banner6

Tek istekleri elektrik ve su

Güney ve Güneydoğu’dan Çukurova’nın bereketli topraklarına gelen tarım işçilerinin en büyük sıkıntıları elektrik ve su. Özellikle bunaltıcı sıcakların yaşandığı yaz sıcaklarında temiz suya hasret olduklarını belirten mevsimlik tarım işçileri yetkililerden yardım bekliyor.

Tek istekleri elektrik ve su

 

Serhat ŞANLI  ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Güney ve Güneydoğu’dan Çukurova’nın bereketli topraklarına gelen tarım işçilerinin en büyük sıkıntıları elektrik ve su. Özellikle bunaltıcı sıcakların yaşandığı yaz sıcaklarında temiz suya hasret olduklarını belirten mevsimlik tarım işçileri yetkililerden yardım bekliyor.

Geçimlerini sağlamak için bulundukları ilden başka illere göç eden ve tarım sezonu sonunda evlerine geri dönen mevsimlik tarım işçileri, tüm dünyada yaklaşık 1,1 milyar olan tarım işçisinin 400 milyondan fazlasını oluştururlar. Ülkemizde de 7 milyon civarı olan tarım iş gücünün neredeyse yarısını mevsimlik tarım işçileri meydana getirmektedir.

Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin çoğu kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Geçimlerini sağlamak için özellikle Güney ve Güneydoğu’dan Çukurova'nın bereketli topraklarına gelen mevsimlik tarım işçileri, pamuk, biber, domates, patates, kavun, karpuz, narenciye hasadı ve çapa işleri için geliyorlar. Kimi 6 ay, kimi de yıl boyu kalıyor.

Yılın çoğu zamanını gurbette geçiren mevsimlik tarım işçilerinin o zor şartlarda çalışmalarının karşılığında aldıkları ücret günlük 40-50 lira civarıdır.

BİR TAS SOĞUK SUYA HASRETLER

Gittikleri yerlerde genellikle kurdukları derme çatma çadırlarda yaşarlar. Başta susuzluk olmak üzere, elektrik, banyo ve tuvalet sorunu olmak üzere birçok sıkıntı ile mücadele ediyorlar. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesaileri yazın kavurucu sıcakları demeden akşamın geç saatlerine kadar sürer. Her ne kadar son dönemlerde kimi üreticiler mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları çadırlara kadar elektrik ve su götürseler de, birçoğunun elektriği yoktur. Akşamları geldiklerinde bir tas soğuk suya hasret olduklarını söylüyorlar.

Şanlıurfa’dan Çukurova’ya çalışmak için gelen Fethi Toprak, 30 yıldır Adana’ya iş için geldiğini ve son 10 yıldır da yılın 12 ayı burada kaldığını söylüyor. İki çocuk babası Fethi Toprak, elektrik ve su ihtiyacı için Çağırkanlı köyüne çadırlarını kurduğunu ve belirli bir süre elektrik ihtiyacını yakınında bulunan birinden karşıladığını belirterek, ücretini de ödediğini söyledi.

Ancak şimdi elektriklerinin olmadığını belirten Toprak, ‘’Ne elektriğimiz var, ne de suyumuz. Çocuklarım daha küçük. Tozun toprağın içindeler. Onlar için bu sıcaklar daha kötü oluyor. Yemekleri ve sütleri sıcakta erken bozuluyor’’ Dedi.

Yetkilerden yardım isteyen Toprak sözlerine şöyle devam etti;

‘’Yıllardır hep aynı sorunlarımız var. Son on yıldır yılın 12 ayı buradayız ve çadırlarda kalıyoruz. En büyük sıkıntımız özellikle yaz sıcaklarında bir tas soğuk suya hasret kalmamız. Her şey bir yana elektriğimiz olmadığı büyük sıkıntı yaşıyoruz. Karanlıkta yemek yiyoruz. Havaların ısınmasıyla birlikte çocuklarımızın sütleri ve yemeklerimiz bir günde bozuluyor. Daha insani şartlar altında yaşamak istiyoruz.

Köye yakın bir yerden elektrik çektik ancak gelip kestiler. Zaten suyu bu sıcaklarda birkaç kilometre yürüyüp getiriyoruz. Çok zorlanıyoruz. Elektrik ve su sorunumuz çözülsün, bu konuda yetkililerden yardım istiyoruz. Adana Valiliği durumumuza bir el atsın. Ayrıca bedava da değil, harcadığımız elektriğin ve suyun parasını vermeye razıyız"

SALGIN HASTALIK TEHLİKESİ

Mevsimlik tarım işçisi Ahmet Yeşildere de ey büyük korkularının salgın hastalıklar olduğunu belirterek, ‘’Her yıl buraya geliyoruz ve her yıl aynı şartlarda yaşamaya çalışıyoruz. Ekmek paramızı kazanmak için tarlalarda çalışmak zorundayız. Yetkilerden mevsimlik işçilerin barınmaları için şartların iyileştirilmesini istiyoruz. Elektrik ve su olmadığı için çocuklarımızda salgın hastalık başlamasından korkuyoruz. Bir dönem komşu köyden aldık. Parasını da veriyorduk. Ancak gelip kestiler. Suyu köyden taşıyarak getiriyoruz. Çok zor oluyor. Bizde vatandaşız. Sayın Adana Valimiz gelip halimiz görsün. Kendisinin el atmasını bekliyoruz.’’ Dedi.

Şanlıurfa’dan geçimini sağlamak için Adana’ya gelip çadırda kalanlardan Zemzem Bozancir ise en fazla kadın ve çocukların etkilendiğini söylüyor. Bozancir 40 dereceleri aşan Çukurova’nın sıcağında çalışmanın çok zor olduğunu ve bununla birlikte çadırda yaşamanın yaşamlarını daha da zorlaştırdığını belirterek, yetkililerden yardım istiyor.

Su ve elektriğin olmayışının hayatlarını çok zorlaştırdığına değinen Zemzem Bozabcir şu ifadelerde bulundu; ‘’ İşimiz hep tarlada ve Adana’da havalar çok sıcak geçiyor. Geçim için sıcak demeden çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz.

Bu sıcaklarda çadırda yaşamanın en fazla çilesini biz kadınlar ve küçük çocuklarımız çekiyor. Tarlada toz topraktan, terden dolayı her gün duş almamız, çamaşırların yıkanması gerekiyor. Bu da biz kadınlara düşüyor. Çocuklar sıcaklara dayanamıyor. Hastalanacaklar diye çok korkuyoruz.

Akşam geldiğimizde bir tas soğuk suya hasret kalıyoruz. Arabamız yok. Yürüyerek beride bulunan köyden su getiriyoruz. Elektrik yok. Çamaşırlarımızı elde saatler süren zamanda yıkıyoruz. Gündüz iş, akşam ev işleri derken çok yoruluyoruz. Adana Valimizden yardım bekliyoruz. Bizim elektrik ve su sorunumuza çare bulsun.’’

Adana’ya her yıl Doğu ve Güneydoğu illerinden binlerce aile gelip, tarım işlerinde çalışıyor. Bazı aileler 10, bazıları 20, bazıları ise 30 yıldır çadırlarda yaşıyor. Her geçen yıl Çukurova’da kalıcı olan tarım işçilerinde de artış gözleniyor.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2017, 14:39

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER