banner6

Arslan ailesinin mutlu günü

İlkhaber, İlkses ve Güney Hakimiyet Gazeteleri İmtiyaz Sahibi ve iş insanı Halil Arslan’ın torunu Muhammet Tahir Örnek, Ayşe Yaren Alanoğlu ile dünya evine girdi.

Arslan ailesinin mutlu günü

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - İlkhaber, İlkses ve Güney Hakimiyet Gazeteleri İmtiyaz Sahibi Halil Arslan’ın torunu, eğitim camiasının sevilen öğretmenlerinden Şemsettin Örnek’in yakışıklı oğlu Muhammet Tahir Örnek de evliler kervanına katıldı.  Arslan Güneydoğu Gazetecilik, Matbaacılık ve Kağıtçılık A.Ş. Trabzon Matbaa Müdürü Muhammet Tahir Örnek, dünyalar güzeli  Ayşe Yaren Alanoğlu  ile Emira Düğün Salonu’nda düzenlenen muhteşem  törenle dünya evine girdi.  

Çiftin düğün törenine İlkhaber, İlkses ve Güney Hakimiyet Gazeteleri İmtiyaz Sahibi ve İş insanı, Doğu ve Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Halil Arslan ve ailesi, AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Mersin Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Öğretim Üyesi Dr. M. Zeki Uyanık ile çok sayıda davetli katıldı.

Pandemi kurallarına uygun olarak yapılan düğün töreni Kuran’ı Kerim tilaveti ile başlayıp, semazen gösterileri ile devam etti. İlkhaber, İlkses ve Güney Hakimiyet Gazeteleri İmtiyaz Sahibi Halil Arslan,  torununun mutlu gününde kendilerini yalnız bırakmayan tüm konuklara teşekkürlerini bildirdiği konuşmada, evli çiftlere ömür boyu saadet diledi. Evlilikte mutluluğa giden yolun sevgi, saygı ve sadakatten geçtiğini hatırlatan Arslan, genç çiftlere sevgi, saygı ve sadakatle  güçlenmiş bir ömür boyu mutluluk diledi. 

Ardından Mersin Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Öğretim Üyesi Dr. M. Zeki Uyanık, evlenen çiftlere mutluluklar dileyerek, “Kuran-ı Kerim’de evlilik ve yuva kurma emredilir. Peygamberimiz (A.S) da sünnetinde evliliği, yuva kurmayı tavsiye eder ki, kendisi de bizzat evlenmiş, yuva kurmuştur. Bundan dolayıdır ki, “Nikah benim sünnetimdir buyurur. Benim yaşam biçimimdir” der.

Biz, bundan mütevellit kız istemeye gittiğimizde, ‘Allah’ın emri ve peygamberimizin kavli ile’ deriz. Bu bağlamda evlenmek, yuva kurmak inancımızın bize bir emri ve peygamberimizin sünnetidir” dedi.

Dr. M. Zeki Uyanık, “Kuran-ı Kerim bizleri, kadın ve erkeği bir elmanın iki yarısı ve aynı zamanda birbirini tamamlayan olarak tanımlar. Siz onlar için bir elbise, onlar sizin için bir elbisedir diyerek, tarafların, eşlerin birbirini tamamladığı, birbirinin ayıp ve kusurlarını örttüğünü ifade eder. Bu bağlamda aslında kadın ve erkek birbirinin cenneti ya da cehennemidir. Kadın ve erkek, yani eşler birbirinin ya cennetidir, ya cehennemidir.

Peygamberimiz (A.S.) der ki, “Bir erkeğin, bir müminin, bir Müslümanın bu dünyada sahip olacağı en değerli meta; saliha bir kadındır, saliha bir eştir. Dünyada neye sahip olursan ol, en kıymetlisi, en faziletlisi saliha bir eştir.

Aynı şekilde bir kadını peygamberimiz (A.S.) tasvirini yaparken şöyle der, “Hangi kadın Allah’a iman eder ve ibadetini yerine getirirse ve bir de kocası ile iyi geçinirse, o kadın cennetliktir.” Bu iki hadisten anlıyoruz ki aslında eşler birbirinin ya cennete, ya da Allah korusun cehenneme gitmeye vesiledir.

Bu bağlamda biz Müslümanlara erkeklere ve bayanlara, aileye, evli çiftlere düşen şudur ki, evimizi, yuvamızı huzur yuvasına çevirmektir. Çünkü evinde huzur olmayan bir insan, hiçbir yerde huzur bulamaz. Evinde mutlu olmayan bir insan, hiçbir yerde mutlu olamaz” diye konuştu.

Çiftlere mutlu bir evlilik için tavsiyelerde bulunan Mersin Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi M. Zeki Uyanık, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Evinde huzuru, mutluluğu, birliği, beraberliği olmayan erkek ya da kadın dışarıda o mutluluğu, o huzuru ve güzelliği yaşayamaz. Bundan dolayıdır ki tavsiyem şudur; ‘4 S, 1 Y’ kuralını uygularsanız, kadın ve erkek, aile, karı-koca hep mutlu olursunuz. 4 ‘S’ şudur; Birincisi birbirinize olan ‘SEVGİ’nizi ve ‘SAYGI’nızı muhafaza edin. Bir sevgi, iki saygı..

Bugün nasıl ki nişanlı iken ya da düğün günü birbirinize o kadar sevgili, muhabbetli, sevgi ve saygı içerisinde davranıyorsanız, evlilikten, nikahtan, düğünden sonra da o sevgi ve saygı devam etmeli ve onu korumalıyız.

Üçüncüsü; Eşler birbirine karşı SABIR’lı olmak zorundadır. Bazen erkek kızacak kadın sabırlı olacak, bazen kadın kızacak erkek sabırlı olacak, duymayacak. Haliyle o sabır evde huzuru, mutluluğu ve ailenin devamını sağlar.

Dördüncü ‘S’ kuralımız birbirinize karşı ‘SADIK’ olun. Sadıklığınız sadece iffet anlamında değil, ev içerisindeki mahremiyet anlamında ne varsa, neyi emanet etmişse taraflar ona SADIK kalmalıdır.

Son ‘Y’ kuralı; Asla ama asla evimizde, yaşantımızda ‘YALAN’ olmamalıdır. Yalanın girdiği evde huzur olmaz. Yalanın olduğu yerde güven olmaz. Güven ve huzurun olmadığı yerde aile olmaz. İnanıyorum ki gençlerimiz bu kuralları bilen ve uygulayan gençlerdir. Rabbim gençlerimizi çıktıkları bu yolda mahcup etmesin. Allah hayırlı, mübarek eylesin.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42