banner6

 Bakan Muş: Daha müreffeh bir Türkiye için çalışıyoruz

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, İLKHABER Gazetesi’ni Ankara’da ağırladı, tüm dünyayı etkisi altına alan pandemiye rağmen, ülkemizde ekonomik alanda yaşanan hareketlilik ve ekonomide büyüme ivmesinin yukarıya nasıl tırmandığını anlattı 

 Bakan Muş: Daha müreffeh bir Türkiye için çalışıyoruz

Röportaj

ADNAN AVUKA

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci halen devam ederken iş dünyası rahat bir nefes almaya başladı. Ticari yaşamda hareketlilik yaşanması iş dünyasını rahatlattı. Ekonomi 2021 yılı 3. Çeyrekte pandemiye rağmen yüzde 21 gibi rekor düzeyde bir büyüme gösterdi. İşte iş dünyasını rahatlatan bu gelişmeleri ve ivmesi yükselen ekonomiyi Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile Ankara’daki makam odasında konuştuk. Biz sorduk Bakan Muş bütün samimiyeti ile sorularımıza yanıt verdi.

 

AVUKA: Koronavirüs pandemisine rağmen Türkiye ekonomisi 2021 yılı 3. Çeyrekte yüzde 21 gibi rekor düzeyde büyüme gösterdi. Bunu hangi nedenlere bağlıyorsunuz?

BAKAN MUŞ: 2. Çeyrekte gerçekleşen %21,7'lik büyüme ile Türkiye ekonomisinde rekor bir büyüme kaydedilmiştir. Bu durum ekonomide işlerin yolunda gittiğinin en önemli göstergesidir. Özellikle pandemi koşullarının etkilerinin tüm dünyada en çok hissedildiği 2020 yılından sonra gerçekleşen bu büyüme oranı kaybettiklerimizin fazlasını geri almakta olduğumuzu göstermektedir.

Büyümenin kompozisyonuna baktığımızda mal ve hizmet ihracatımızın bu büyüme oranına katkısı yüzde 10,8 puan olmuştur, yani büyümenin yarısı ihracat kaynaklı olmuştur. İhracatın bu katkısı, ihracat kültürünü toplumda daha da yaygınlaştırmak, dış ticaretin getirdiği rekabetçi ortamın teknolojik gelişimleri ve Ar-Ge yatırımlarını tetiklemesi ve bu sürecin de istihdam ve emek verimliliği artışları vasıtasıyla büyümeyi pozitif yönde etkilemesi her zaman üzerinde durduğumuz sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme için çok önemlidir. Önümüzdeki dönemde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat alanlarında göstermiş olduğumuz kazanımları daha da ileriye taşıyarak ortaya çıkan refahın adil bir şekilde bölüşülmesi önceliklerimizdendir.

Yatırımlarda ise 2020 yılının ikinci yarısından itibaren devam eden artış trendi 2021 yılının ikinci çeyreğinde de devam etmiş ve büyümeye yüzde 5,4 puan katkı vermiştir. Böylelikle 2021 yılındaki ilk çeyreğinde yaşanan dengeli ve güçlü büyümenin 2021 yılı ikinci çeyreğinde de devam ettiği gözlenmektedir. İlerleyen dönemde de bu dengeli ve güçlü büyüme devam edecektir. Bu kapsamda OVP hedeflerinin rahatlıkla yakalanacağına olan inancım tamdır.

Biz de bu tabloyu desteklemek için Bakanlık olarak elimizdeki her türlü imkanı seferber edip desteklerimizi sürdüreceğiz.

AVUKA:Türkiye ekonomisi ithalat-ihracat dengesi açısından pandemi öncesi ivmeyi yakaladı mı?

BAKAN MUŞ: Pandeminin tüm olumsuz koşullarına rağmen 2020 yılında Türkiye dünya ticaretinden aldığı payı artırmayı başarmıştır. 2021 yılında ise halihazırda devam eden çip krizi ve konteyner sorununa rağmen ihracattaki güçlü performansını sürdüren ülkemiz hem 2020 yılına hem de pandemi öncesi dönemine göre ihracatını kuvvetli bir şekilde artırmaya devam etmektedir.

Nitekim 2021 Ocak-Ağustos döneminde ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre %36,9, 2019 yılının aynı dönemine göre ise %19,3 artarak 140,2 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2021 Ağustos dönemi itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız ise 207,5 milyar dolarlık rekor seviye ile 2020 yılına göre 37,8 milyar dolar, 2019 yılına göre 26,6 milyar dolar daha fazla gerçekleşmiş bulunuyor. İhracatımız bölge bazında incelendiğinde ise 2021 yılında tüm ihracat pazarlarımızda hem 2020 yılının aynı dönemine göre hem de pandemi öncesi döneme göre genel itibarıyla dengeli ve güçlü artış olduğu görülmekte. En önemli ihracat pazarımız olan AB (27)’ye ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre %39,1, 2019 yılının aynı dönemine göre %15,6 artış gösterirken Yakın ve Ortadoğu’ya ihracatımız 2020 yılının aynı dönemine göre %22,6, 2019 yılının aynı dönemine göre %5,2 artmıştır.

2021 Ocak-Ağustos döneminde ithalatımız %25,5 artarak 170 milyar dolar, dış ticaret açığımız ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %9,8 azalarak 29,8 milyar dolar olmuştur. Bu kapsamda yılın ilk 8 ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı 2020'de %75,6 iken, 2021'de %82,5'e yükselmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı artık %80 seviyelerinin üzerinde seyretmekte olup geçmiş dönemlere (2000-2020 ortalaması %67,5 (2013 öncesi ÖTS verileri; 2013 ve sonrası GTS verileri)) göre oldukça yüksek bir performans sergilemektedir.

2021 yılında ihracatımızın ithalatımızdan daha güçlü bir şekilde artış göstermesi ile birlikte ihracat bir taraftan büyümenin itici gücü olmaya devam ederken diğer taraftan cari açığın azalmasına katkı sağlayacak ve ülkemiz pandemiden güçlenerek çıkacaktır. Önümüzdeki dönemde ayrıca hizmet ihracatından da gelecek katkılar ile cari işlemler açığında kalıcı bir düşüş gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.

AVUKA: Gelişen dijital dünya ile ilişkilerin entegre olması ve diğer ülkelerden geri kalmaması için Ticaret Bakanlığı ne tür çalışmalar yürütmektedir. Bununla ilgili faaliyetlerinizden söz eder misiniz?

BAKAN MUŞ: Çin’de başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını sebebiyle küresel ölçekte iş dünyasının hareket ve temas imkânları kısıtlanmış, ticareti geliştirmenin lokomotifi olan ticaret fuarlarının ertelenmesi ya da iptali cihetine gidilmiştir. Yaşanan bu süreç, sanal ticaret platformları/dijital pazarlama yöntemlerini ön plana çıkarmıştır.

Pandeminin sebep olduğu gelişmelere rağmen ekonomide çarkların döndürülmeye devam edilmesi için hızlı ve etkili çözüm yollarının ortaya konması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu noktada, en etkin çözümlerden birisi de dijitalleşmedir. Mevcut olumsuzluklara rağmen dış ticaretin sürdürülerek, ekonominin ihtiyaç duyduğu ivmelenmenin sağlanmasının yolunun, ticarette dijitalleşmeden geçtiği küresel düzeyde kabul görmüştür.

Bakanlık olarak bu gelişmelerin dışında kalmamak, salgının ticaretimizin geliştirilmesine engel olmasına izin vermemek adına İhracatçı Birlikleri ile koordinasyon içinde “Sanal Fuar” çalışmalarına başlanmıştır. “2573 Sayılı Pazara Girişte Dijital Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkında Karar” kapsamında sanal fuar katılımları ve sanal fuar organizasyonları Bakanlığımızca desteklenmektedir. Anılan Kararla, firmalarımızın sanal fuarlar ve ticaret heyeti etkinliklerine katılımının yanı sıra e-ticaret sitelerine bireysel üyelikleri gibi pazarlama faaliyetlerini dijital ortamda gerçekleştirmeleri sağlanmıştır.

Dijitalleşme çalışmalarımız kapsamında en çok önem verdiğimiz projelerimizden biri Kolay İhracat Platformudur. Bu platformun en büyük değer önerilerinden biri yapay zeka tabanlı Akıllı İhracat Robotu’dur. Robot ile her ihracatçıya özel pazar tavsiyeleri sunan platform ülkelerdeki gümrük vergilerine, ticaret anlaşmalarından tarife dışı engellere kadar birçok önemli bilgiyi firmalarımıza sunuyor. Bir diğer dijital platformumuz olan Kolay Destek uygulaması firmalarımızın destekler hakkında daha kolay bilgi edinmesi ve desteklerden faydalanan firma sayısının artırılmasını amacıyla hazırladığımız bir web sitesidir. Ayrıca, firmalarımızın gelişen dijital dünyaya adapte olmaları ve küresel rekabette geri kalmamaları adına Sanal Ticaret Akademisi çalışmalarımızı da yürütüyor, firmalarımızın bilgi birikiminin artmasına katkı veriyoruz.

Bunların yanı sıra, şu an gündemimizde önemli bir yere sahip olan diğer bir konu e- ihracat konusudur. Bu konudaki çalışmalarımızı yoğunlaştırmak ve hızlandırmak adına bir birim kurduk. Bu kapsamda, e- ticaret ekosisteminin ihtiyaçlarını farkındayız ve daha fazla sayıda firmamızı e- ihracata yönlendirmek, e- ihracat yapan firmaların ihracatını artırmak için gerekli mevzuat altyapısı çalışmalarını ve yeni destek mekanizması geliştirilmesine yönelik çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Çağın teknolojisini yakalayan ve etkin bir gümrük idaresi anlayışını ortaya koyabilmek, hem ticaretin hızlı ve sorunsuz akışı hem de ülkemizin güvenliği ile halkımızın sağlığı açısından önem arz etmektedir. Bu bilinçle, gümrüklerimizde mümkün olan en ileri seviyede hizmet sunabilmek için önemli teknolojik yatırımlar yapıyor, dijitalleşme ile gümrük işlemlerini basitleştirip bürokrasi ve kırtasiyeciliği azaltırken bir yandan da ticaretin kolaylaştırılmasına katkı sağlıyoruz.

Bu bakış açısıyla ve hep daha ilerisini hedefleyen bir Bakanlık olarak; küresel ölçekteki uygulamaları ülkemize adapte ederek en iyiyi sunma noktasında çalışmalarımız olduğu gibi Türkiye olarak yaptığımız uygulamalarla da diğer ülkelere örnek gösterilen bir konumda olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Hali hazırda artık bir marka hâline gelen Tek Pencere Sistemi, Liman Tek Pencere Sistemi, Serbest Bölgeler Bilgi Sistemi, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Menşe İspat Ve Dolaşım Belgelerinin Elektronik Ortamda Düzenlenmesi Projesi, Kağıtsız Gümrük Projesi, LARA Projesi, Varış Öncesi Gümrükleme Uygulaması, Kolay İhracat Noktaları Uygulaması, e-ATA Projesi, ihracat odaklı izinli gönderici sistemi, izinli alıcı ve ithalatta yerinde gümrükleme sistemi ve Gümrük Müşavirleri Bilgi Sistemi gibi birçok gümrük uygulamasını hayata geçirdik.

AVUKA: Küresel iklim krizine karşı AB’nin yürürlüğe aldığı AB Yeşil Mutabakat Programına Türk ihracatçısı ne kadar hazır? Programla ilgili son çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

BAKAN MUŞ:Avrupa Birliği, 11 Aralık 2019 tarihinde açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile 2050 yılında iklim-nötr ilk kıta olma hedefini ortaya koydu. AB, bu hedefe ulaşmak için yeni bir büyüme stratejisi benimsemekte ve sanayiden, finansmana, enerjiden ulaştırmaya uzanan bir dizi alanda politikalarını iklim değişikliği ekseninde yeniden şekillendirmektedir.

AB, tüm politika alanlarında yeşil, kaynak-etkin, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçiş için kararlı ve köklü değişiklikler yapmaktadır.

COVID-19 salgınının güçlendirdiği sürdürülebilirlik algısıyla beraber AB’nin yeşil dönüşüm hedefleri domino etkisi yaratmış ve uluslararası ticaretin tüm önde gelen aktörleri benzer hedefler açıklamıştır. Nitekim, ABD, Çin, Güney Kore ve Japonya gibi büyük ekonomiler karbon-nötr olma hedeflerini açıklamıştır.

İklim değişikliği ile mücadelenin sadece ülkelerin ekonomi ve ticaret politikalarının değil, uluslararası şirketlerin de vizyonlarının önemli bir parçası haline geldiğini ayrıca vurgulamak gerekir. Önde gelen uluslararası şirketlerin neredeyse tamamı değer zincirlerinin karbondan arındırılması için taahhütler vermektedir.

Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde yeşil politikaların artan şekilde uluslararası ticaret ve ekonomi politikalarının odağına yerleşeceği çok net bir şekilde görülmektedir.

Yeşil dönüşümün küresel gündemin merkezine yerleştiği bu atmosferde, biz de başta AB olmak üzere, dünyadaki bu eğilimleri doğru okuyarak; karşı karşıya kalacağımız koşullara adapte olmak amacıyla gecikmeden çalışmalarımızı başlattık.

Avrupa Yeşil Mutabakatının açıklanmasının hemen ardından, AB tarafından atılacak adımların uluslararası ticarette ve AB’ye ihracatımızda oyunun kurallarını değiştirecek yapıda olduğunu öngörerek, atılacak adımları belirlemek için Bakanlığımız koordinasyonunda ilgili tüm Kurumların katılımıyla Bakan Yardımcıları düzeyinde bir Çalışma Grubu kurduk.

Çalışma Grubumuz gerek üst düzey gerekse de teknik düzeyde özel sektör ile istişare halinde çalışmalarını sürdürdü ve sürdürmeye de devam etmektedir.

Bu çerçevede, Çalışma Grubu’muzun ilk çıktısı olan “Yeşil Mutabakat Eylem Planı”na ilişkin 2021/15 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 16 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

Bundan sonra Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki gelişmelerin takibine ve Eylem Planımızın hayata geçirilmesine ilişkin çalışmalarımızı çok daha etkin ve sistemli bir şekilde yürüteceğimize inanıyorum.

Bu perspektifte, ülkemiz ihracatçılarının yeni yeşil ekonomik düzende ve küresel tedarik zincirlerinde yerinin korunması ve güçlendirilmesi Bakanlığımızın Yeşil Mutabakat kapsamındaki en önemli önceliğidir.

Eylem Planımız, ihracatçı firmalarımızın Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yeşil dönüşümlerini gerçekleştirmeleri, bu amaçla temiz enerjiye, yeşil teknolojilere ve finansman kaynaklarına erişimleri için altyapının oluşturulmasına temel teşkil etmektedir.

  1. ile değer zincirleri kapsamında işbirlikleri olan firmalarımızın Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerdeki tüketici taleplerini karşılamak üzere şimdiden yeşil dönüşümlerini başlattıklarını görmek bizim için cesaret vericidir.

Ancak, başta enerji yoğun sektörlerimiz olmak üzere sanayi kuruluşlarımızın yeni koşullar ile uyumlu ve sürdürülebilir ihracata hazırlanması çok kapsamlı yeşil dönüşüm yatırımlarını gerektirecektir. Takdir edersiniz ki böyle bir dönüşümü firmaların münferit gayretleri ile gerçekleştirmesi mümkün değildir.

Özel sektör çatı kuruluşları ile istişare halinde hazırladığımız Eylem Planımız, sanayimizde bu konuda farkındalığın yaratılmasını, bilahare tüm dünyaya arz edilebilecek nitelikte ürünlerin üretim ve ihracatı için sanayiden finansmana, ulaştırmadan, enerjiye ilgili alanlarda tüm kurum ve kuruluşların topyekün seferber edilmesini amaçlamaktadır.

Böyle bir seferberliğin ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatında çok önemli getirileri olacaktır. Bu anlamda, Yeşil Mutabakat ülkemizin önündeki önemli fırsattır. Biz ülke olarak, Yeşil Mutabakata uyum konusunda, önde de gitmeyecek geri de kalmayacağız, tam zamanında ve en etkili şekilde aksiyon alacak ve dönüşümümüzü sağlayacağız.

AVUKA:İhracatta son yıllarda üst üste Cumhuriyet tarihi rekorları kırılıyor. Cumhuriyet’in 100. Yılı olan 2023’te ihracat hedefiniz nedir?

BAKAN MUŞ:Bilindiği üzere 2020 yılını OVP hedeflerimizi aşarak 169,7 milyar dolarlık ihracatla kapatmayı başardık. 2021 yılında ise; yılın ilk yarısını rekorlarla kapatmak suretiyle aylık, 6 aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştık.

İhracatımız geçtiğimiz yılın Ağustos ayına göre yaklaşık yüzde 52'lik artışla 18,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakam ile en yüksek Ağustos ayı ihracat rakamına ulaşmayı başardık. 2021 yılı Ocak-Ağustos döneminde ihracatımız geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 37 artarak 140,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönem ihracatın ithalatı karşılama oranı geçtiğimiz yıla göre 6,9 puan artışla yüzde 82,5'e yükselmiştir.

İhracatımızda yakaladığımız bu güçlü ivme ile pandemi öncesi ihracat performansını da geride bırakmış durumdayız. Son 12 ayda ise 207,5 milyar dolar ile yeni bir cumhuriyet rekorunu kırdık. Umuyoruz ki sene sonunda 210 milyar dolar bandını da aşmış olacağız. Ne mutlu ki, ihracatta koymuş olduğumuz hedefleri artık 1 yıl geriden takip eder hale geldik. OVP’ye göre 2023 yılı ihracat hedefimiz 242 milyar dolardır. Biz Cumhuriyetimizin 100. Yılına yakışır şekilde bu rakamın çok daha ötesine ulaşmayı hedefliyoruz.

Döviz kurundaki dalgalanmalar bahane edilerek artan gıda fiyatlarındaki fahiş fiyatlarla ilgili özel bir çalışmanız var mıdır? Varsa bizimle paylaşabilir misiniz? Bu fahiş fiyatların önüne nasıl geçilecek?

Pandemi sürecinin başlangıcında 16 Nisan 2020 tarihinde, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle; fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarını engellemek amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur. Kurulun Sekretaryası Bakanlığımızca yürütülmektedir.

Perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarının denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar 28.5.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği" ile belirlenmiştir.

Bakanlığımıza intikal eden şikayetlere bağlı olarak üretici, tedarikçi ve perakende işletmelere yönelik gerek merkezden gerekse Ticaret İl Müdürlüklerimiz üzerinden Bakanlığımızca inceleme ve denetim faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

2021 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı uyarınca, bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş fiyat artışı yapan üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler hakkında; 10.911 Türk Lirasından 109.110 Türk Lirasına kadar; piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunan üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler hakkında ise 54.555 Türk Lirasından 545.550 Türk Lirasına kadar idari para cezası verilebilmektedir.

Bakanlığımız koordinasyonunda; ilgili Bakanlıklar, TOBB ve TESK temsilcileri ile üretici ve tüketici örgütleri ve perakende sektörü temsilcilerinden oluşan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu bugüne kadar; 854 firma/şahıs hakkında fahiş fiyat artışı nedeniyle toplam 20.196.604.- TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.

Bu bağlamda, özellikle olağanüstü dönemlerde tüketicilerimizin temel ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu olan mal ve hizmetlerdeki haksız fiyat artışlarını yakından izliyor ve bu uygulamalara sebebiyet verenler hakkında caydırıcı nitelikte idari para cezaları uygulamaya devam ediyoruz.

Öte yandan, Tüketicilere sunulan ürünlerin gramaj, adet ve ağırlık gibi ölçülerinin azaltılmasına rağmen, ambalaj ve satış fiyatlarının değiştirilmemesi nedeniyle oluşan tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek ve tüketicilerin bu tür haksız ticari uygulamalara karşı korunması amacıyla 81 Ticaret İl Müdürlüğüne yerinde inceleme ve denetim yapılması yönünde talimat verilmiştir. Bu kapsamda, 2 Ağustos-13 Eylül 2021 tarihleri arasında ülke çapında 2.292 firmanın 21.433 adet ürünü denetlenmiştir.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42