Ulaşım insan odaklı olmalı

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt hızla artan nüfus ile birlikte araç sayısında da artış olduğunu ve yerel yönetimlerin insan odaklı bir ulaşım politikası ile ivedi olarak çalışmalara başlaması gerektiğini söyledi.

Ulaşım insan odaklı olmalı

(ÖZEL HABER)

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt hızla artan nüfus ile birlikte araç sayısında da artış olduğunu ve yerel yönetimlerin insan odaklı bir ulaşım politikası ile ivedi olarak çalışmalara başlaması gerektiğini söyledi.

Kentlerin plansız ve sağlıksız büyüdüğünü ve zaman geçtikçe bunu sağlamanın zor olduğuna dikkat çeken Turanbayburt, “Kentlerimiz, plansız ve sağlıksız büyüme sonucu ulaşım, enerji, su, çöp, atık su gibi teknik altyapı hizmetlerinin yetersiz kaldığı, kültür, eğitim, sağlık konularında gelişme kaydedemeyen ve yeşil alanlardan yoksun hale gelmiştir. Bu bakımdan bunu sağlamanın zor olduğunun farkındayız” dedi.

Yerel yönetimlerin bir an önce işe koyulup, toplum yararına, insan odaklı bir ulaşım politikası oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Turanbayburt; “Adana’nın başta gelen sorunlarından biri olan kent içi trafiğindeki karmaşa, iyileştirilmek bir yana her geçen gün daha da sorun teşkil eden bir duruma ulaşmıştır.

Ulaşım Ana planı çerçevesinde çözümlenmesi gereken büyük yatırımlar kamuoyunda tartışılmadan, yeterli teknik analizleri yapılmadan uygulanmaya konulmuştur. Bugün ulaştırmada süregelen olumsuzlukların birbirini tetikleyerek çoğaltan yapısını değiştirecek yeni politikaların oluşturulması ve hayata geçirilmesi, toplumsal yaşam için önemli bir gereksinimidir” diye konuştu.

Kentin gereksiniminin büyük, gösterişli, mega yatırımlar değil, kamu yararı önceliği gözetilen, yaya, engelli, hasta, yaşlı, yoksul kesimler için ulaşılabilir bir kent yaşamı sağlayacak, vatandaşların sosyal kültürel ekonomik yaşamlarına katkı sunacak projelerin ve uygulamaların olması gerektiğine dikkat çeken İMO Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, şöyle konuştu;

Köyden kente göç, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, kaçak yapılaşma, çarpık kentleşme, sık sık çıkartılan imar aflarının yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle kentler insan hayatını zorlaştıran koşulları ile çözüm bekliyor.

Şöyle bir baktığımızda; köyden kente göç, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, kaçak yapılaşma, çarpık kentleşme ve sık sık çıkartılan imar afları ile maalesef ülkemizde sancılı bir kentleşme süreci yaşanmıştır.

İşte tüm bunların yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle bugün kentlerimiz, insan hayatını zorlaştıran koşulları ile çözüm bekler durumdadır. Tabi bu sorunların en başta gelenlerinden biri de ulaşım sorunudur.

Kentsel gelişmenin seyri de ulaşımın biçimlenmesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ulaşımdaki her iyileştirme, her sorun çözümü kentsel gelişim üzerinde olumlu etki yaratacaktır. Ancak şehirlerin kalabalıklaşması ile yerleşim alanları oluşturulmasında çözümün daha yüksek binalar daha fazla betonlaşma ile yıllara dayalı plansız kentleşme anlayışıyla giderilmeye çalışılması sorunların artmasına ve çözümlerin zorlaşmasına neden olmuştur.

Günümüzde bilimde ve teknolojide yaşanan hızlı değişim ile gelişme, kentsel planlamaları da etkilemiş, özellikle bilgisayarın kullanılmaya başlaması, niteliksel farklılaşma yaşanmasını sağlamıştır. İçinde yaşadığımız dönemde ulaştırmanın; erişebilirlik, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik, kültürel miras, ekosistem, çevre duyarlılığı gibi kavramlarla birlikte düşünülmesi ve planlamalarda bu duyarlılıkların göz önünde bulundurulması gerekir.

Bu çalışmalar süreklilik göstermeli, gelişen imkanlara ve toplumların değişen ihtiyaçlarına da uygun olarak yenilenmelidir. Ulaştırmada süregelen olumsuzlukların birbirini tetikleyerek çoğaltan yapısını değiştirecek yeni politikaların oluşturulması ve hayata geçirilmesi, günümüz toplumsal yaşamı için çok önemli bir gereksinimidir.

Çözümü daha da zorlaştıran yanlış adımlar atılması, ulaştırma sorununu, kaygı verici boyutlara taşımaktadır. Bu nedenle, öncelikle toplumun yapısına ve yararına uygun ulaştırma politikalarının oluşturulması gerekir. Atılan her adım önemli ve bunların detaylı bilimsel, teknik çalışmalar içeren uzun erimli planlara dayanması da zaruridir.

Adana’daki kentleşmeye baktığımızda; kısa sürede ve çok daha çarpık bir gelişim içinde bugünlere gelmiştir. Çevresel sorunlar, altyapı problemleri, sağlık, eğitim, işsizlik, yaşam kalitesi yönünde pek çok sorunun yanı sıra kent içi ulaşım sorunu ilk sıralara yerleşmiştir.

Kapsamlı, bilimsel bir planlamanın gerçekleştirilemediği kentimizde, kent nüfusumuzun artışı ile birlikte yerleşim alanlarını plansız bir şekilde oluşmuştur. Bugün, Adanalılar çevresel açıdan giderek gerileyen, betonlaşan, kalabalıklaşan, ulaşım araçları sayısı artan kentte sıkıntılı bir yaşam sürdürmektedirler.

Mevcut yolların yetersizliğine ve düzensizliğine eklenen yol yapım hataları, kent içi trafiği iş ve okul gidiş dönüş saatlerinde işlemez duruma getirmektedir. Kent merkezlerinde, ana arterlerde yaşanan sıkıntı bugün had safhadadır.

Bugün Avrupa’da birçok metropolde merkeze yönelen yollardaki taşıt yoğunluğunu kontrol edebilmek için, var olan otopark alanları azaltılmakta ve katlı kavşak gibi sorunu göreceli çözmeye yönelik yatırımlardan vazgeçilmek yoluyla araçların kent merkezine yığılması önlenmektedir.

KENTLERDEKİ KALDIRIM İŞGALLERİ

Kentlerimizin pek çoğunda kaldırım işgalleri ve yaya güvenliği önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu sorunu Adana’da aynıdır. Kentin belli bölgelerinde kaldırımlarda yürünebilmesi adeta imkansız hale gelmiştir. Yayalar yollarda motorlu araçlardan kendilerini sakınmaya çalışarak zorluk içinde yürümektedir.

Yürünemez kaldırımlar engellilerin yaşadığı zorlukları daha da katlamaktadır.  Unutulmamalıdır ki bir kentin gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden biri yaya haklarını gözeten, çocuk, engelli ve yaşlı dostu bir kent yaşamının kentte yaşayanlara sunulup sunulamamasıdır. 

Unutulmamalıdır ki kent yaşamı insanın ihtiyaçlarından trafiğe kadar bir bütündür. Kentin kaderini etkileyecek, bu tür projelerde geri dönülmez yanlışların yapılmaması için, soruna bütüncül yaklaşmak, çakılacak tek bir çiviyi bile kentsel planlamaya dahil etmek, gelecek nesillerin artacak nüfusun ve ihtiyaçlarının hesaba katıldığı ve buna bağlı büyüyecek trafik yoğunluğunu da gözetecek plan ve projeler geliştirmek gerekmektedir.

Kentsel kaynaklar yanlış ve işlevsiz yatırımlar yolunda heba edilmemeli, araç odaklı değil insan odaklı çözümler üretilmelidir”

 

Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2019, 16:55

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER