banner6

Boş zamanlarınızı doldurabilirsiniz

Hepimin mutlaka boş zamanları vardır. Ne kadar yoğun olursak olalım karşımıza boş zamanlar çıkabiliyor. Peki boş zaman nedir ve nasıl doldurulmalıdır? Konuyla ilgili görüşleri Uzman Psikolog Nida Özşahin Terkuran’dan aldık.

Boş zamanlarınızı doldurabilirsiniz

 Hepimin mutlaka boş zamanları vardır. Ne kadar yoğun olursak olalım karşımıza boş zamanlar çıkabiliyor. Peki boş zaman nedir ve nasıl doldurulmalıdır? Konuyla ilgili görüşleri Uzman Psikolog Nida Özşahin Terkuran’dan aldık.

 

RÖPORTAJ: MURAT YILDIRIM

 

 

Boş zaman ne anlama geliyor?

 

Eğitim çağındaki çocuklar için boş zaman kavramı, genel olarak ‘okuldan ve ders çalışmaktan geri kalan’ zamanı ifade eder. Uzun yaz ve sömestr tatilleri de bunun içindedir. Bu zamanı nasıl değerlendirdiklerini sorduğunuzda çocuklar genellikle “Bilgisayarla oyun oynuyorum”, “Arkadaşlarımla maç yapıyorum” ya da “Televizyon izliyorum” şeklinde yanıt verirler. Bazen “Kitap okuyorum” dedikleri de olur ancak bunun doğruluğu biraz şüphelidir. Çünkü çocuklar kitap okumanın güzel ve faydalı bir şey olduğunu bilir ancak günümüz koşullarında teknolojik cihazlara vakit ayırmak daha cazip geldiğinden, kendilerine sorulduğunda utana sıkıla “Kitap okuyorum” derler. Elbette gerçekten kitap okuyan çocuklarımızın sayısı da az değildir ancak istediğimiz düzeyin altındadır.

Ailelerin ve öğretmenlerin en büyük yakınması ise boş vakitlerde ders çalışma konusuna yeterince vakit ayrılmamasıdır. Ancak bu konuda biraz insaflı olmakta fayda var. Özellikle okula tüm gün giden ve evleriyle okul arasında uzun süre yolculuk yapmak zorunda kalan çocukları, boş vakitlerinde tekrar ders çalışmaya zorlamak, onlara biraz fazla yüklenmek anlamına geliyor.

 

Çocukların boş zamanlarında ne yapmaları gerekiyor?

Günümüz şartlarında yapılan araştırmalar, çocukların eve gelmelerinden yatana kadar geçen sürenin ortalama 5 saat olduğunu gösteriyor. Uzun diyemeyeceğimiz bu zaman diliminde çocukların şunları yapması gerekiyor: Üstünü değişmek, banyo yapmak, yemek yemek, ders çalışmak, oyun oynamak, dinlenmek, ailesiyle vakit geçirmek… Yani; bir çocuk zamanını doğru kullanmayı iyi öğrenmezse, bu 5 saatin verimsiz geçeceği aşikar…

 

Peki çocukları, boş zamanlarını iyi değerlendirme konusunda nasıl yönlendirebiliriz? Başlıklar halinde bu konuya bize özetleyebilir misiniz?

* Ders çalışmak:

Boş zaman konusunda ailelerin en çok yakındıkları ve çocuklarıyla gerilim yaşadıkların konuların başında ders çalışma zamanı gelir. Bu tartışmanın temelinde ailelerin çocuklarından daha fazla dersler konusunda endişelenerek, çocuklara bu kendilerinin sorumluluğuymuş duygusunu vermeleri vardır. Aile bu sorumluluğu alınca, çocuk ders yapmayı sadece onları memnun etmek için yapması gereken bir olay gibi düşünmektedir. Oysa aile denetleyici ve yardım edici olup, en baştan sorumluluğu çocuğa verirse, yapılmadığı zamanlarda okulda ödenecek bedeli ödemesine ve öğrenmesine olanak sağlarsa sorunu olmayan çocuklarla çatışma azalacaktır. Belirlenmiş ders saatleri, bu saatler içinde başka aktivitelerin sınırlanması, bu konuda kararlı olmak çocuğun sorumlu ve planlı olmasında bir adımdır. Bu düzenlemeleri yaparken çocuğun saatlerce ders başından kalkmamasını istemek, pek akıllıca olmaz. Verimli de olmayacak bu durumu engellemenin en iyi yolu, ders çalışma sürelerini bölmektir. Bunu yaparken zamanlamaları ve molaları seçecek ve denetleyecek kişinin ebeveyn olduğu unutulmamalıdır.

* Bilgisayar ve playstation:

Doğru kullanıldığında, bilgisayar çocuğun gelişimi için önemli olan bir buluştur. Ancak gün içinde ne süreyle kullanılacağı ve ne amaçla kullanılacağı; ebeveynler tarafından belirlenmeli ve denetlenmelidir. Uzun süre bilgisayar başında oturmak; vücut iskeleti ve göz sağlığını bozmak gibi fiziksel zararların yanı sıra çocuğu bir anlamda yaşamdan koparmaktadır. Sanal dünya içinde ailesiyle, arkadaşlarıyla ilişki kuramayan çocuk, dünyayı da sanal ortamdan tanımaktadır. Arkadaşlarıyla oyun oynamak ve yüz yüze konuşmak yerine chat yapmayı öğrenen çocuğun sosyal yaşamı öğrenmesi zordur. Ayrıca aile de çocuğunu tanıyacak, ilişki kuracak ve anlayacak zamanı yaratamamaktadır. Daha sonra oluşan sorunları öğrenmesi de zorlaşmaktadır. İnternet kullanımı sırasında girebileceği yaşına uygun olmayan siteler ayrı bir sorundur. Yaşı uygun olmadan göreceği fotoğraflar, okuyacağı bilgiler büyük sorunlara yol açabilir. Özellikle porno siteleri nedeniyle, çocuğun internet kullanımı mutlaka denetlenmelidir. Çocukların oyun oynamak için son zamanlarda en çok playstation'u tercih ediyor. Hatta iki arkadaş bir araya geldiğinde bile, hiç konuşmadan, birbirlerine bakmadan saatlerce ekranda birbirlerini öldürmeye, arabalarını çarpıştırmaya çalışmakta, bunun adına da "oyun oynuyoruz" demeye başladılar. Özellikle erkek çocukların babalarıyla paylaştıkları zaman da 'playstation'la geçiyor. Oyunların içeriklerinin zararlarının yanı sıra çocukların gelişimleri için gerekli aktivitelerden uzaklaşmasına neden olmaktadır.

* Televizyon:

Yapılan araştırmalar, televizyonun çocukları nasıl etkilediğini artık çok net olarak ortaya koyuyor. Doğru yayınları, belirli sürelerde izlemek çocuk için faydalı olabilmektedir. Ancak, gün içinde bir saati geçmeyecek şekilde TV seyretmesini sağlamak yeterli olacaktır. Unutulmaması gereken, kumandanın sizde olduğudur. İçeriğini bildiğiniz, uygun olduğunu düşündüğünüz programı seçmek anne ve babanın görevidir. TV kanalları elbette kendini denetlemeli, devlet de yayınları kontrol etmelidir ama çocuğunuzu da siz denetlemelisiniz.

* Spor ve sanat etkinlikleri:

Uygun zamanlarda çocukları spor ve sanat etkinliklerine yöneltmek, onların gelişimleri için gereklidir. Özellikle grup halinde yapılan basketbol, voleybol ve futbol gibi spor etkinlikleri aynı zamanda paylaşmayı da öğretir. Bu tür etkinlikler düzenli yapıldığında ders çalışmayı engellemez, aksine yararlı olur. Benzer şekilde drama, tiyatro, bir müzik aleti çalmak, bale gibi yeteneğine göre seçilecek etkinlikler önemlidir. Unutulmaması gereken, kendi özlemlerimizi gerçekleştirmek için çocukları zorlamanın, aynı anda birçoğunu bir arada yapmalarını istemenin ve onlardan tüm bu faaliyetler başarılı olmalarını beklemenin ters etki yapacağıdır.

* Kitap okumak:

Çocuklar için kitaplar çok önemlidir. Bu nedenle kitap seçimi ve kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmek ayrı bir yazı konusudur. Ama bebeklikten itibaren ona kitaplar okumanız, evde kitap okunması, yaşına uygun cazip kitaplar almak bu alışkanlığın kazanılması için önemlidir. Kitap okumanın diğer faaliyetler kadar keyifli olduğunu anlatabilmek ve gösterebilmek ilk adımdır. Kitap tercihini, uzmanlardan görüş alarak, çocuğun hem ilgisini çekecek, hem de ona faydalı olabilecek konuları seçerek yapmak gerekmektedir. Örneğin, 10 yaşındaki bir çocuğa, ağır felsefe kitapları almak doğru değildir. Ya da 15 yaşındaki çocuklara, küçükler için yazılmış kitaplar yetersiz kalacaktır. Çocuk kendini kitap okuma ve dil konusunda yeterince geliştiremeyecek, daha önemlisi kolayca sıkılacaktır.

 

* Koleksiyon yapmak:

Çocuklar için günümüzde çok ilgi çekici gelmese de pul, para, kartpostal gibi alanlarda koleksiyon yapmak onlar için yararlı olabilecektir. Çünkü koleksiyon yapmak, çocuğu belli bir amaç için düzenli olarak çalışma duygusu verir. Örneğin pul biriktiren bir çocuk, mektup zarflarından pul kesmeyi, postaneden pul almayı belli bir amaç için yapmaktadır. Koleksiyon tercihinde, çocuğun kolaylıkla ulaşabileceği, kolayca saklayabileceği ve ekonomik olarak ailenin bütçe ayırabileceği nesnelere yönelmesi daha doğru olacaktır. Örneğin antika koleksiyonu yapmak, bir çocuk için mantıklı bir tercih değildir.

 

* Ev işlerine yardım etmek:

Çocuklara, onları yormayacak, güvenliklerini tehlikeye düşürmeyecek ve çok fazla zamanını almayacak ev işleri yaptırmam faydalı olabilmektedir. Örneğin çiçekleri sulamak, kendine zarar vermeden yemek yaparken anneye yardım etmek, araba yıkarken babaya yardım etmek gibi… Bunlar çocuklara sorumluluk duygusunun aşılanmasında yardımcı olabileceği gibi, ailesiyle birlikte bir şeyler yapma duygusu da yaşatacağı için aile içi iletişimi geliştirecektir.

 

* Gezmek:

 

Gezmekten kast ettiğimiz, AVM’ye gidip mağaza gezmek değildir. Verimli bir gezi, çocuğun yeni yerler, yeni kişiler tanımasına olanak sağlamalıdır. Örneğin yaşadığınız şehrin yakınlarındaki ören yerleri, tarihi binalar, müzeler, kendine özgü dokusu olan mahalleler, orman ve göller gibi doğal alanlar, hayvanat bahçeleri, çocukların ufkunu açacak yerlerdir. 

Güncelleme Tarihi: 02 Ağustos 2017, 14:34

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER