Köse: Maliyetler düşürülüp üretim desteklenmeli

Adana Veteriner Hekimler Odası (VHO) Başkanı Nihat Köse, son yıllarda et fiyatları ile gündeme gelen hayvancılık sektörüne dikkat çekerek, “Son yıllarda et fiyatları ile gündeme gelen hayvancılık sektörü zor dönemler geçiriyor. Yüksek maliyetler nedeniyle sektörden kopmalar var. Hayvancılığı yeniden eski günlere döndürmek istiyorsak, maliyetleri düşürüp, üretimi desteklemeliyiz” dedi.

Köse: Maliyetler düşürülüp  üretim desteklenmeli

Serhat ŞANLI/ÖZEL

ADANA (İLKHABER) - Adana Veteriner Hekimler Odası(VHO) Başkanı Nihat Köse, son yıllarda et fiyatları ile gündeme gelen hayvancılık sektörüne dikkat çekerek, “Son yıllarda et fiyatları ile gündeme gelen hayvancılık sektörü zor dönemler geçiriyor. Yüksek maliyetler nedeniyle sektörden kopmalar var. Hayvancılığı yeniden eski günlere döndürmek istiyorsak, maliyetleri düşürüp, üretimi desteklemeliyiz” dedi.

Et ve et ürünleri insan beslenmesinde önemli yer teşkil eden gıda olarak karşımıza çıkıyor. Etin kaynağı ise hayvancılıktır. Hayvancılığın gerilemesi ile birlikte ithalata yönelim artarken, bu durum et fiyatlarını yükseltiyor.

Son dönemlerde sık sık et fiyatları ile gündeme gelen hayvancılıkta en önemli sorun ise girdi maliyetleri. Hayvancılıkta önemli yer teşkil eden meraların zamanla azalması ise girdi maliyetlerinin daha da yükselmesine neden olan bir başka konu olarak karşımıza çıkıyor. Girdi maliyetlerinin yüksek olması ve desteklerin azlığından yakınan üreticiler ise sektörden uzaklaşarak başka alanlara yöneliyor.

TÜİK verilerine göre ülkemizde 2018 yılında büyükbaş hayvan sayısının 17 milyon 221 baş, küçükbaş hayvan sayısının da 46 milyon 117 bin bin olduğu açıklandı.

Hayvancılık sektörünün önemine değinen Adana Veteriner Hekimler Odası(VHO) Başkanı Nihat Köse, çözümün üretimden geçtiğini söylüyor.

Hayvancılıkta girdi maliyetlerinin önemli olduğunu ve maiyetlerin yüksek olması nedeniyle de üreticilerin sektörden koptuğuna dikkat çeken Köse, “Hayvancılığımızın zor durumda olduğunu son dönemlerde artan et fiyatlarından da görebiliyoruz. Çünkü üretim olmadığında fiyatlar da yüksek olur. Bugün önemli bir sektör olan hayvancılığın gerilemesinin en büyük nedeni yüksek girdilerdir. Buna acil çözüm üretilmesi ve bu bağlamda gerekli desteklerin verilip, maliyetlerin de azaltılması kaçınılmazdır” dedi.

Son yıllardaki istatistiklere değinerek çözüm önerilerinde bulunan Adana Veteriner Hekimler Odası(VHO) Başkanı Nihat Köse, şöyle konuştu;

“’TÜİK tarafından yapılan açıklamada Türkiye’de hayvan sayısının ve doğal olarak hayvansal ürünlerin bir önceki yıla göre artış gösterdiği belirtildi. Örneğin; büyükbaş hayvan sayısının 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6, 9 artarak 17 milyon 221 baş, küçükbaş hayvan sayısının da yüzde 4,1 oranında artış gösterdiği ve sayının 46 milyon 117 bin’ e ulaştığı açıklandı.

Hem koyun sayımızın, hem keçi sayımızın arttığı belirtildi. Sonuç olarak ta süt üretimimizin yüzde 7 arttığı hatta kaz, hindi, broiler (et tavuğu), yumurta üretimi vs her kalemde artışların olduğu açıklandı. Bu artışların olması tabi ki iyi bir şey. Ancak bazı soru işaretleri var. Artış oldu diyoruz ancak kırmızı et ithal etmeye devam ediyoruz. Peki! Neden et ithal ediyoruz?

Canlı hayvan bakımından dünyada önde gelen ülkelerden ve ihracat yaparken, şimdi ithalat yapan ülke olduk. Hayvancılığa önem vermememiz sonucu bugün nerdeyse hayvancılık bitme noktasına geldi ve bunun sonucunda da dışarıdan et ithal etme durumuna düştük.

MALİYETLER YÜKSEK

Hayvancılıkta en önemli maliyet girdilerdir. Girdilerin yüksek olması, üreticileri sektörden uzaklaştırmaktadır. Örneğin bir yıl önce 50 kg ağrılığındaki bir torba yemin fiyatı aşağı yukarı 40-50 TL iken, bugün 70-80 TL’ye çıkmış bulunmaktadır. Yani hayvancılığın en büyük gideri olan yemde yüzde 50 ile yüzde 70 arasında bir artış olduğunu görüyoruz. Kaba yemde de, kesif yemde de maliyet iki katına yaklaşmıştır. Ayrıca enerji fiyatlarındaki artış da maliyetleri daha da artırmıştır. Bunun yanında ilaca yüzde 50 zam gelmiştir.

MERALAR ÖNEMLİ

Hayvancılığı geliştirmek için başta hayvancılık için çok önem arz eden meralardan başlamak gerekir. Çünkü merasız bir hayvancılık düşünemezsiniz.  Ülkemizin birçok bölgesinde mevcut meraların yok olduğunu görüyoruz. Oysa özellikle doğu ve güneydoğu, İç Anadolu ve daha birçok yer meralar için çok uygundur. Meralarımızın yeniden hayata geçirilmesi ile birlikte verilecek desteklemeler ile birlikte üreticilerimiz yeniden hayvancılığa yönelecektir.

TÜRKİYE HAYVANCILIK İÇİN UYGUN

Hayvancılık için gerekli coğrafik yapı ve iklime sahip olmamızın yanında genç nüfusuyla da büyük bir potansiyele sahip bir ülkemiz var. Bu potansiyeli iyi kullanmamız ve gerekli alt yapıyı hazırlayıp projeler üreterek hayvancılığı geliştirebiliriz.

Bugün köylerimizde sütün litresi 1- 1,1 liraya satılmaktadır. Kesim inek, tosun farklı olmakla beraber karkas kg 22,5 TL ile 29 TL arasında değişmektedir. Hayvancılarımızın bu girdilerle bu işi sürdürebilmesi olanaklı değildir. Bu yıl artış varsa ki TÜİK öyle diyor önümüzdeki zamanlarda hızla azalacaktır. Çünkü para kazanamayan işletmelerin bu işi bırakacağı aşikardır.

İNSANLAR KÖYLERİNDE KALACAK

Uygun iklimi, verimli toprakları ve genç nüfusuyla büyük bir potansiyele sahip ülkemizin tarım ve hayvancılığa verilecek doğru ve yeterli destekler ile hem kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın, yerlerinde kalmaları, hem de kentlere göç edenlerinde yeniden köylerine dönmelerini sağlamak mümkün olacaktır.

Ekonomik iniş-çıkışları fırsat bilerek ilaca, hammaddeye zam yapanlar unutmamalıdır ki hayvancılık yok olursa, hem insanlarımızı sağlıklı besleyemeyiz hem de insanlarımızı bir daha hayvancılığa döndüremeyiz. Ayrıca ülkemizde üretimi desteklemeden yem giderlerini ucuzlatmadan insanımızın hayvancılıktan para kazanmasını sağlamadan sorunu çözmemiz olanaklı değildir”

Güncelleme Tarihi: 03 Mart 2019, 17:18

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER