“İşçi çıkartmaları ile ilgili müfettiş görevlendirilecek”

“İşçi çıkartmaları ile ilgili müfettiş görevlendirilecek”

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Adana İl Başkanlığı tarafından seçimlerin ardından ilk İl Danışma Meclis Toplantılarını ve Bayramlaşma Törenlerini gerçekleştirdi. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, “Adana'da, 800'ün üzerinde olduğu söylendi ama bende olan bilgi, bu rakamın 2 bin 500'lere kadar ulaşacağı. Bu işlerin takipçisi olacağım.  Sayın Bakanımızla   görüştüm. İnşallah bir müfettiş görevlendirecekler ve bu belediyelerdeki işçi çıkarmalarını, maaş ödememe gerekçelerini yerinde inceleyecekler” dedi..

Yüreğir Kültür Merkezi’nde gerçekleşen İl Danışma Meclis Toplantısı ve Bayramlaşma Törenine Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve  Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu katıldı. İl Danışma Meclis Toplantısı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından törenin açılış konuşmasını Ak Parti İl Başkanı Şerif Güler yaptı. Güler, partililerinin ve tüm İslam Aleminin mübarek kurban bayramını kutlayarak sözlerine başladı. Güler’inde gündeminde Adana Büyükşehir Belediye Meclisi vardı. Güler, mecliste borçlanma oylaması sırasında bazı kişilerin Cumhur ittifakı meclis üyelerine hakaret etmesi konusuna dikkat çekti. Bu hakaretler yapılırken Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın bu durum karşısında oralı olmadığını savunan Güler, belediyenin lüzumsuz borçlanmasına karşı çıktıklarını ve çıkmaya devam edecekleri anlattı.

AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Furkan Bozkurt ve İl Kadın Kolları Başkanı Sevil Can’ında konuşmalarında yine belediye meclisinde yaşanan gerginlik oldu. Ak Parti Adana Milletvekili Tamer Dağlı’da konuşmasında tüm İslam Aleminin mübarek Kurban Bayramlarını kutladı. , yerel seçimlerin geride kaldığını ancak çalışmalarını durdurmadıklarını, mahalle mahalle gezmeye devam ettiklerini dile getiren Sarıeroğlu, vatandaşların taleplerinin kendilerinin temel önceliği olduğunu söyledi. Lafla, polemiklerle işleri olmadığını vurgulayan Sarıeroğlu, seçimsiz bir dört yıl olduğunu ve bu dönemi verimli şekilde geçirmeye kararlı olduklarını belirtti.

 Bütün çalışanların ve memurlarının maaşları günlerce önceden ödendiğini vurgulayan Sarıeroğlu, “Bugün, ekonomimize yapılan darbenin bir yılını değerlendirdiğimizde, dengelenme sürecini geride bıraktığımızı ve inşallah başta enflasyon olmak üzere döviz kurları olmak üzere, faizlerde aşağıya doğru düşme eğilimini hep birlikte görüyoruz. Bunların etkisini sadece rakamlarda değil hayatımızın her alanında, önümüzdeki dönemden itibaren çok daha güçlü şekilde hissedeceğiz. Ekonomide atılacak adımlarla 2019'un son dönemi ve 2020 , Türkiye açısından sıçrama noktası olacak.  Devletimiz, hükümetimiz yaklaşık 12,5 milyon emeklimize 13 milyar TL tutarında bir ikramiye ödemesi gerçekleştiriyor. Bütün çalışanlarımızın, memurlarımızın maaşları günlerce önceden ödeniyor.” dedi.

  Adana Büyükşehir Belediyesindeki işçi çıkarmalara tepki gösteren Sarıeroğlu, “Adana pozitif şekilde anılsın isterken, maalesef üzücü şekilde şehrimizin şu anda gündemde olmasından dolayı üzüldüğümü ifade etmek istiyorum. Hak, adalet, hukuk diyenlerin, maalesef ilimizde ve Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde nasıl işçi kıyımları yaptıkları ortada. Bunun üzücü tarafı buradaki emekçi kardeşlerimizi, bankamatikçi yaftasıyla damgalayarak kamuoyu nezdinde maalesef ki yaptıkları haksızlığa ve hukuksuzluğa bir kılıf olarak ortaya koymuş olmaları. Adana'da yaşanan süreç, görüyorsunuz. Adana, belediyenin herhangi bir yatırımıyla gündeme geldi mi? Hayır. Herhangi bir projeyle gündeme geldi mi? Hayır. İlk başta maalesef sinek gündemiyle gündeme geldik, yıllarca mücadele edilen sinek ve haşere konusu, tekrardan 29 sene sonrasında Adana'nın gündeminin ortasına oturdu.” şeklinde konuştu.

Sarıeroğlu, belediyelerdeki işten çıkarmalar konusunda müfettiş görevlendirilmesi yapılmasını beklediklerini belirten Sarıeroğlu, “Adana'da, 800'ün üzerinde olduğu söylendi ama bende olan bilgi, bu rakamın 2 bin 500'lere kadar ulaşacağı. Bu işlerin takipçisi olacağım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptım. Sayın Bakanımızla   görüştüm. İnşallah bir müfettiş görevlendirecekler ve bu belediyelerdeki işçi çıkarmalarını, maaş ödememe gerekçelerini yerinde inceleyecekler. Şimdiye kadar bankamatikçi dediler, herhangi bir şey ortaya koyamadılar.” ifadelerini kullandı.

 Ardından söz alan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti'nin Türkiye için istediği her şeyi bütün bölge ülkeleri için de istediğini savunarak, “Türkiye, kendi ülkesi için refah istediği gibi aynı zamanda etrafındaki coğrafyada, komşuları ve bölge insanı için de barış isteyen bir ülkedir. Kendi güvenliğimizi ne kadar önemsiyorsak, komşularımızın güvenliğini, etrafımızdaki coğrafyaların güvenliğini de o kadar önemsiyoruz.  Fakat arzu etmediğimiz olaylar gelişti. Halkların zenginliğini, barışını ve istikrarını isterken etrafımızda gelişen olaylar, bugün gördüğünüz gibi, Suriye'de ortaya çıktığı gibi birtakım istikrarsızlıkların ortaya çıkmasına yol açtı. İlk başta daha bu olaylar oluğunda Sayın Cumhurbaşkanımız 'Suriye'de bir güvenli bölge kurulsun, ölümden kaçan Suriyeliler Suriye'nin içindeki bu güvenli bölgede bulunsun' derken, maalesef dostlarımız ve müttefiklerimiz bu önerinin kıymetini bilemediler. Neticede, ölümden kaçan insanlara yüreğimizi açtık, gölümüzü açtık. Bütün dünyanın vicdanı olarak mükellefiyetimizi yerine getirdik. Yalnız kaldık, eleştirildik ama hiçbir insanı ölüme terk etmedik. Çünkü büyük bir devletin mirasçılarıyız.” dedi.

 Türkiye'yi bütün dünya takdir ederken, eleştirilerin sadece CHP'den gelmesine dikkat çeken Çelik, “Suriye sınırında kurulacak güvenli bölgemiz var.  Şimdi gelinen noktada bu kadar acı çekildikten sonra geçen gün açıklandı. Suriye'nin kuzeyinde, ülkemize karşı oluşturulmaya çalışılan terör devletçiğine karşı, Fırat Kalkanı ile Zeytin Dalı Harekatı ile verdiğimiz cevaplardan sonra burada Türkiye'nin kontrolünden güvenli bir bölge kurulmasını istedik. Niçin? Burada terör devleti olmasın, burada mazlum halklara zulmeden, zalimlik yapan, Kürt'ü, Türkmen'i, Arap'ı herkesi topluca mazlum durumuna düşüren birtakım oluşumlar, arkalarına birtakım siyasi güçleri alarak burada terör devletçikleri kurmasın diye. Cumhurbaşkanımız tarafından dillendirilen bu teze uzun zaman boyunca itiraz edildi. Bu tez kabul edilmiş olsaydı bu olayların hiçbiri yaşanmayacaktı, hiçbiri gerçekleşmeyecekti. Bu kadar insan hayatını kaybetmeyecek, bu kadar mazlum ortaya çıkmayacaktı.

 Şimdi gelinen noktada ortaya koyduğu irade, diplomasi, sahada bulundurduğu varlığıyla Cumhurbaşkanımızın kararlılığıyla, devlet politikalarının hassasiyetle uygulanmasıyla bu olayda yeni bir aşamaya geçmiş bulunuyor. Artık güvenli bölge kurulması için müttefiklerimizle beraber müşterek harekat merkezi kurulması, ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin bu güvenli bölge kurulduktan sonra bu güvenli bölgeye dönmeleri şekildeki planların yapılması söz konusu olacak. Tabii meselenin kağıt üzerinde karar verilmesi kadar sahadaki gerçekliğinin de buna uygun olarak inşa edilmesi gerekir. Türkiye de uzun zamandır bu meseleyi hassasiyetle, başarıyla yönetiyor. Fakat enteresan hadiseler de oluyor, Türkiye'yi bütün dünya takdir ederken, eleştiri sadece ve sadece CHP'den geliyor. Orta Doğu'yu Orta Doğululara bırakalım, biz bu işe karışmayalım. Dünyanın bütün 'Süper Güçleri' orada ama nedense CHP bizim orada olmamızı arzu etmiyor." dedi.

Yeni Zelanda'da 51 Müslüman'ın öldürüldüğü terör saldırısını işaret eden Çelik, "En son Yeni Zelanda'da bir saldırı meydana geldiğinde, oradaki katilin geride bıraktığı manifestoda Cumhurbaşkanımızın öldürülmesinden Osmanlı'nın geçmişine ve bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin durdurulması gerektiğine dair uzun uzun analizler vardı. Niçin Türkiye Cumhuriyeti'nin durdurulmasını söylüyor, niçin Cumhurbaşkanımızı hedef alıyor? Çünkü bizim her türlü ırkçılığa, her türlü nefret suçuna karşı, İslam düşmanlığına, antisemitizme karşı en güçlü sese sahip olduğumuz herkes tarafından biliniyor. Türkiye aynı anda hem Batı'ya hem Doğu'ya konuşabilen büyük bir birikime sahip. ABD'nin Teksas eyaleti El Paso şehrinde meydana gelen ve 20 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısını kınıyoruz.  Çok üzüldüğümüz, büyük bir başsağlığı dilediğimiz saldırı Teksas'ta meydana geldi. Burada ortaya koyduğumuz politikanın ne kadar haklı olduğu bir kere daha görüldü. Teksas'taki saldırıyı gerçekleştiren katil, Yeni Zelanda'daki katliamı gerçekleştiren katile selam söylüyor. Orada Müslümanları öldürenlerle ABD'de Hristiyanları öldürenler arasında nasıl bir bağ olduğu ortaya çıkıyor. Bunların aslında tek bir cephe olduğu, bu tek cepheye karşı da bütün insanlığın ortak bir mücadeleyi ortaya koyması gerektiği Cumhurbaşkanımız tarafından uzun zamandır dillendiriliyor. Beyaz ırkçılığı destekleyenler, beyaz ırkçılığının İslam düşmanlığına dönük tavırlarına sessiz kalanlar ilk defa bu Teksas'taki saldırıyı görünce beyaz ırkçılığına karşı seslerini yükseltmeye başladılar." ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik’te gündemine Adana Büyükşehir Belediye Meclisi vardı. Adana Büyükşehir Belediyesinin işçilere bayram öncesi maaş ödeyebilmek için borçlanma yetkisi istediğini ancak bunun kabul edilmediğini anlatan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı;

"Adana Büyükşehir Belediyesinin işçilere maaş ödeyecek parası vardır. İşçilerinin maaşını hemen ödeyebilecek parası vardır. Başka işler için borçlanma ihtiyacı söz konusuysa, o ihtiyacı gidermek için işçilere maaş ödememe gibi bir politika içine girmiştir. Bu yanlıştır. Belediye meclis üyelerimiz centilmenlik içerisinde, siyasi nezakete uygun olarak, kimseye hakaret etmeden halkımız tarafından seçilmiş herkese saygı duyar. Adana'nın iyiliği için bir proje söz konusu olduğunda değerlendireceklerdir ve destek vereceklerdir. Belediye meclis üyelerimiz tehdit edildiği zaman, bu tehdidin karşısında bütün AK Parti, bütün Cumhur İttifakı yek vücut olarak durur."

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER