Baro başkanları hak  ihlallerini masaya yatırdı

Çağ Üniversitesi Uluslararası Hukuk Kulübü tarafından “Baro Başkanları Toplanıyor” sloganıyla panel düzenlendi. Türkiye’de resmi kurumlarının verilerine yansıyan hak ihlalleri raporlarını paylaşan Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük, 2019 yılının Ocak ve Kasım ayları arasında 12 Bin 465 hak ihlalinin yaşandığını söyledi.

Baro başkanları hak   ihlallerini masaya yatırdı

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER) - Çağ Üniversitesi Uluslararası Hukuk Kulübü tarafından “Baro Başkanları Toplanıyor” sloganıyla panel düzenlendi. 

Adana, Mersin ve Gaziantep Baro Başkanlarının konuşmacı olarak katıldıkları İnsan Hakları panelinin ilk konuşmacısını Adana Baro Başkanı Avukat Veli Küçük oldu. 

Türkiye’de resmi kurumlarının verilerine yansıyan hak ihlalleri raporlarını paylaşarak konuşmasına başlayan Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük, 2019 yılının Ocak ve Kasım ayları arasında 12 Bin 465 hak ihlalinin yaşandığını belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun hazırlamış olduğu bir rapor var. Bu raporda 2019 yılı Ocak - Kasım ayları arasında 12 Bin 465 hak ihlali yaşandığını ifade ediyor bu raporda. Adalet Bakanlığının resmi verileri var. Toplantı ve gösteri yürüyüş insanların en doğal, en temel haklarındandır.  2019 yılında 8 Bin 728 kişi hakkında soruşturma açılmış. Bunlardan 4 Bin 8 37 Kişi hakkında ceza davası açılmış.” dedi.

 Sayısal verilerin fazlalığına dikkat çeken Küçük, “Yani kaynağını Anayasa’dan alan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en temel unsurları arasında yer alan haklardan bahsediyoruz. Sayısal veriler gerçekten fazla. Yine en temel haklardan bir tanesi yaşam hakkı, vücut bütünlüğünün korunması hakkı. Bunu kim sağlayacak. Bununla ilgili en üst düzey Devlettir. Bu hakla ilgili en çok eleştirilen kurumda haliyle devlettir. Son dönemde kadına karşı şiddet ve cinayet vakalarının yoğunlaşması üzerine iyice tartışılır hale geldi. 2019 yılının 11 ayın en az 430 kadın erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti. Yine en az 46 kadın tecavüze uğradı, 204 kadın tacize uğradı, 556 kadın şiddete maruz kaldı. Bunlar tabiî ki resmi mercilere ulaşan sayılar. Sayısal verilerin çok az olduğunu sizlerde takdir edersiniz. Şiddete uğrayan kadın sayısı 10 Binlerle ifade ediliyor.” şeklinde konuştu.  

Hayatını kaybeden 1606 işçiden yalnızca bir tanesinin sendikalı olduğunu öne süren Küçük, “Yine çalışma özgürlüğü de temel insan haklarından birisi. 2019 yılının 11 ayında 1606 işçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti. Bunların sadece 1 tanesi sendikalıydı. Örgütlenme hakkının sendika hakların ülkemizde ne kadar olumsuz durumda olduğunu ortaya koyan veriler bunlar. Çalışma özgürlüğü, işçi sağlığı yaşama geçmediği gibi, bunları saylayabilecek dinamikleri oluşturması için düşünülen ve dünyada Avrupa’da gelişmiş ülkelerde çok değer verilen sendikal faaliyetlerin ülkemizde artık sahada olmadığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.  

Barolar ve avukatlara özel görevlerin düştüğünü dile getiren Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Bizlerde Barolar olarak insan haklarının yaşama geçmesi noktasında, hukuk devletinin yaşama geçmesi, şeffaf denetlenebilir ülke yönetimi idare yönetim noktasında özel sorumlulukları ve görevleri bulunan örgütleriz. Baro dediğiniz zaman sadece avukatların özlük işlerini, bir yere başlamaları işlemlerini yapan kurumlar olarak görmemiz mümkün değil. Avukatlık kanunun 76. Ve 96. Maddelerine göre, bu maddeler barolara özel görevler yüklüyor. Tüm hukukçulara sorumluluklar yüklüyor. Hukukçuları yaşadıkları ülkenin, yaşadıkları dönemin insan hakları savunucuları olarak tanımlıyor. Bu kavramların yaşama geçmesi, bu kavramların zorunluluğu, işlevsellik kazanması noktasında bizlere özel görev ve sorumluluk yüklüyor. 

Biz baroların bu kadar hassasiyet göstermesi bu sorumluluktan kaynaklı. En sosyal insanların tercih ettiği, siyaseti, ülke gündemini, yaşamını, gelişen olayları takip eden insanların tercih ettiği bir mesleği ifade ediyorlar. Sadece gerçek yaşamı değil sosyal medya unsurlarından da bahsediyoruz. İnsanların artık sosyal medya paylaşımları da adeta 4 gözle izlenir hale geldi. 2002 ile 2019 yılları arasında ki sosyal medya paylaşımlarından kaynaklı çok fazla dava artışları var. Biri bizi gözetliyor programı şeklindeyiz. 

İnsanlar artık sosyal medyadan düşüncelerini açıklamaya korkar hale geldi. Hakkında soruşturma açılan, dava açılan, dava açılmadan önce birilerinin kulağına bir şey fısıldayıp ardından bundan nasıl bir sonuç çıkar şeklinde ilk müracaat ettikleri yerler barolar ve avukatlar tabiî ki. İçersinden geçtiğimiz süreç insan hakları noktasında can sıkıcı. Kadına karşı şiddet en fazla can yakan olay bu. Kadının sosyal hakları konusunda tamamen işit olması gerekiyor.”

Küçük’ün konuşmasının ardından, Gaziantep Baro Başkanı Avukat Bektaş Şarklı, “İnsan Hakları İhlallerinde Türkiye’de Yargı Sorunu” ve Mersin Baro Başkanı Avukat Bilgin Yeşilboğaz ise “İnsan Haklarında Avukatların Rolü ve Düşman Hukuku” hakkında sunumlarını gerçekleştirdi. 

Soru cevap bölümünün ardından ise hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle etkinlik sona erdi. 

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2