Yağlı tohumlarda  üretim artırılmalı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden, Yağlı tohumlarda tamamen dışa bağımlı konumda olan ülkemizde üretimin mutlaka artırılması gerektiğine dikkat çekti ve ekledi; 

Yağlı tohumlarda   üretim artırılmalı

Serhat ŞANLI

Yağlı tohumlarda tamamen dışa bağımlı konumda olan ülkemizde üretimin mutlaka artırılması gerektiğine dikkat çeken TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, “Üretim, tüketim, ithalat ve ihracat verileri üzerine oturan bir üretim planlaması yapılmalı, üreticiye verilen destekler artırılmalı, üretimi artıracak, dışa bağımlılığı azaltacak politikalar uygulanmalıdır" dedi.

Ayçiçeğinin tarımda önemine dikkat çeken TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, “Tohumunda bulunan yüksek orandaki yağ (yüzde 40-55) birim alandan elde edilen yağ miktarının yüksek olmasına, yağ maliyetinin ise düşük olmasına neden olmaktadır. Ayçiçek yağının yemeklik kalitesinin de yüksek olması, tüketimin fazla olmasını sağlamaktadır” dedi. >> 7’de

ADANA (İLKHABER) – Yağlı tohumlarda tamamen dışa bağımlı konumda olan ülkemizde üretimin mutlaka artırılması gerektiğine dikkat çeken TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, “Üretim, tüketim, ithalat ve ihracat verileri üzerine oturan bir üretim planlaması yapılmalı, üreticiye verilen destekler artırılmalı, üretimi artıracak, dışa bağımlılığı azaltacak politikalar uygulanmalıdır" dedi.

Ayçiçeği ya da diğer adıyla güne bakan, çerez olarak tüketilmesinin yanında en çok yemek yağı yapımı için kullanılır. Özellikle mutfaklarda başköşede yer alan ve yemeklerin vazgeçilmezi olan ayçiçek yağı, içerisinde Omega 6 ve Omega 9 yağ asitlerine ek olarak A, D, E ve K vitaminleri bol miktarda bulunduran önemli bir yağdır. 

Bugün ayçiçeği ülkemizde en fazla ekim alanı ve üretime sahip yağlı tohumlu bitki olarak göze çarpıyor. Adaptasyon kabiliyetinin yüksek olması, kuru ve sulu koşullarda yetiştirilebilmesi, ekiminden hasadına kadar mekanizasyona uygun olması ayçiçeği tarımının üstün özellikleridir. 

Ayçiçeğinin tarımda önemine dikkat çeken TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, “Tohumunda bulunan yüksek orandaki yağ (yüzde 40-55) birim alandan elde edilen yağ miktarının yüksek olmasına, yağ maliyetinin ise düşük olmasına neden olmaktadır. Ayçiçek yağının yemeklik kalitesinin de yüksek olması, tüketimin fazla olmasını sağlamaktadır. Bitkisel yağ üretimimizin yüzde 69’u, toplam sıvı yağ tüketimimizin yaklaşık yüzde 84’ü, toplam yağ kullanımının ise yüzde 32’si ayçiçeğinden karşılanmaktadır. Ayçiçeği üretimimizin yüzde 67’si kuru, yüzde 23’ü ise sulu koşullarda gerçekleştirilmektedir. Sulu tarım alanlarında ayçiçeği tarımının yaygınlaştırılamaması Ayçiçek yağı üretimimize dolayısıyla da bitkisel yağ üretimimize olumsuz olarak yansımaktadır” dedi.

Yemek yağı ve çerezliğin yanında endüstriyel alanda da kullanıldığını belirten Güngör, “Ayçiçeğinden yüzde 40-45 oranında elde edilen küspe yüzde 30-40 oranında protein içermekte olup, değerli bir yem olarak hayvan beslenmesinde de kullanılmaktadır. Ayrıca ayçiçeği yağı sabun ve boya sanayinde değerlendirilmekte, sapları da yakacak olarak kullanılmaktadır. Dünyada ve ülkemizde ayçiçeği çerezlik olarak da yetiştirilmekte ve tüketilmekte olup, dünya ayçiçeği üretiminin yüzde 2,6’sı çerezlik olarak tüketilmektedir. Türkiye’de 2017 yılı ayçiçeği üretiminin yüzde 8,37’si çerezlik olarak üretilmiştir” diye konuştu.

Yağlı tohumlarda tamamen dışa bağımlı konumda olan ülkemizde üretimin mutlaka artırılması gerektiğini ifade eden TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, şöyle konuştu;

“Türkiye’de yıllara göre değişmekle beraber ayçiçeği üretiminin %10’unu çerezlik ayçiçeği oluşturmaktadır. Türkіye’de уıllara göre değişmekle berаber yaklaşık 530-650 bin hektar alanda yağlık ayçiçeği ekimi yapılmaktadır.

Türkiye’nin ayçiçeği ihtiyacını önemli ölçüde karşılayan Marmara Bölgesi’nde ayçiçeği kuru koşullarda buğday ile ekim nöbetine girmektedir. Trakya ve Marmara Bölgesi’nde üreticiler ayçiçeği fiyatlarından ve yapılan desteklemelerden hoşnut olmadığında ekim nöbetinde 1 yıl buğday 1 yıl ayçiçeği ekim nöbeti yerine 2 yıl buğday, 1 yıl ayçiçeği ekerek ayçiçeği ekiliş ve üretim değerlerinde önemli sapmalara neden olabilmektedirler. Bunun önüne geçebilmek için buğday, yağlı tohum (ayçiçeği) destekleme paritesinin yağlı tohumlu bitkiler lehine en az 1’e 2,5 ve3,0 gibi değerlere ulaşması gerekmektedir.  

Ege Bölgesi’nde ise buğday-arpa hasadını takiben ayçiçeği tarımının daha geniş olarak yer alması, ayrıca yine pamuk öncesi kolza üretimi ile şeker pancarı ve tütün üretim alanlarındaki muhtemel daralma ile ortaya çıkacak alanlarda ayçiçeği ve kolza üretimine önem verilmesi, 800-900 bin tonu aşan bitkisel yağ açığımızın kapatılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi’nden sonra ayçiçeği ekimi bakımından ikinci sırada yer almaktadır. Bu bölgede kuru koşullarda ayçiçeği üretimi yapılmakta ise de, özellikle şeker pancarı üretim alanlarında ekim nöbetine girerek sulu koşullarda da üretimi yapılmaktadır. Son yıllarda ayçiçeği ekimi Akdeniz Bölgesi’nde de yaygınlaşmıştır.  

Ayçiçeği tarımı dünyada en fazla Ukrayna, Rusya ve Arjantin’de yapılmaktadır. Bu ülkeler 2016 yılında dünya üretiminin yüzde 58,38’i gerçekleştirmişlerdir. Türkiye’nin ise dünya ayçiçeği üretiminde ki payı 2016 yılında yüzde 3,53’dür.

Ülkemizde yetiştirilen ayçiçeği çeşitleri linoleik asit oranının yüksek olduğu linoleik tip hibrit ayçiçeği çeşitleridir. Ancak Dünya bitkisel yağ pazarına hâkim ve tüketici bilincinin yüksek olduğu ülkelerde oleik tip bitkisel yağlara olan talep giderek artmaktadır. Oleik tip bitkisel yağların hem sağlığa, hem de endüstriyel kullanıma uygun özellikte olmaları son yıllarda dünya üretimlerinde paylarının artmasına neden olmuştur. 

Türkiye 2017 yılında 595 bin tonluk ihracata karşılık, 2.3 milyon tona yakın ithalat yapmıştır. Bu genel rakamların ayrıntısına bakıldığında, özellikle ayçiçeği küspe ve katı atıklarının yaklaşık 1 milyon ton olduğu görülmektedir. Küspe ve katı atık ithalatı, 2018 yılının ilk 10 ayında 700 bin tonu geçmişti.

Miktar bazındaki bu verilerin değer olarak karşılığını baktığımızda 2017 yılında 687 bin dolarlık ihracata karşılık, 1.2 milyon dolarlık ithalat yapılmıştır. İthalat için ödenen bedelin yaklaşık yarısı, yağ ithalatına gitmiştir. Ancak burada dikkat çekici bir nokta, kimi yıllar ithal edilen yağa yakın değerde ayçiçeği yağı ihracatı gerçekleşmiş olmasıdır. 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ürün planlaması ve yağlı tohum üretimine yönelik etkin bir politikanın oluşturulmaması nedeniyle ülkemiz yağlı tohum üretimi yeterli değildir. Bu nedenle ithalata bağımlı bitkisel yağ sektörü, dünya pazarında ki dalgalanmalardan etkilenmektedir.

Türkiye’de bitkisel sıvı yağ tüketiminin önemli bir kısmını yağlık ayçiçeğinden elde edilen ayçiçek yağı oluşturmaktadır. Yurtiçinde tüketilen 900 bin ton civarındaki ayçiçek yağının sadece 500-550 bin tonu ülkemiz üretiminden karşılanmaktadır. Aradaki yağ açığı yağlık ayçiçeği tohumu ya da ham ayçiçek yağı ithalatı yoluyla kapatılmaya çalışılmaktadır.

Bitkisel yağ sanayimizin en önemli temel sorunu, hammaddede dışa bağımlılıktır. Son yıllarda dünyada bitkisel yağlar gıda sektörü dışında biyodizel üretiminde kullanılmaları nedeniyle de enerji sektörünün de hammaddesi haline gelmiştir. Bu durum yağlı tohumlu bitkilere olan talebi ve stratejik önemi daha da arttırmıştır. Bitkisel yağ sanayinin ihtiyacı olan yağlı tohumun sağlanması ve ithalatın azaltılması için yağlı tohumlu bitkiler ekim alanlarımız ve üretimimiz artırılmalıdır.

Yağlı tohumlarda alım politikalarında lisanslı depoculuk sistemi devreye sokulmalıdır. Ürün değerinin bulması için borsalar etkin hale getirilmelidir.

Ülkemiz ayçiçeği tarımı için uygun ekolojik koşullara sahip olmasına rağmen ayçiçeği ekim alanlarımız arttırılamamaktadır. Üretimimizin artırılabilmesi için potansiyel ekim alanlarımız dikkate alınarak değerlendirilmeleri sağlanmalıdır. Bu nedenle Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde ki iller ile İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Konya, Aksaray ve Karaman gibi illerin sulanabilen alanlarında ayçiçeği tarımı yaygınlaştırılmalıdır.

Kuru tarım arazilerinde yıllık yağış miktarının yetersiz olması verimde önemli ölçüde azalmalara neden olmaktadır. Bu sebeple sulu tarım arazilerinde ayçiçek tarımının artırılması için teşvikler artırılmalıdır. Yağ oranı yüksek ve bölgeye adapte olabilen çeşitler konusunda üreticiler bilgilendirilmelidir.

Ayçiçeğinde görülen hastalıklara (orobanş da yeni ırkların çıkmasından dolayı ve mildiyö gibi)  karşı çiftçiler dayanıklı çeşitlerin tanıtımı ve kültürel uygulamaların (gübreleme-sulama zamanı ve miktarları) anlatımı gerçekleştirilmelidir.  

Ekilen hibrit çeşitlerin yağ oranlarının yüksek olması birim alan yağ veriminin artmasında en büyük etkenlerden biridir. Bu nedenle yağ oranı yüksek ve yetiştirildiği bölgeye adapte olabilecek olan çeşitlerin seçimi son derece önemlidir. Bu konuya dikkat çekilerek ekilecek çeşit seçiminde üreticiler bilgilendirilmelidir.

Ayrıca Oleik tip ayçiçeği çeşitlerinin ekim alanları yaygınlaştırılmalı ve desteklenmelidir. Bu durum piyasaya kaliteli ayçiçeği sunmasının yanında, kızartmalık olarak fazla tüketimi de azaltarak döviz kaybını engelleyecektir. Ayrıca bu yeni tür ayçiçeği, biyodizel için de uygun olduğu için en önemli ithalat kalemi olan petrol ürünlerinin de azalmasına neden olacaktır. Oleik asidi yüksek ayçiçeği ürününden elde edilen ayçiçeği küspesi hayvancılık ve et ürünleri sektörü için kaliteli bir yem kaynağıdır”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner2