Prof. Kocabaş; “Hava kirliliği KOAH’ta sigara kadar rol oynuyor”

Prof. Kocabaş;  “Hava kirliliği KOAH’ta sigara kadar rol oynuyor”

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen Sağlık Günleri kapsamında Prof. Dr. Ali Kocabaş tarafından Solunum Hastalıkları ve KOAH brifing verdi.

Solunum rahatsızlığı olan KOAH’ın toplumda sadece sigaradan değil, olumsuz çevre koşulları ve kirli havadan da oluştuğuna değinen Prof. Dr. Ali Kocabaş, “KOAH’ın yüzde 43’ü tütün ürünlerinden yüzde 57’si ise olumsuz çevre ve kirli hava koşullarından oluşuyor. Standartların 3 katı üzerinde hava kirliliğine sahip olan Adana ili de bu konuda riskli bir bölgedir” dedi.

Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yapılan programın açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Uzm. Dr. Rıza Mete, toplumu bilinçlendirmek ve belli hastalıklar konusunda bilgilendirmek amacıyla ‘Sağlık Günleri’ adı altında ayda 2 etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yapılan çalışmaların önemine değine Mete, “Bu tür etkinlikleri arttırarak gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Amacımız halkın içinde, halkın yanında bir belediyecilik anlayışıyla görevimizi yerine getirmektir. Çağımızın hastalıkları konumuna gelen KOAH gibi birçok hastalık konusunda halkı bilgilendirmeyi kendimize görev sayıyoruz ve Adana Büyükşehir Belediyesi olarak sağlık konusunda her zaman halkın yanında olma uğraşımız sürecektir” diye konuştu.

Açılış konuşmasının ardından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Kocabaş, katılımcılara uygulamalı olarak solunum hastalıkları ve KOAH üzerine bilgi verdi.

KOAH’ın [Kronik (Müzmin) Obstrüktif (Tıkayıcı) Akciğer Hastalığı] nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığı olduğunu belirten Prof. Kocabaş, “KOAH, tüm Dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 3.2 milyon kişi bu hastalıktan ölürken Türkiye’de her yıl 25-30 bin kişi bu hastalıktan hayatını kaybediyor. Son 25-20 yıla baktığımızda hastalığın giderek yaygınlaştığını ve ölümlerin arttığı görülüyor” dedi.

KOAH gelişiminin tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörlerinin hava kirliliği olduğuna değinen Prof. Kocabaç, “Isınmak ve yemek pişirmek amacıyla kullanılan biyomas yakıtlar olan odun, kömür, bitki kökleri), sigara dumanı ve tozlu‐dumanlı işyerlerinde çalışma KOAH gelişme riskine neden olmasının yanında çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine katkıda bulunur” diye konuştu.

Önemli olan hastalıkların oluşmasının engellenmesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kocabaş, şöyle konuştu;

“KOAH hastalığından dolayı meydana gelen ölümlerin yüzde 90’dan fazlasının düşük-orta gelirli ülkelerde olması ve son 40 yıldan beri aynı tedaviyi biraz değiştirerek uyguladığımıza rağmen, bu tedavinin hastalıktan ölümleri herhangi bir şekilde etkilemediği izleniyor. 

Son 20 yıldan beri sürdürülen çalışmalar KOAH tedavisinde kullanılan ilaçlar hastalıktan ölümleri ve hastalığın gidişatında olumlu bir etki göstermiyor. Bugünkü KOAH tedavi rehberleri hastalığın semptromlarının iyileşmesi, alevlerin azaltılması, egzersiz kapasitesinin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesini iyileştirmesi anlamında bu ilaçları kullanımını önermektedirler. 

Yapılan çalışmalar KOAH tedavisi altındaki hastaların hala yüzde 68’i semtomatik.. Genel KOAH ilaçları alevlenmelerin sadece 20-30 oranında engelleyebiliyor. Görünen şu ki; sadece semptomatik tedavi bakımından bakıldığında bu ilaçları alanların en fazla yüzde 20-30’u yararlanıyor. Burada ilacın suçu yok. 

Ayrıca birden fazla KOAH var. Aslında KOAH’lar demek lazım. Çünkü tütüne bağlı KOAH, biyomese bağlı KOAH, yoksulluğa bağlı KOAH, düşük akciğerin yeterince gelişememesine bağlı KOAH gibi çok farklı KOAH gelişim mekanizmaları var. Bugün bizim yaptığımız bunların hepsi sanki tek hastalıkmış gibi hepsine aynı ilaçları vererek fayda görme isteğimizdir. 

KOAH’ı biz tedavi edemiyoruz. Semtromları ise ancak yüzde 30 oranında düzeltebiliyoruz. Alevlenmeleri yüzde 25-30 oranda düzeltebiliyoruz. Ne yapmak lazım? Hastalığın oluşmasını önlemelisiniz. Ne demek bu? Biz bugün şunu anladık ki, KOAH hastalarının üçte ikisinin anne karnında ve erken çocukluk döneminde geliştiği, bu dönemde oluşan olumsuz nedenlerden dolayı akciğerin yeterince gelişemediğini ve bunu ileride KOAH oluşumuna neden olduğu anlaşıldı. 

Yani son yıllarda dış ortam hava kirliliğinin de sigara kadar KOAH gelişiminde rol oynadığı anlaşılmıştır. Sadece sigaradan değil, olumsuz çevre koşulları ve kirli havadan da oluşur. KOAH’ın yüzde 43’ü tütün ürünlerinden yüzde 57’si ise olumsuz çevre ve kirli hava koşullarından oluşuyor. Standartların 3 katı üzerinde hava kirliliğine sahip olan Adana ili de bu konuda riskli bir bölgedir.

Elde edilen en önemli bilimsel bilgi, KOAH’lı hastaların yüzde 75’inin anne karnında ve erken çocukluk döneminde geliştiği ile ilgilidir. Gebelik döneminde sigara içen, hava kirliliği ile karşılaşan ve ilaç kullanan annelerin bebeklerinin akciğerlerinin yeterince gelişememesi, ileri yaşlarda sigara içmeseler bile KOAH olmalarına neden olabilmektedir. 

Son yıllarda önemi giderek vurgulanmaya başlayan ‘fiziksel aktivitede azalma,  hareketsizlik’ de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.  Fakat tüm bu nedenlerin altında yatan nedenlerin nedeni, insanların içinde doğdukları, büyüdükleri, yaşadıkları ve çalıştıkları yaşam koşullarının kötü olmasıdır. 

Bu hasatlığın yüzde 75’i anne karnındaki dönemi kökenli ise o zaman bizim büyük bir çabamız annelerin bu dönemde hamileliklerini iyi geçirmelerini sağlamaktır. Annelerin o dönemde özellikle sigara içmelerini önlemek gerekir ve annelerin temiz hava solumasını sağlamak gerekir. Bu nedenle ülkemizin hava kirliliği sorunu devam ettiği sürece, sağlıklı nesiller elde etmek mümkün olmaz. 

İnteotein (anne karnındaki dönem) kökenli KOAH hastalarının aynı zamanda diyabet, hipertansiyon, aktirosttotik kalp hastası olduğu da görüldü. Dolayısıyla siz KOAH’ı önlerken aynı zamanda bu hastalıkların gelişimini de önleyeceksiniz. 

İnteotein hayatta akciğerlerin ve diğer organların gelişim aşamasındayken kötü koşullarda bir İnteotein yaşamak, ya da hamilelik yaşamak bu çocukların ilerideki sağlıklarını bozmaktadır. Bu nedenle sigara içilmemeli, havanın temiz olması, yoksulluğun azaltılması ve sağlıkta eşitliğin sağlanması gerekiyor”

Konuşmaların ardından konukların bir bölümüne solunum testi yapıldı.  

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2