Memur SEN teklifleri kabul etmedi

Memur SEN  teklifleri kabul etmedi

Bayram BULUT

 

ADANA (İLKHABER)- Kamu çalışanlarına yönelik belirlenen zam teklifini kabul etmeyen sendikalardan peş peşe açıklamalar gelmeye başladı.

5. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri 1 Ağustos 2019 tarihinde gerçekleştirilen ilk oturumla başladı. 16 Ağustos tarihi itibariyle Kamu İşveren Heyeti masaya ilk teklifini sundu. Kamu İşveren Heyeti’nin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifler, 2020 için yüzde 3,5 + yüzde 3  ve 2021 için yüzde 3 + yüzde 2,5 şeklinde oldu. Ancak Memur SEN tarafından bu teklifler kabul edilmedi.

5. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ

Konuyla ilgili Memur-Sen Adana İl Sekreteri Bekir Nennioğlu basın toplantısı düzenledi. Çınarlı Mahallesi’nde bulunan binalarında düzenlenen basın açıklamasında konuşan Nennioğlu,  5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin 1 Ağustos günü gerçekleştirilen ilk oturumla başladığını belirtti. 16 Ağustos tarihinde Kamu İşveren Heyeti’nin, masaya ilk teklifini sunduğunu anlatan Nennioğlu, “Kamu İşvereni, görüşmelerin 16 gününde,  bizim tekliflerimizin kendisine iletilmesinden tam 22 gün sonra masaya teklif sundu.  Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklif; gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip.” dedi.

İLK TEKLİF

Nennioğlu, “Masaya sunulan ilk teklifin hiç kimsenin aklına yatmadığını ve gönlünü rahatlatmadığını anımsatan Nennioğlu, “Bu teklifin,  “Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye” hedeflerini ve gerçeklerini  yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir. Daha da önemlisi Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir.” diye konuştu.  

DURUMA UYGUN ÇÖZÜM

Memur-Sen Konfederasyonunun ve yetkili sendikalarımızın toplu sözleşme teklifleri; teşkilatımız, üyelerimiz ve kamu görevlilerimiz tarafından duruma uygun, çözüme matuf,  içeriği makbul,  maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördü. Bu kabule rağmen, Kamu İşvereninin 24 Temmuz’da sanki kendisine hiç teklif sunulmamış, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına, demokratik ve sendikal haklarına, özlük hakları ve çalışma şartlarına dair tekliflerinden bihaber kalmış bir profil çizmesini ne kabul edilir ne de anlaşılır bir tutumdur. Hükümetin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifini hatırlayalım; 2020 için yüzde 3,5 + yüzde 3 ve 2021 için yüzde 3 + yüzde 2,5.” şeklinde konuştu.

ORANLAR AÇIKLANDI

Oranların Hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu olmadığını vurgulayan Nennioğlu, “

Bu oranlar, Hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil.

Hükümetin teklifi, faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor. 5. Dönem Toplu Sözleşme masasına dün itibariyle sunulan Kamu İşvereni teklifi; “kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı” sona ermesi gerekirken aksine “kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı” eklenme çabası olarak da görülebilir.”ifadelerini kullandı.  

EMEK KESİMİ İÇİN TOPLU PAZARLIK MASASININ ANLAMI

Teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce giderilmesi gerektiğini anlatan Nennioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Emek kesimi için toplu pazarlık masasının anlamı; evdeki bulguru kaybetme kaygısı olmaksızın Dimyata pirince gitmektir. Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin. 5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı; 2020 için yıllık toplamda  yüzde 6.60, 2021 için yıllık toplamda  yüzde 5.57 oranın da zam yapılması, iki yıllık toplamda ise  yüzde 12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir. Bu durumda kamu görevlilerine ve

onların yetkili temsilcisi konumunda konfederasyona ve sendikalara şu denilmektedir;

”2020’de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin. Şekere, elektriğe, doğalgaza tek seferde yüzde 15 zam yapıldı fakat maaş ve ücretlerinize dört seferde yüzde 12’nin biraz üzerinde zam yapılmasını normal kabul edin. Yetmez, “gecikme zammı aylık yüzde 2,5,

yıllık yüzde 30 iken maaş zammınızın yıllık yüzde 6’lar ve iki yıllık toplamda yüzde 12’ler seviyesinde olmasına aldırış etmeyin” deniyor. Merkez Bankasının 2020 ve 2021 için enflasyon hedefi yüzde 5,

aynı yıllara ait enflasyon tahminleri ise yüzde 9,5 ve yüzde 5,9 iken aynı yıllara ait beklenti anketlerinin sonucu ise sırasıyla yüzde 13,9 ve yüzde 11,5 olarak kayıt altına alınmış.

SON 10 YILLIK SÜREÇTE ENFLASYON HEDEF VE TAHMİNLER

Bu rakamların yanına da son 10 yıllık süreçte enflasyon hedef ve tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasında zaman zaman 2 kata kadar farklılıklar oluştuğu bilgisini de paylaşmak gerekiyor.

Diğer taraftan 2019 yılında uygulanan yeniden değerleme oranının yüzde 23’ün üzerinde olduğunu ve

mevcuttaki tutumu devam ederse 2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranının da yüzde 27- yüzde 30 bandında olacağı gerçekleri de gün gibi ortadır. Bir başka ifadeyle, kamu tarafı bazı harçlara ve ücretlere gelecek yıl yaklaşık yüzde 27 oranında zam yapılacaktır.

 

BİR ÖNCEKİ YILIN BÜTÇESİNİN İLGİLİ YILDAKİ YENİDEN DEĞERLEME ORANI KADAR ARTIRILMASI

Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Hükümetin bütçe teklifinin Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde “bir önceki yılın bütçesinin ilgili yıldaki yeniden değerleme oranı kadar artırılması”  uygulamasına geçilmiştir. Buna bağlı olarak,  2020 yılı bütçe teklifi Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde 2019 bütçesinin 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı kadar artırılması söz konusu olacak. Böyle bir durum gerçekleşirse;  2020 yılında Hükümetin bütçesine yaklaşık

yüzde 27 civarında zam yapılırken kamu görevlilerinin maaşlarına ise yüzde 3,5+ yüzde 3 zam yapılması gibi bir garabet ortaya çıkacaktır.

ŞUNU SÖYLEMEK GEREKİR

Bütün bu veriler üzerinden şunu söylemek gerekir ki; “Memuru enflasyona ezdirmeyiz” vaadi Hükümet tarafından öncelikle teklif bandında korunması gerekir. Bir başka anlatımla, Hükümetin ilk teklifinin 2020 ve 2021 için sırasıyla Merkez Bankasının beklenti anketindeki yüzde 13,9 ve yüzde 9,5 oranları dikkate alınarak şekillendirilmesi ve masaya getirilmesi gerekirdi. Diğer taraftan, toplu pazarlık masası sadece maaş ve ücret zamlarıyla sınırlı bir pazarlık masası değil. Masada, haklar, sosyal hak ve yardımlar, özlük hakları ve çalışma şartları da pazarlığın kapsamında değerlendiriliyor.

  

YENİ BİR TEKLİF VE YENİ BİR EŞİK BEKLİYORUZ

Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklifle karşılaştık. Bu teklifin tamamlanmaya, ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var. İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçede imkan var olduğuna inanıyoruz. Biz, eski Türkiye’nin vehimlerinden beslenen değil Yeni Türkiye’nin güvenine yaslanan bir teklif istiyoruz. Türkiye’nin gücüne bizim kadar inanılırsa, Türkiye’nin büyüklüğüne bizim kadar itibar edilirse,

Türkiye’nin yeni paradigmal çerçevesi bizim gibi anlaşılırsa;  anlaşmamızda, adil paylaşmamızda,

birlikte ve huzur içerisinde yaşamamızda çok daha kolay karşılanacaktır. Biz, örgütlü gücümüzü yetersiz tekliflere tepki vermekten kaçınmayız.  Fakat biz örgütlü gücümüzü için değil hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri takdir etmek için kullanmak istiyoruz. Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz.”

HAZIR OLDUĞUMUZUN BİLİNMESİNİ İSTİYORUZ

“Türkiye’ye inanıyor ve Türkiye’nin gücüne itibar ediyoruz.” diyen Nennioğlu, “Memur-Sen  İl temsilciliği olarak ilimizdeki Memur-Sen teşkilatlarıyla birlikte toplu sözleşme sürecini yakından takip etmeye,

bizleri memnun edecek her konuda destek, üzecek ve gerecek her konuda tepki vermeye hazır olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Diğer taraftan ilimizdeki parti yöneticilerinin, belediye başkanlarının özellikle iktidar partisine mensup milletvekillerinin  toplu sözleşme noktasında sorumluluk almalarını Hükümet kanadına yönelik baskı ve beklenti iradesi oluşturmak noktasında bizlerle birlikte hareket etmeleri çağrısında bulunuyoruz. Emeğin hakkının verilmesi noktasındaki niyet ve gayretlerimizde bereket, irade ve çalışmalarımızda örgütlü güçten neşet eden kudret temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı. 

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER