle cavapladığım bir röportaj oldu. 

 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2017, 17:34

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2