Güngör; “Hayvan üretiminde kendi kendimize yetmeliyiz”

Güngör;  “Hayvan üretiminde kendi kendimize yetmeliyiz”

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) – Türkiye’de yılda 10 milyon civarında hayvan kesimi yapıldığını bunula da kırmızı et üretiminin 1 milyon tonun üzerinde gerçekleştiğini belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Genel Başkanı Özden Güngör, “1960 yılı baz alındığında 2018 yılına kadar olan dönemde kırmızı et üretimi gerçekleştirilen toplam hayvan sayısında yüzde 13’lük bir azalış olmuştur. Hayvan sayısının azalması ile ithalat artmaktadır.  Bunun için başta yem başta olmak üzere girdi maliyetlerinin düşürülmesi, planlı üretim ile kendi kendimize yetmeliyiz” dedi.

Hayvan ithalatının son 40 yıl içerisinde ciddi arttığına dikkat çeken Güngör, “Hayvan ithalatı 1980’li yılların ortasına kadar önemsenmeyecek düzeyde iken 1985-1995 ile 2010 yılından sonraki dönemde ciddi derecede artış göstermiştir" diye konuştu.

İthalatın büyük çoğunluğunun Brezilya’dan yapıldığını belirten Güngör, “Hayvan ithalatı 1980’li yılların ortasına kadar önemsenmeyecek düzeyde iken 1985-1995 ile 2010 yılından sonraki dönemde ciddi derecede artış göstermiştir. Son dört buçuk yılda yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında 3.35 milyon sığır ithal edilmiştir. Sığır ithalatının 2018 yılında yüzde 42’si, 2019 yılının ilk yarısında yüzde 66’sı Brezilya’dan yapılmıştır” şeklinde konuştu.

Ülkemizde hayvancılığın ciddi bir şekilde düşünülerek, özellikle en büyük sorun olan girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ve planlı bir üretimin önemine dikkat çeken TMMOB Ziraat Mühendisleri Genel Başkanı Özden Güngör, şöyle konuştu;

“2019 yılının ilk altı ayında ithal edilen sığır sayısı 64 ilimizdekinden ve Bartın, Karabük, Hakkari, Bilecik, Siirt, Tunceli, Yalova, Kilis ve Rize illerimizdeki toplam sığır sayısından daha fazladır. 2019 yılının ilk yarısında ithal edilen koyun sayısı, Sakarya, Bayburt, Gümüşhane, Yalova, Karabük, Zonguldak, Düzce, Rize ve Bartın’daki koyun sayısından daha fazladır. Son dört buçuk yılda 765 bin koyun ithal edilirken, 110 milyon dolar ödenmiştir. Bugün artık kırmızı et ve kurbanlık ihtiyacı için ithalat yapmak zorunda kalınmaktadır.

Dünyada 215 milyonu (yüzde 14) Brezilya’da, 185 milyonu (yüzde 12) Hindistan’da olmak üzere 1 buçuk milyar kadar sığır bulunmaktadır. 2016 yılında yaklaşık 10 milyon sığır ithalatı gerçekleşmiştir. Dünyadaki 161 milyonu (yüzde 13) Çin’de, 72 milyonu (yüzde 6) Avustralya’da, 63 milyonu (yüzde 5) Hindistan’da olmak üzere 1.2 milyar kadar koyun bulunmaktadır. 2016 yılında yaklaşık 17 milyon koyun ithalatı gerçekleşmiştir.

Kırmızı et üretimimizde sayısal olarak küçükbaşlar fazla olmakla birlikte, sığırlar miktar olarak ağırlıklı bir paya sahiptir. Yıllık kırmızı et üretimimiz 1 milyon tonun üzerinde gerçekleşmektedir. Üretimin tümü tüketildiği kabul edilecek olunursa, kişi başı kırmızı et tüketimimiz 13,84 kg seviyesindedir. Bu miktara 4-5 milyon mülteci dâhil değildir.

Kırmızı et üretimimizi sağlayan sığır, koyun, keçi ve manda sayısına bakıldığında, toplam hayvan sayısının 60 milyonu geçtiği görülmektedir. 1960 yılında 72 milyonu geçen hayvan sayısı, 2009 yılında en düşük seviyesi olan 37.7 milyon seviyesine indikten sonra tekrar yükselişe geçmiştir.

1960 yılı baz alındığında 2018 yılına kadar olan dönemde kırmızı et üretimi gerçekleştirilen toplam hayvan sayısında yüzde 13’lük bir azalış olmuştur. Aynı dönemde sığır sayısında yüzde 37’lik, koyun sayısında yüzde 2’lik artış meydana gelirken, keçi sayısında yüzde 56’lık, manda sayısında yüzde 64’lük bir azalış olmuştur. Kıyaslanan dönemdeki nüfusumuz ise yaklaşık üç kat artmıştır.

Keçi sayısı 24 milyon 632 bin 208 adet ile 1961 yılında, koyun sayısı 49 milyon 636 bin adet ile 1982 yılında, sığır sayısı 17 milyon 42 bin 506 adet ile 2018 yılında, manda sayısı 1 milyon 257 bin adet ile 1968 yılında sayısal olarak en büyük miktara ulaşmıştır.

SON 30 YILDA ET İTHALATI CİDDİ ARTIŞ GÖSTERDİ

Hayvan sayısının azalması ile ortaya çıkan kırmızı et ihtiyacı, ithalat yoluyla giderilmeye çalışılmıştır. Hayvan ithalatı 1980’li yılların ortasına kadar önemsenmeyecek düzeyde iken 1985-1995 ile 2010 yılından sonraki dönemde ciddi derecede artış göstermiştir.

2019 yılının ilk altı ayı dâhil olmak üzere son dört buçuk yılda yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında 3.35 milyon sığır ithal edilmiştir. Bu dönemde ithal edilen sığırların 944 bini Brezilya’dan, bir milyonu aşkın kısmı Uruguay’dan getirilmiştir. Avrupa ülkelerinden ise Macaristan ve Çekya’dan iki yüz bini aşkın sığır alımı gerçekleştirilmiştir.

Dünyadaki sığır varlığına bakıldığında bir buçuk milyar kadar sığır olduğu görülmektedir. 2017 yılı verilerine göre sığırların 215 milyonu (yüzde 14) Brezilya’da, 185 milyonu (yüzde 12) Hindistan’da bulunmaktadır.

Dünya sığır ithalatına bakıldığında 2016 yılında yaklaşık 10 milyon sığır ithalatı gerçekleştiği görülmektedir. En fazla sığır ithal eden ülke yüzde 17’lik payı ile ABD olmuştur. Ülkemiz 2016 verilerine göre dünya sığır ithalatının yüzde 5’ini gerçekleştirmiştir. 2017 verileri henüz yayınlanmamış olmakla birlikte, 2017 yılında 1 milyon 460 in 705 baş sığır ithalatı ile yüzde 15’ler seviyesine çıkması beklenmektedir.

Dünyadaki koyun varlığına bakıldığında 1.2 milyar kadar koyun olduğu görülmektedir. 2017 yılı verilerine göre koyunların 161 milyonu (yüzde 13) Çin’de, 72 milyonu (yüzde 6) Avustralya’da, 63 milyonu (yüzde 5) Hindistan’da bulunmaktadır. Ülkemiz 30 milyonu aşan koyun varlığı ile ilk on ülke arasında yer almaktadır.

Et fiyatlarının yüksekliğinden tüketici, hayvanlarını sattığı fiyattan zarar ettiği için üretici şikâyetçi iken, sorunun nedeni olarak sadece aracıları göstermek, kolaycılığa kaçmak olacaktır. Kızılay tarafından kurbanlık bedeli olarak yurt içinde 850 TL, yurt dışında 725 TL fiyat açıklanması bile hayvancılığımızın geldiği durumu gösteren hazin bir örnektir.

Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yayınlanan Temmuzun son haftasına ilişkin Haftalık Piyasa Bülteninde kıyma fiyatı ESK’da 32 TL iken, İstanbul’da 42.38 TL, Ankara’da 38.62 TL olarak; kuşbaşı fiyatları ise ESK’da 35 TL, İstanbul’da 50.62 TL, Ankara’da 45.82 TL olarak yer almaktadır. İstanbul’da kıyma fiyatlarında yüzde 32’lik, kuşbaşı fiyatlarında yüzde 45’lik; Ankara’da ise aynı ürünlerde yüzde 21 ve yüzde 31’lik fiyat farkları, kırmızı et üretimindeki sorunu gösteren örneklerden biridir.

ESK hayvan üreticilerini destekleme konusunda daha aktif rol üstlenmeli, üreticileri piyasada yalnız bırakmamalı, üreticilerin hayvanlarını maliyetlerini kurtaracak ve üretim faaliyetlerine devam etmelerini sağlayacak fiyattan kesmeli, kesim programı ve ödemelerinde mağduriyet yaratmamak için gecikmelere yol açmamalıdır.

Hayvansal üretimde yem başta olmak üzere girdi maliyetlerinin düşürülmesi, meraların korunması, yem bitkileri ve yem hammaddelerinin üretiminin artırılması, ıslah çalışmalarının yaygınlaştırılması, küçükbaş hayvan sayısının ve üretiminin artırılması ve besi hayvanı damızlık işletmelerinin kurulması teşvik edilmelidir. Üreticilerin girdi ve pazarlama ihtiyaçlarını karşılayacak örgütlenmeleri sağlanmalı, desteklemeler üretim artışı ve maliyetin düşmesini mümkün kılacak düzeyde olmalıdır. Kaliteli yem kaynaklarının yetersizliğinden kaynaklı yem açığının giderilmesi için üreticileri kaba yem üretimine teşvik edecek destekler verilmelidir.

Hayvancılık sektörü ile ilgili politikalarda kısa vadeli çözümler veya ithalat kolaycılığı yerine, üreticilerin maliyetlerini dikkate alan yapısal önlemlerin alınması, hayvan varlığımızın artırılması ve hayvansal üretimde kendi kendimize yetecek duruma gelinmesi konusunda gerekli adımları atacak uzun vadeli politikaların geliştirilmesi, gerek sektörünün devamlılığı gerekse halkımızın hayvansal gıdaya erişimi açısından zorunludur”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER