Veteriner hekimlerden hayvan hastalıkları uyarısı!

Veteriner hekimlerden hayvan hastalıkları uyarısı!

(ÖZEL HABER)

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) – Isınan havalar ile birlikte hayvan hastalıklarına karşı uyarılarda bulunan Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, “İnsan ve hayvan sağlığını tehdit eden hastalıkların yayılmasına ya da yeniden ortaya çıkmasını engellemek için yetiştiricilerimiz gerekli tüm önlemleri almalı, bu konuda çok önem arz eden aşılar geciktirilmemelidir” dedi.

AŞILAR YAPILMALI

Havaların ısınmasıyla birlikte, kış boyu kapalı alanlarda beslenen küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar mera ve otlaklara çıkarılmaya başlandı. Konu ile ilgili yetiştiricilere uyarıda bulunan Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, hayvan kayıplarının yaşanmaması için yetiştiricilerin gerekli aşıları yaptırmalarını söyledi.

HASTALIKLARDAN ÜRETİMİN YÜZDE 20’SİNİ YOK EDİYOR

Tüm dünyada yetiştiricilerin bu konuda hassas davrandığına dikkat çeken Nihat Köse, “Hayvan hastalıkları tüm dünyada hayvansal üretimin yaklaşık yüzde 20’sini yok ediyor. Gelişmiş ülkelere baktığımızda bu kaybın önüne geçmek için çeşitli önlemler alınarak zarar minimuma indiriliyor. Zararın daha az olması için ise hastalığı önlemek hem maliyetlerin daha düşük olmasına, hem de daha çok başarı sağlayacaktır” dedi.

VETERİNER HEKİMLER ÖNEMLİ

Hayvan hastalıklarıyla mücadelede veteriner hekimlerin önemine dikkat çeken Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Nihat Köse, şöyle konuştu;

“Gelişmiş ülkeler hastalıkları önleme konusunda daha duyarlı olmakta ve bunu da veteriner hekimler aracılığıyla yapıyorlar. Çünkü hastalık sonrasında iyileştirme çalışmaları için yapılan harcamalar, hastalığı önlemek amacıyla harcanan bütçeden daha fazla olur.

Örneğin halk arasında 'tabak' olarak, bilinen şap hastalığı bütün çift tırnaklı hayvanlarda rastlanan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Ayrıca şap hastalığıyla mücadelenin amacı buzağı ölümlerini durdurmak ve bir anlamda da dışarıya bağımlılığımızı ortadan kaldırmaktır.

Ağızda, tırnakta ve memelerde yaralar oluşturan bu hastalık, et veriminde yüzde 30-45, süt veriminde yüzde 15-35 arasında verim kayıplarına neden olur. Ayrıca genç hayvanlar bu hastalığa karşı son derece hassastır ve ölümlere yol açabilir. Bu konuda veteriner hekimlerimiz her zaman yetiştiricilerimizin her zaman yanındadır.

Veteriner Hekimler Odası olarak da görevimiz, hayvan sağlığının ve insan sağlığının korunması, hayvan refahının iyileştirilmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, zoonoz hastalıkların önlenmesi, hayvan ıslahı, tıbbi araştırmalar ve biyolojik çeşitliliğin korunması alanlarında yaptığımız çalışmalarla insanlığa büyük katkılar sağlamaktayız.

İnsan ve hayvan sağlığını tehdit eden hastalıkların yayılmasına ya da yeniden ortaya çıkmasını engellemek için tüm yetiştiricilerimizi duyarlı olmalıdır. Toplum sağlığını tehdit eden hastalıklar, örneğin kuş gribi, kırım Kongo kanamalı ateşi, sadece bir ülkede veya bir bölgede görülmeyip, küresel boyutlarda salgınlar oluşturma potansiyeline sahiptir.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara şap, brucella, enteretoksemi, mavidil, koyun-keçi vebası, lsd, ve kedi-köpeklere kuduz aşılaması konusunda hassas olsunlar. Üreticilerimiz,  hayvanlarını bu hastalıklara karşı korumak için tüm aşılarını eksiksiz ve zamanında yaptırsınlar.

Ülkemizdeki hayvan varlığına da değinmek gerekir. Ülke olarak hayvan varlığına bakacak olursak; 2018 yılında büyükbaş hayvan sayımız 17 milyon 221 bin civarında ve büyükbaş hayvanlar arasında yer alan sığır sayısı 17 milyon 43 bin, manda sayışımız da 178 bin civarındadır.

Küçükbaş hayvan sayısı ise 46 milyon civarında ve küçükbaş hayvanlar arasında yer alan koyun sayısı 35 milyon, keçi sayısı da 10 milyon kadardır.

ARTAN NÜFUS İLE BİRLİKTE İHTİYAÇ DA ARTIYO

Her geçen gün artan nüfus ile birlikte gıdaya olan ihtiyaç da artmakta, bununla birlikte bugün Dünyanın en önemli sorunlarından birisi olarak güvenilir ve yeterli gıdaya erişebilmektir.

İnsan beslenmesinde çok büyük yeri olan kırmız et ihtiyacımızın karşılandığı büyükbaş ve küçükbaş hayvanların sağlığı doğrudan insan sağlığını da etkilemektedir.

Özellikle buzağıların ölümü hem yetiştiricilerimizin bireysel zararlarına, hem de ülkemizin et ve canlı hayvan ithalatına ihtiyaç duyulmasına neden olmaktadır. Türkiye’de, her yıl ortalama 5 milyona yakın buzağı doğuyor ve bu doğumların yüzde 15’i ölüyor. Buzağı ölümlerin başında ise hayvan hastalıkları geliyor. Buzağı ölümlerinde oran yüzde 5’e düşürülürse her yıl yaklaşık 500 bin buzağı ekonomiye kazandırılmış olur.

Yani kırmızı et açığımızın önemli nedenlerinden biri de ülkemizdeki buzağı ölümleridir. Buzağı ölümlerinin önüne geçilmesi ile et açığından kurtulma anlamına gelmektedir.

ÜRETİME DAYALI PLANLAR YAPILMALI

Hayvan varlığımız yetersizliğinden dolayı bugün halen hayvan ve kırmızı et ithal ediyoruz. Bu kendi ihtiyacımızı karşılayamadığımız anlamanı gelmektedir. Güvenilir ve sağlıklı bir beslenme, kendi kendine yeten bir ülke olmamız için üretime dönük planların yapılması artık kaçınılmaz bir hal almıştır. İşte bu bağlamda veteriner hekimlik çok önem arz etmektedir.

Hayvancılık geliştirilmeli ve uzun vadeli çözümler üretilmelidir. Çünkü hayvancılıkta kısa süreli planlar çözüm olmaz. Aslında ülkemiz, verimli toprakları, uygun iklimi ve genç nüfusuyla hayvancılıkta büyük bir potansiyele sahiptir.

Hayvancılığa verilecek doğru ve yeterli destekler ile hem kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın, yerlerinde kalmaları, hem de kentlere göç edenlerinde yeniden köylerine dönmelerini sağlamanın yanında yine kendi kendine yeterli bir ülke konumuna gelebiliriz.

Burada öncelikle maliyetler düşürülmeli ve planlı bir üretim yapılması büyük önem arz etmektedir. Nadas bırakılan alanlar bu bağlamda değerlendirilebilir. İthal et ülkemizin sorununu çözemez. Kısa, orta ve uzun vadeli hayvancılığı geliştirme planları yapılmalı”

 

 

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2019, 13:40

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER