banner6

“Kooperatifçilik yaygınlaştırılmalı”

Tarımın ülke ekonomisi için önemine dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir;

“Kooperatifçilik  yaygınlaştırılmalı”

Serhat ŞANLI/ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Kooperatifçiliğin, ortak bir amaca ulaşmak için ekonomik ve sosyal imkânların, yardımlaşma, dayanışma ve kefalet suretiyle bir araya getirilmesinden oluşan bir ortaklık olduğuna dikkat çeken Cahit İncefikir, “Avrupa ülkeleri daha çok kooperatifçiliğe yönelip üreticilerin ürünlerini kooperatifleri sayesinde pazarlayıp satarken, ne yazık ki bizde kooperatifler gerilemektedir. O bakımdan kooperatifçilik özendirilerek üretimin yanı sıra pazarlama kanallarında da etkin rol almaları sağlanmalı ve aracılık sistemi kaldırılarak üreten çiftçi hak ettiği ürün bedelini almalıdır.” dedi.

Tarımın ülke ekonomisi için önemine dikkat çeken Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, “Unutulmamalıdır ki; ülkemizde artan işsizliğin, cari açığın, enflasyonun en güçlü panzehiri tarımdır. Maalesef ülkemiz verimli toprakları ve ürün çeşitliliğiyle tarım sektörü açısından büyük potansiyele sahip olmasına rağmen, dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olma konumunu kaybetmiştir.

Bugün tarımsal girdiler ve temel gıda ürünlerinde büyük ölçüde dışa bağımlı olmakla beraber, Türkiye tarımının adeta ateşten gömleği olan döviz kuruna bağlı girdilerdeki enflasyon üstü fiyat artışları, tarımsal desteklerdeki yetersizlik gibi üretim yapmayı olumsuz etkileyen sorunlara bir de küresel iklim değişikliği kaynaklı aşırı kuraklığın eklenmesi üreticilerimizi fazlasıyla mağdur etmektedir” diye konuştu..

İncefikir, “20 yıl öncesinde 41 milyon 196 bin hektar olan tarım alanlarımız, bugün 37 milyon 753 bin hektara gerilemiştir. Yani üretimden çıkan tarım alanı 3 milyon 443 bin hektara denk gelmektedir. Gelecekte ülkemiz için en büyük sorun üreticilerin tarımdan uzaklaşması olacak. Aslında tarım sektörü, Dünya genelinde her geçen gün değeri daha da artarak stratejik öneme sahip sektörlerin başında yer alıyor. Çünkü Dünya nüfusunun artmaya devam etmesi, küresel ısınma, su kaynaklarının kıtlığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ile tarım alanlarının ciddi oranda azalması olarak gösteriliyor.

Ancak ülkemizde para kazanamayan, tarımsal desteklerde aradığını bulamayan çiftçi ya üretimden çekilmekte ya da gittikçe artan maliyetler nedeniyle sektörden uzaklaşmaktadır. Gün geçtikçe tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının ve kırsal alan nüfusunun sürekli düştüğünü görebiliyoruz.” İfadelerine yer verdi.

Tarımda çiftçilere verilecek desteklerle beraber kooperatifçiliğin de yaygınlaştırılarak kazanmaları ve tüketicinin de tarla ile marketler arasındaki uçurumdan zarar görmemesinin sağlanmasının önemine dikkat çeken İncefikir şu bilgilere yer verdi;

“Kooperatif,  işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla kurulan bir iktisadi ortaklıktır ve hukuki olarak, tüzel kişiliği olan ve ortakların belirli iktisadi çıkarlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlamak ve korumak amacıyla gerçek ve kamusal tüzel kişiler ve dernekler tarafından meydana getirilen değişir ortaklı ve değişir sermayeli kuruluşlardır.

Bugün kooperatiflerin mal ve hizmetlerin üretiminde ve sunumunda, ortakların pazarlık gücünü arttırmada, tasarrufların ekonomiye kazandırılmasında büyük önem taşıyan kuruluşlar olduğu tüm dünyada kabul görmüştür.

Aslında kooperatifçilik tecrübemiz Avrupa’dan daha fazladır. Ancak gerilediğini görmekteyiz. Bugün Avrupa ülkeleri daha çok kooperatifçiliğe yönelip üreticilerin ürünlerini kooperatifleri sayesinde pazarlayıp, satarken ve önem verirken ne yazık ki bizim ülkede, kooperatifler gerilemektedir. Bu üzerinde önemle durulması gereken çok önemli bir konudur ve her geçen gün önemi daha da artan tarımın sürdürülebilirliği için gereklidir.

Özellikle son birkaç yıldır hep gündemde yer alan tarla ile market arasındaki uçurumu engellemek için çok önemlidir. Örneğin, tüketicinin tarlada 2 lira olan bir ürünü, market veya pazardan 15-20 liraya almasını engelleyebiliriz. Birçok ürünümüz tarlada kalmasına rağmen vatandaşlarımız tarlada kalan ürünü bile alamamaktadır.

Çünkü kendilerine gelene kadar üründe yüksek fiyat artışı olmaktadır. Bunu dengelemek için kooperatifçiliğe önem vermek gerekmektedir. Ayrıca kooperatifçiliğin başarı düzeyi, yalnızca kooperatif işletmelerle sınırlı kalmayıp, tarımsal verimlilik, kırsal istihdam, tarımsal gelirler, kırsal göç gibi çok yönlü konularla da ülke açısından önemi büyüktür.

Biz üreticiler için çok önem arz eden tarım kooperatifleri, ortak olan çiftçilerin ekonomik haklarını korumak amacıyla bizzat çiftçiler tarafından kurulmuş organizasyonlardır. Kooperatif birlikleri de birbiriyle aynı nitelikte olan en az üç veya daha çok kooperatifin ana sözleşmelerinde bu yolda hüküm bulunmak koşuluyla birlikte kuracağı bir kooperatiftir.

Gelişmiş ülkelerin hepsinde kooperatifçilikten en üst düzeyde yararlanıldığını görmekteyiz. Örneğin bugün İsveç’te et kesimi ve et işlemenin yüzde 80’i; süt işlemenin yüzde 90’ı kooperatiflerce yapılır. Danimarka’da süt işlemenin yüzde 90’ı ve tarımda dünyada önemli gelişme sağlayan Hollanda’da yüzde70 kadarı kooperatiflerin işidir. 

İngiltere, Fransa, İtalya vb ülkelerde tarım ürünlerini işleme ve satış ile ilgili yüksek düzeyde gelişmiş kooperatif çalışmalarının sürdüğünü görmekteyiz. İtalya yine aynı.. Kısaca kooperatifler tüm dünya tarafından çok önem verilen kuruluşlardır.

Bizde de kooperatifçilik özendirilerek üretimin yanı sıra pazarlama kanallarında da etkin rol almaları sağlanmalı ve aracılık sistemi kaldırılarak üreten çiftçi hak ettiği ürün bedelini almalıdır. Tarımsal kaynaklarımızın korunmasını, üreticilerimizin çıkarlarını, halkımızın gıda güvencesi ve güvenliği ile ülkemizin kendi kendine yeterliliğini sağlayacak, konuyla ilgili tüm tarafların işbirliği ile hazırlanan plan ve programların yapılması ve bir an önce yaşama geçirilmesidir.

Çünkü ülkemizde artan işsizliğin, cari açığın, enflasyonun en güçlü panzehiri tarımdır. Tarım üretiminin yüzde 50’sini köylüler, küçük üreticiler gerçekleştirmektedir. Bunu devam ettirmeli ve bunun için ortak çalışmalar yapılarak dayanışma içinde olmalı, kooperatifçiliği yaygınlaştırmayız. Yaşadığımız bu güzel dünyamızın 10 bin 12 bin yıl önce olduğu gibi bugün ve gelecekte de insanoğlunu besleyebilecek kapasitesi vardır.”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42