‘Narenciye Araştırma Geliştirme Enstitüsü’ kurulmalı

Türkiye’nin narenciye ihracatında en büyük rakibinin İspanya olduğunu belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Adana Şube Başkanı Semih Karademir, Adana’da başta Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi önderliğinde, üreticilerimizin de katkı koyabileceği ve Tarım Bakanlığı’nın destekleriyle ‘Narenciye Araştırma Geliştirme Enstitüsü’ kurulması gerektiğini söyledi.

‘Narenciye Araştırma Geliştirme Enstitüsü’ kurulmalı

‘Narenciye Araştırma Geliştirme Enstitüsü’ kurulmalı

ÖZEL HABER -SERHAT ŞANLI

ADANA (İLKHABER)-Türkiye’nin narenciye ihracatında en büyük rakibinin İspanya olduğunu belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Adana Şube Başkanı Semih Karademir, Adana’da başta Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi önderliğinde, üreticilerimizin de katkı koyabileceği ve Tarım Bakanlığı’nın destekleriyle ‘Narenciye Araştırma Geliştirme Enstitüsü’ kurulması gerektiğini söyledi.

Geçmiş yıllarda beyaz altın pamuk ile anılan Çukurova’nın artık narenciye üretimi ile de ülke ekonomisine ciddi katkılar sağladığını belirten Karademir, “Önceki yıllarda bu bölgede şimdi narenciyeyi de gördüğümüz alanların büyük bir kısmında ‘Beyaz Altın’ pamuk yetiştiriliyordu. Çukurova’mızda daha önceleri ortalama 2,5- 3 milyon dekar alanda pamuk yetiştiriliyordu. Bugün ise, 250 ile 300 bin dekarlık alana gerilemiştir. Pamuktan boşalan arazilere mısır, sebze ve turunçgiller ekildi. Yine geçmiş yıllarda Çukurova, tarım alanında yapılandırılırken meyveciliğin yüzde 15 seviyelerine çıkarılmasına çalışıldı. Bu bölgenin ekim alanlarında meyve oranını yüzde 15’e çıkardığımızda bu ovanın daha verimli ve doğru kullanılacağı planlamaları yapılmıştır ki, bu doğru bir planlamadır. Bugün ovamızda meyvecilik yüzde 8’lerdedir. Bu yüzde 8’lik oran içerisinde de yoğun olarak narenciyeyi görüyoruz. Bizim bölgemizde narenciye ekim alanları 400 bin dekar civarındadır. Biz Türkiye’deki turunç üretiminin yüzde 25-30 kadarını yapmaktayız. 2016 yıl sonu itibari ile en çok üretimin yapıldığı il Adana olarak görülmektedir. Çeşit bazında konuşacak olursak Adana Greyfurt üretiminde ilk sırasında yer almaktadır. Limon üretimi olarak, Mersin’den sonra ikinci sırada, portakalda Antalya’dan sonra ikinci ve mandalinada Hatay’dan sonra yine biz ikinci üretim yapan il konumundayız. Ayrıca, yeni ekilen narenciye bahçelerini de baz alırsak, 5 yıllık periyotta Hatay ilini mandalina üretiminde geçip birinci sıraya oturacağız.” dedi.

ÇUKUROVA NARENCİYE ÜRETİMİ İLE ÜLKE EKONOMİSİNE 1 MİLYAR DOLAR KATKI YAPIYOR

Çukurova için narenciyenin önemine değinen TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Adana Şube Başkanı Semih Karademir şöyle konuştu; “Türkiye, narenciyede yıllık ortalama 4 milyon tonluk üretiminin yarısını ihraç etmektedir. Bununla da ülke ekonomisine 1 milyar dolarlık bir katkı sağlanmaktadır.  Adana ili olarak bu üretimin yüzde 30’unu gerçekleştirdiğimizi düşünürsek yapılan ihracatın yüzde 20 ile 30’u biz karşılamış oluyoruz.”

İSPANYA İÇİN CİDDİ BİR RAKİBİZ

“Dünya piyasasına bakacak olursak, ülkemiz Akdeniz havzası içinde lider konumunda olan İspanya için ciddi bir rakip olarak ortaya çıkmaktadır. Kuzey yarım kürede,  İspanya ile ihracat bağlamında çekişmekteyiz. Dünyada en çok ihracat yapan ilk üç ülke İspanya, Güney Afrika ve Türkiye’dir. Güney Afrika, konumu itibari ile Güney Yarım Küre’de olduğundan bizim ile ürün yetiştirme bağlamında ters zamana denk gelmektedir. Bundan dolayı o ülke ile bir sıkıntımız olamamaktadır. Fakat İspanya ile aynı dönemde üretim yaptığımızdan dolayı ihracat anlamında ciddi bir rakibimizdir. Narenciye üretimine bakacak olursak, İspanya, yıllık 6 milyon tonluk bir üretime sahiptir. Bunun 4 milyon tonunu ihraç edip 2 milyon tonunu iç pazarda tüketmektedir. Türkiye, yılda ortalama 4 milyon ton üretim yapıp, bunun 2 milyon tonunu ihraç etmektedir. Bu orantıya baktığımızda ülkemizde birim alandan alınan ürün miktarının İspanya’dan daha fazla olduğunu görmekteyiz. Çünkü İspanya, 3 milyon dekarlık alandan 6 milyon ton ürün alırken, Türkiye 1 milyon 200 bin dekarlık alandan 4 milyon ton ürün almaktadır. Fakat İspanya’da ARGE biraz daha ilerlemiştir. İspanya üretimini nerdeyse tüm yıla yaymış durumdadır. Eylül ayı itibari ile başlayan ürün yelpazesini Mayıs ayına kadar devam ettirmektedir. Buda üretimin nerdeyse 9 aylık bir periyoda yayılması demektir. Ülkemizde ise Eylül ayında başlayan üretim, Ocak ayı ortalarında bitmektedir.”

 Karademir; “Bu neden ile bizim narenciyede yapacağımız en önemli şey hasat periyodumuzu uzatabilecek çeşitleri arttırmaktır. Son dönemlerde Çukurova bölgemizde yeni bir mandalina çeşidi üretmeye başladık. Bu yeni türün yetişmesi ile birlikte hasat periyodumuzu Şubat ortalarına kadar uzatma şansına sahip olacağız. Narenciye ihracatımızın yüzde 40-50’sini Rusya, bir kısmı Avrupa ve geri kalanı da Orta Doğu ülkelerine yapıyoruz. İhracatımızda daha çok batı Avrupa’yı dikkate almamız gerekmektedir. Bundan sonraki bahçe dikim alanlarımızı da düşünürken, Batı Avrupa’nın tercihlerini göz önünde bulundurmalıyız. Batı Avrupa daha çok çekirdeksiz narenciye türlerini tercih etmektedir.” diye konuştu.

NARENCİYE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ’NE İHTİYACIMIZ VAR Üreticinin sorunları ve çözüm önerilerine de değinen Karademir; “Üreticimiz kış aylarında yaşanan don olayları ile pazarlama dönemlerindeki fiyat sirkülasyonlarından zarar görmektedir.  Bizim önerimiz kooperatifler ve profesyonel anlamda lisanslı soğuk hava depoların kurulması gerekmektedir. Ayrıca Avrupa pazarının tercihi olan çekirdeksiz ürün çeşitlerini geliştirmek için ARGE biriminin kurulması bilhassa Adana ilimize başta Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi önderliğinde, üreticilerimizin de katkı koyabileceği Tarım Bakanlığı’nın destekleriyle bir ‘Narenciye Araştırma Geliştirme Enstitüsü’ kurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2017, 17:58

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER