Mezopotamya’nın En Eski Buğdayı Sorgül, Mardin Topraklarında Hayat Buluyor

Mezopotamya’nın En Eski Buğdayı Sorgül, Mardin Topraklarında Hayat Buluyor

 

ADNAN AVUKA

MARDİN(İLKHABER)-Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’nin finanse ettiği Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından uygulanan ve Şükran Ekonomik Tarımsal Kalkınmayı ve Sosyal Gelişimi Destekleme Derneği tarafından yürütülen Yaşayan Toprak Yerel Tohum projesi kapsamında yeniden canlandırılan ve 2017 yılından bu yana tohumluk olarak ekimi gerçekleştirilen Mezopotamya’nın en eski buğdayı Sorgül’ün hasadı Mardin’de gerçekleşti. Hasada, projede çalışan bölgedeki yerel ve mülteci kadın çiftçiler ve kadın mühendislerle beraber AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve Avrupa Birliği Büyükelçisi Christian Berger ,Valcaret, Artuklu Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Artuklu Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı, Ticaret Sanayi  Odası Meclis Başkanı Kenan Özçelik İş adamı ve tarlasında hasat şenliği yapılan çiftçi Rasim Tugmener,  Ak Parti Mardin İl Başkan Yardımcısı Vahap Alma, Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Hülya  Hakimoğlu ,Artuklu Belediyesi meclis üyeleri STK temsilcileri ve kanaat önderleri katıldı.

2017 yılından bu yana Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’nin finanse ettiği Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından uygulanan ve Şükraan Ekonomik Tarımsal Kalkınmayı ve Sosyal Gelişimi Destekleme Derneği tarafından yürütülen “Yaşayan Toprak Yerel Tohum” projesinde bu yıl ikinci hasat gerçekleşti. Proje kapsamında yeniden canlandırılan ve iyi tarım uygulamalarıyla ekimi 2 ton ile başlayan Sorgül Buğdayı’nın bu yılki hasadında rekolte 440 tona ulaştı. Hasat şenliğine, projede görev alan yerel ve mülteci kadın çiftçiler ve kadın mühendisler de katıldı.

İzmir ve Mardin’de özellikle kadın istihdamı ve tarımın geliştirilmesi konusunda projelere liderlik eden AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı hasat şenliğinde yaptığı konuşmada “Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile Mardin'de yürüttüğümüz, Türkiye'nin en geniş kapsamlı yerel tohum projesinde Mezopotamya'nın en eski buğdayı Sorgül’ü yeniden canlandırdık. Ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyan, yerli tohumların canlandırılması hedefiyle yürütülen Ata tohumu seferberliğinin de bir parçası olabilecek bu projenin geldiği nokta hem Anadolu topraklarının bereketini hem de bu bereketi yaşatan kadın çiftçimizin gücünü gösteriyor. Yaşayan Toprak Yerel Tohum projesi, dünyanın farklı noktalarındaki uygulamalara bir model oluştururken ölçülebilir sonuçları ve elde ettiği başarılarıyla, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası örgütlerin doğru projede bir araya gelmesinin toplumun sürdürülebilir kalkınmasına sağladığı faydanın da en önemli kanıtıdır” dedi.

“Proje bir başarı hikayesi”           

Projenin destekçileri arasında yer alan Avrupa Birliği, Büyükelçisi Christian Berger ise, "Tarım AB'deki en önemli ekonomik sektörlerden birisidir. Çiftçiler halka kaliteli ve güvenli yiyecek sağlama ve çevreyi koruma konusunda önemli bir göreve sahiptirler. Kırsalı asıl koruyup gözetenler çiftçiler ve ormancılardır"  dedi.

Büyükelçi Berger konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Avrupa Birliği Türkiye'de kırsal alanları Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) aracılığıyla desteklemektedir. AB politikaları üzerine şekillendirilen bu program şu ana kadar çiftlik, gıda işleme firmaları ve kırsal çeşitlendirme ve işletmeler konusunda 14,000 projeye yatırım desteği sağlamıştır. Kırsalda yaklaşık 57,000 iş yaratan IPARD her ay giderek daha fazla iş yaratmaya devam etmektedir. IPARD arıcılardan süt işletmecilerine uzanan çok çeşitli faaliyetlere destek olmaktadır. Daha da önemlisi, kadınlara ve genç girişimcilere de ulaşmaktadır. IPARD projelerinin Türk tarım-gıda sektöründe, AB standartlarına tam uyumlu, yeni yatırım standartları oluşturduğundan hiç şüphem yok. Bu durum Türk tarım-gıda sektörünün Avrupa pazarında rekabet gücünü arttırabilmesi için de teknoloji transferine, ilerlemeye ve yenilikçiliğe yol açmaktadır. Program önemli desteklerle herkese ulaşarak, küçük ve orta ölçekli girişimcilere ve çiftçilere fayda sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Zaten tam olarak da bu sebepten dolayı bu projeyi AB ile Türkiye arasındaki işbirliği kapsamında bir başarı hikâyesi olarak nitelendirilebiliriz.”

Hasat şenliğinde proje hakkında bilgi veren Şef Ebru Baybara Demir; “Yerel tohumlar binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşan genetik birer hazinedir. Amacımız her türlü doğa koşuluna ve hastalıklara dayanıklı olan bu tohumları ekerek, kuraklık olmak üzere bizi bekleyen tehlikelere karşı önlem almak. Toprağın korunması, iyi tarım uygulamaları, yerel tohumların bulunması, çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması için başlayan projede bölgedeki toprak sahipleri, iyi tarım uygulamalarını deneyimleyerek projeye destek verdiler. Her şey 70 kadın ve büyük emeklerle ulaştığımız 2 ton Sorgül ile başladı. Geleneksel tarım yönetmeleriyle başladığımız ekimde bir yandan yerel tohumların korunmasını sağlarken, bir yandan da kadın istihdamını arttırmaya çalışıyoruz. Kültürel bilgi ve becerinin gücüyle başlatmış olduğumuz entegrasyon sürecinde Suriyeli mülteci kadınların bize öğretmiş olduğu geleneksel tarım tekniklerinden de faydalandık” dedi.

440 ton hasat edilen sezonda projede 310 kadın çiftçi 24 kadın mühendisin istihdam edildiğini belirten Demir; “Bu projede, tohum ve toprağımıza sahip çıktığımız kadar topraktan düzenli gelir etmeye başlayan kadınlarımızla geleceğimizi de güçlendiriyoruz. Bu projede kadın istihdamı konusunda tüm imkanlarını seferber eden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a ve Atalık tohumları konusundaki vizyonuyla yol gösteren Emine Erdoğan Hanımefendi’ye sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

“Susuz tarımla yetiştirilebiliyor”

Hasat sırasında Sorgül buğdayı hakkında bilgi de veren Şef Demir şunları söyledi:

 “Anadolu’da tarihi 13 bin yıl öncesine dayandığı bilinen buğday tarımının anavatanı Mezopotamya’dır.  Sorgül ise Mezopotamya ovasında yetişen, bilinen en eski buğday türü. Adını kehribar sarısından kırmızıyı yansıtan renginden alan Sorgül, tane yapısı camsı, kırmızıya dönen sarı renkte, mükemmel bir koku ve aromaya sahip. 140 cm’e ulaşan boyu ile yüksek saman verimine de sahip Sorgül’ün kimyasal gübreye ve sulamaya tepkisi de düşük. Kök yapısı derin ve kuvvetli olduğu için yağışa dayalı şartlarda ve organik yetiştirilmeye uygun olan Sorgül, gelecekte kuraklık tehlikesine karşı susuz tarıma da elverişlidir.”

Artuklu Belediyesi Başkanı ve çifçi olan Abdulkadir Tutaşı yaptığı konuşmasında ise “Ben hayatım boyunca çiftçilikle uğraşan bir kişiyim. Dünyanın en önemli buğdayı Mardin Mezopotamya ovasında yetişir, Yıllardır düşündüğüm ve yapmak istediğim bu girişimi Ebru hanım  yaptı, kendisini tebrik ediyor ve bu çalışmalarının devamını diliyorum.

Artuklu Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ise kadınlara yönelik bu güzel ve örnek hizmetlerin kadınlara iş istihdamı ve yaşanabilir bir gelir kapısı oluşturmayı amaçladığını belirterek, kadınlara daha fazla gelir elde etmeleri için kooperatif kurmalarını önerdi.

 Hasat etkinliğinden önce çalışmalara katkı sunan çiftçilere ödülleri verildi. Davul-zurna eşliğinde yapılan hasat sırasında AB Büyükelçisi ve diğer konuklar birlikte halay çekti.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER