banner6

Narenciye üreticisi rekolteden endişeli

Türkiye'de üretilen yaklaşık 4 milyon ton narenciyenin büyük çoğunluğunun yetiştirildiği Çukurova'da, narenciye üreticisi tedirgin. Mayıs ayının son haftası yaşanan aşırı sıcaklar ağaçlardaki meyve tomurcuklarının dökümünün yanı sıra bazı yerlerde taze filizlerin kurumasına neden oldu. Tüm narenciye çeşitlerde büyük hasar meydana gelirken, bu sezon rekoltenin düşük olacağı endişesi duyan üreticiler destek bekliyor.

Narenciye üreticisi rekolteden endişeli

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) - Türkiye'de üretilen yaklaşık 4 milyon ton narenciyenin büyük çoğunluğunun yetiştirildiği Çukurova'da, narenciye üreticisi tedirgin. Mayıs ayının son haftası yaşanan aşırı sıcaklar ağaçlardaki meyve tomurcuklarının dökümünün yanı sıra bazı yerlerde taze filizlerin kurumasına neden oldu. Tüm narenciye çeşitlerde büyük hasar meydana gelirken, bu sezon rekoltenin düşük olacağı endişesi duyan üreticiler destek bekliyor.

Türkiye’nin önemli narenciye üretim bölgesi olan Çukurova’da, son iki yıldır aynı sorunu yaşayan üreticileri rekolte endişesi sardı. Mayıs ayının son haftası yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle meyve dökümü ve yeni filizlerin kuruması, ayrıca her yıl doğal olarak Haziran ayında meydana gelecek olan dökümler ile birlikte bu yıl rekoltede büyük düşüşe neden olacak gibi görünüyor.

Tarımda doğal riskler ile daima karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Ziraat Mühendisi Mustafa Pamuk bu gibi durumlarda devlet desteğine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, “Tarım tamamen doğaya bağlı, çok farklı ve riskli bir sektördür.

Ne yaparsanız yapın, ne kadar önlem alırsanız doğal afetleri kestiremediğiniz için bir şey yapamıyorsunuz. Ne kadar bilimsel davranırsanız davranın doğal bir olay gelir ürününüzü İşte burada devlet desteği çok önemli. Üreticilinize vereceğiniz desteklerle sektörün sürdürülebilirliğini sağlarsınız” dedi.

Bölgede ekim alanları her yıl artan ve bazı çiftçilerimizin tek geçim kaynağı haline gelen narenciyede yaşanan bu zararın bölge ekonomisine olduğu kadar yaş meyve sebze ihracatına da olumsuz yansıyacağını ifade eden Ziraat Mühendisi Mustafa Pamuk şu bilgilere yer verdi;

“Geçtiğimiz Mayıs ayında ülke genelinde yaşanan ve bir hafta kadar süren mevsim normallerinin üzerindeki hava sıcaklıkları nedeniyle Çukurova’daki narenciye çeşitlerinden özellikle erkenci limon, mandalina, portakal ve bazı orta erkenci mandalina çeşitlerinde yaklaşık yüzde 70-80 gibi meyve döküm zararı yaşandı.

Bu gibi doğal kaynaklı olaylar tarım sektörünün en büyük kâbusudur. Kimi yıllar kış mevsiminde meydana gelen zirai don, baharda yaşanan aşırı sıcaklar ve yaz mevsiminde yaşanan yine aşırı sıcaklar nedeniyle üreticiler büyük zararlar görmektedir.

Geçtiğimiz 2019 yılında Mayıs ayında 4 gün süren ve 50 dereceler gibi mevsim normallerinin çok üzerindeki sıcakların narenciyeye verdiği zararı gördük. Bu yıl enteresandır yine Mayıs ayında ve bu kez bir hafta kadar süren 42-44 dereceler gibi yüksek sıcaklıklara şahit olduk.

Erkenci ürünlerin zarar görmesi en çok ihracatın yapıldığı Rusya pazarı için önemlidir. Bu erkenci türler Fas, Tunus gibi ülkelerin piyasaya giremediği dönem olan 10.ncu ayda hasat edilen ve Rusya’ya gönderilen önemli bir ürün.

Ülkemizde elma ile üzümden sonra en fazla yetiştirilen ve aynı zamanda en çok ihracatı yapılan meyve turunçgillerdir. Ticari anlamda üretim incelendiğinde gerek Türkiye, gerekse dünyada portakallar, limonlar, mandarinler ve altıntoplar en çok üretimi yapılan türlerdir.

Turunçgillerin yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli etken sıcaklıktır. Gerek düşük, gerek yüksek sıcaklıklar meyve verimliliği ve kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Hava sıcaklığı tehlikeli noktaya düşmediği halde kışın don zararı görülebilir.

Doğal olayları kestirmek mümkün değil. Her şey normal giderken birden bu durum ile karşılaşmak hepimize sürpriz oldu. Meydana gelen aşırı sıcaklar narenciyede yüzde 70 - 80’ler seviyesinde narenciyede zarar oldu diyebiliriz. Bunun üzerine Haziran ayında da mevsimsel sıcaklıklardan bir kısım döküm yaşanacaktır. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde narenciye üreticilerimiz endişe duymaktadır. Bu bir afettir ve desteklenmesi gerekir. Çünkü her ne kadar önlem alsanız da doğal yaşanan bu durum karşısında yapacağınız bir şey yoktur.

Bugün Adana, narenciye üretiminin adeta kalesi durumundadır. Zaten son yıllardaki narenciye bahçelerinin artışı bunu bariz bir şekilde göstermektedir. Türkiye narenciye üretiminin neredeyse yüzde 90’ı Akdeniz Bölgesi’nde yetiştiriliyor. Adana ilimiz portakal ve mandarinin yaklaşık yüzde 25’ini, limonun yaklaşık yüzde 20’sini, greyfurtun da yaklaşık yüzde 75’ini üretmektedir.

Sıcak ve poyrazdan zarar gören çiftçilerimiz büyük gelir kaybına uğrayacakları tahminiyle, bağlı oldukları tarım ilçe müdürlüklerine başvurarak zarar tespiti yaptırsınlar. Bu tespit ile birlikte zararın boyutu daha net ortaya çıkacak ve zirai kredi borçlarının ertelenmesi için gerekli girişimlerde bulunma şansları olacaktır”

Adana’da 70 dekar erkenci mandarin yetiştiren Cemil Kaplan da aşırı sıcaklar nedeniyle ürünlerinin büyük zarar gördüğünü söylüyor.

Üretimde sürdürülebilirlik için devletin bu gibi durumlarda verdiği desteklerin önemli olduğunu belirten Cemil Kaplan şöyle konuştu;

“Eskiden sadece kış sezonunda hasat edilen narenciye türü üzerine yetiştiricilik yapan ülkemiz üreticileri artık neredeyse yıl boyu dağılan hasat şekilde türler yetiştiriyor. Yani neredeyse 9-10 ay boyunca narenciyeyi ülkemizde bulma şansınız var. Çünkü günümüzde tim dünya pazarına açılabiliyoruz. Her dönem yeni yeni pazarlar bularak ülkemiz ürünleri birçok ülkeye gönderilebiliyor.

Bu biz üreticiler için büyük bir avantaj. Bizde bu avantajı daha iyi kullanmak için yeni yeni türler yetiştiriyoruz. Ben bağlamda 70 dekar alanda erkenci mandarin yetiştirdim. Bahçem şuanda 7 yaşında ve normalde bu yıl iyi ürün almam gerekirken, Mayıs ayında anormal sıcaklıklar nedeniyle büyük çapta meyve dökümü oldu.

Bu sorunu geçtiğimiz yılda yaşadık. Normalde narenciye ağaçlarımız 12-13º C de gelişmeye başlar. 25-26º C de en hızlı gelişme olur, 32º C den sonra yavaşlar ve 39º C de ise durur. Yüksek sıcaklıklarda tomurcuk, çiçek ve küçük meyveler sırasıyla yanar. Yüksek sıcaklıkta aşırı su kaybı yaprakların ölümü ve meyve dökümüne neden olur.

İşte Mayıs ayındaki yüksek sıcaklıklar daha nohut büyüklüğündeki meyveleri yaktı, döktü. Eğer belirli bir olgunluğa erişmiş olsaydı, bu kadar etkilenmezdi. Bugün muhtemelen yüzde 70-80 dolaylarında ürün kaybı oldu diyebiliriz.

Ayrıca önümüzde daha fazla sıcakların yaşanacağı yaz mevsimi var. Biz üreticiler bu yaşanan anormal hava şartlarından korkmaya başladık. Çünkü önümüzdeki sezon ağaçlarımızdaki meyve oranı azalmaya başladı. Eğer önümüzdeki yaz mevsiminde zaman zaman poyrazlar yaşanırsa, bu yıl narenciyede Türkiye rekoltesinin düşük olmasından korkmaktayız. Şuanda bazı ağaçlarımızda neredeyse yok denecek kadar az meyve var diyebiliriz.

İsteğimiz devletimizin devreye girmesi ve bunu bir afet olarak görerek bizleri desteklemesidir. Gerekli tüm önlemleri almamıza rağmen yaşadığımız bu olaylar doğal afettir. Ayrıca zaten yüksek maliyetler nedeniyle tarım zor bir süreç geçiriyor. Doğal afetlerde de destek alamazsak işimiz yapamayız. O nedenle destek bekliyoruz. Bu ülkemiz için iyi bir gelişme değildir.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ruhdeşen Freud
Ruhdeşen Freud - 4 ay Önce

Güzel yazıymış. Tek solukta bitirdim. Umarım yetkililer dikkate alırlar.

cemil kaplan fan
cemil kaplan fan - 4 ay Önce

çok güzel yazıydı tek solukta bitirdim

Ordinaryus Hasan
Ordinaryus Hasan - 4 ay Önce

Çok güzel yaziymis biraz fazla tekrara kacmissiniz.

SIRADAKİ HABER