Oğlunun mezarını yıktılar!

Oğlunun mezarını yıktılar!

ADANA (İLKHABER) - Adana’da 1.5 yıl önce lösemi nedeniyle hayatını kaybeden 16 yaşındaki oğlu Sıddık Murat Güzelkabaağaç’ı toprağa veren Sevilay Kaygısız, eşinden ayrılıp kendisine yeni bir hayat kurdu. Oğlunun acısına dayanmaya çalışan ve her gün iş çıkışı mezarını ziyaret eden Kaygısız, maddi gücü yerine gelince de evladının mezarını yaptırdı. Acılı anne bir süre sonra  tekrar mezara gittiğinde mezarın mermerlerinin yerinde söküldüğünü gördü.

 

 Sevilay Kaygısız’ın hayatı, 3 yıl önce rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan oğlu Sıddık Murat Güzelkabaağaç’a ‘lösemi’ teşhisi konulmasıyla tamamen değişti. Canından çok sevdiği evladı gözünün önünde eriyen çaresiz kadın, oğluyla birlikte amansız bir yaşam savaşı verdi. Ancak Güzelkabaağaç, uygulanan tedaviye olumlu yanıt vermedi ve 21 Ekim 2017 tarihinde hayatını kaybetti. Sıddık Murat Güzelkabaağaç, aile mezarlığında dedesinin yanına toprağa verildi.

MERMERLER TEKRAR SÖKÜLDÜ

Eşi M.G’den boşanan ve kendisine yeni bir hayat kuran Sevilay Kaygısız, oğlunun acısına dayanmaya çalışıp, her gün iş çıkışı mezarını ziyaret ederek, teselli bulmaya çalıştı. İşe girdikten sonra maddi gücü de yerine gelen Kaygısız, geçen ay oğlunun mezarını mermerlerle yaptırdı.  Acılı anne bir süre sonra  tekrar mezara gittiğinde mezarın mermerlerinin yerinde söküldüğü gördü.

OĞLUMUN KEMİKLERİ SIZLADI

Kaygısız, oğlunun mezarındaki mermerlerin sökülmesi olayını eski eşine sorduğunu öne sürdü. İkince kez aynı acıyı yaşayan Kaygısız, “Mezarın, eski eşim ve yakınları tarafından parayla adam tutulup yıkıldığını görünce adeta can yerimden vurulmuşa döndüm. Bunun nedenini sorduğumda; ‘Oğlunun mezarına ait mermer, babamın mezarına baskı yapıp, ağırlık oluşturuyor’ yanıtını verdiler. Babası öleli 30 yıl olmuş, şimdi mi akıllarına geldi mezarı? Bana ikinci darbeyi vurdular. Oğlumun kemiklerini sızlattılar. Yüreğimi yaktılar” şeklinde iddialarda bulunup gözyaşı döktü.

ONLARA BEN NE YAPTIM

“Ben onlara ne yaptım da bana bunu yaşattılar?” diyerek, isyanını dile getiren Kaygısız, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Oğlumu kaybettiğimde canımdan can gitti. Oğlumun acısına katlanmak, onun yokluğunu hissetmek benim için çok zor. Her geçen gün daha da zor geliyor bana. Neredeyse her gün iş çıkışı oğlumun mezarını ziyaret edip, onunla dertleşiyordum. O benim dert ortağım, sırdaşım, arkadaşımdı. Bana ikinci kez evlat acısı yaşattılar.” Dedi.

Hande Muştu


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER