Din, toplumu bir arada tutan çimentodur

Yrd. Doç. Dr. Uyanık 15 Temmuz Din ve Değerlerimiz” konulu panelde dinin, yaratılıştan itibaren insanın fıtratına yerleştirilen bir ihtiyaç olduğunu söyledi ve ekledi:
Bu haber 2017-07-20 19:04:53 eklenmiş ve 998 kez görüntülenmiştir.

 Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) -  Hatay Müftülüğü, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle, darbe girişiminin halkın, dini ve milli değerlerimiz üzerindeki etkilerinin konu alan, “15 Temmuz. Din ve Değerlerimiz” konulu panel düzenlendi.

Panelde konuşan, Mustafa Kemal Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Zeki Uyanık, Dinin, yaratılıştan itibaren insanın fıtratına yerleştirilen bir ihtiyaç olduğunu belirterek, ‘’ Din barışın huzurun vesilesidir. Bir otokontrol olarak her an bir denetim altında tutar. Toplumu oluşturan bir nevi çimentodur. Aynı zamanda en hassas noktası tabiri caizse yumuşak karnıdır. O nedenle insanlar kandı, inandı bu insanlara.’’ dedi.

Hatay Kültür Merkezi Konferans Salonunda düzenlenen panele; Hatay Vali Yardımcısı Sayın Bilal Ölmez, İl Müftü Yardımcıları Cafer Erol ve Mehmet Emin Okuyucu, Erzin İlçe Müftüsü Feyzullah Çalı=şkan, siyasi parti temsilcileri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başlayan program, Miraç Camii İmam-Hatibi Murat Aksoy’un Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.

Diyanet İşleri Başkanlığının hazırlamış olduğu sinevizyonun gösteriminin ardından açış konuşması yapan İl Müftü Yardımcısı, Mehmet Emin Okuyucu, hain darbe girişiminde şehit olanlara Allah’tan (c.c) rahmet, gazilere acil şifalar dileyerek, ‘’Allah o günleri bizlere tekrar yaşatmasın, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin.” dedi.

 

Mustafa Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Yrd.Doç. Dr. Mehmet Zeki Uyanık ise Hain darbe girişiminin maddi ve manevi etkileri olduğunu söyledi.

 ‘’DİN TOPUMU OLUŞTURAN ÇİMENTODUR’’

Dinin barışın ve huzurun vesilesi olduğunu belirten Uyanık, ‘’ Din, insanların dünya ve ahiret mutluluğu için Allah’ın getirmiş olduğu sistemdir. Din, yaratılıştan itibaren insanın fıtratına yerleştirilen bir ihtiyaçtır. Din barışın huzurun vesilesidir. Bir otokontrol olarak her an bir denetim altında tutar. Toplumu oluşturan bir nevi çimentodur. Aynı zamanda en hassas noktası tabiri caizse yumuşak karnıdır. O nedenle insanlar kandı, inandı bu insanlara. ‘’ dedi.

15 Temmuzdan çıkarmamız gereken dersler olduğunu da ifade eden Mustafa Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Uyanık, sözlerine şöyle devam etti;

‘’15 Temmuz ihanetinin hepimize maddi-manevi etkileri oldu. Üstelik sadece ülkemizi değil, bize ümit bağlayan İslam Coğrafyasını etkiledi. Maalesef darbe girişimi ile öyle bir algıyı yıktılar ki, düzelmesi yıllar alacak. Eskiden ‘Alnı secdeye varan insandan zarar gelmez.’ denirdi. İşte şimdi bu algı zarar gördü. Dine, dindara, cemaatlere karşı da bir güven sorunu yaşanmasına neden oldu. İslam düşmanlarına fırsat verdi.

15 Temmuzdan çıkarmamız gereken dersler nelerdir? Eğitim sistemimizi gözden geçirmeliyiz. Eğitim sistemimiz düzenli işleseydi insanlarımız çocuklarını onların dershanelerine okullarına göndermezdi. Demek ki, eğitim sistemimizde bir sıkıntı var ki halkımız çocuklarını onların okullarına gönderme ihtiyacı hissetti. Onlar da bizim çocuklarımızı aldılar bize karşı kullandılar.

Din eğitimi ilkokuldan başlamalı üniversiteye kadar verilmeli. Çocuklarımız İslam’ı, Kur’an’ı sahih kaynaklarından öğrenmeli ki, başka bir yerden öğrenme ihtiyacı duymasın. Eğer bu örgüt içindeki öğretmeni, kaymakamı, askeri, polisi vs. İslam’ı iyi bilseler bu ihanet içinde olmazlardı. İslam adına bunu yapamazlardı. Dini tevil ederek kandırıldılar, onlara yutturuldu. İma ile namaz kıldılar bir yerlere gelmek için. Namazı terk ettiler, içki içtiler. Oysa hiçbir şekilde hiçbir ibadeti terk edemezsin, meşru bir mazeret yoksa.

Üniversite yurtları yapmalıyız. Çocuklarımız üniversiteyi kazanıyor ama kalacak yurt yok. Solcu ise devrimci evinde, PKK’lı ise onların evinde, dindar ise bir cemaat evinde ya da yurdunda kalıyor. Netice, bazen kendi elimizle kendimize düşman yetiştiriyoruz.

Herkes kendi işini yapmalı. Asker askerliğini, siyasetçi siyasetini, STK’lığını, cemaat-hoca da hocalığını yapmalıdır. Diyanet çok güzel işlere imza atıyor. Hastanelerde, cezaevlerinde, çocuk esirgeme yurtlarında vs. ama daha fazlasını yapmalı. Biz alanı boş bıraktığımız için FETÖ ve benzeri din adına cinayet işleyen örgütler bu topraklarda ortaya çıktı.

Eğer biz 15 Temmuz’dan gerekli dersleri alırsak, 15 Temmuz’u doğru okursak bu topraklarda benzer hadiseler yaşanmayacaktır. Allah bize o günleri bir daha yaşatmasın. Şehitlerimizin ruhları şâd oldun.’’

Mustafa Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup BULUT ise konuşmasında: “Benim alanım ‘Kamu Yönetimi’ siyaset bilimi gözüyle bir değerlendirme yapacağım. Sivil toplumdan baskı grubuna oradan da ihanet şebekesine dönüşen bir yapı ve 15 Temmuz darbesi üzerine bir değerlendirme yapacağım.

15 Temmuz darbesi, silahlı kuvvetlerimizin içerisinde çok önceden yuvalanmış, sinsice planlanmış bir ihanet şebekesinin kendi iradesiyle el koyduğu ve tüm askeri araç ve gereçleri bu milletin maddi ve manevi değerlerine ve kazanımlarına karşı hücum ettiği bir kalkışmadır. 15 Temmuzu bir işgal ve ihanet girişimi olarak değerlendiriyorum. Ülkemizin bütün birikimlerine sosyal yapısına, toplumun merhamet ve hamiyyet duygularına yönelik bir darbe girişimi olarak telakki ediyorum.

Zaman zaman bu halkın darbe girişimlerini kabul etmeyeceğini, meşruiyetini kabul etmeyeceğini herkes dile getiriyordu ama bu şekilde ölümüne, silahlara karşı bu kadar kararlılıkla karşı konacağını ihanet şebekesinin de izah edemeyeceği bir durumdu. Milletin kazanımlarını bırakmayacağını geri döndürülmesine müsaade etmeyeceğini gösteren bir durumdur. Bu darbeyi yapanlar kimliklerini gizlemişlerdir. Diğer darbelerde herkesin görevi ve ne yapacağı belli iken bu darbede gizlidir ve belli değildir. Tüm darbelerin, devletin meşru idaresine, devletin bütün kurumlarına, siyasal iktidara, halka karşı çok ciddi saldırı girişiminde bulunduğu aşikârdır. Bu darbe girişiminde de tarihte görülmemiş şekilde halka şiddet uygulanmış ve 250 şehit verilmiştir. Meclis ve Cumhurbaşkanlığı bombalanmıştır. Toplumun ve toplumun önündekilerin özellikle Cumhurbaşkanımızın sağlam bir irade ortaya koyması, toplumun içinde toplumla hareket etmesi bu darbe girişimine karşı akıl almayacak derecede bir direnişin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bu demokrasi tarihinde bir ilktir.

Ordu-siyaset ilişkisinde, görev ve yetki alanı çok iyi tanımlanmış bir ordu ve kurumları varsa burada bir darbe girişiminden bahsetmek çok doğru olmaz.” dedi.

İhanet şebekesinin hizmet, cemaat, himmet vs. bazı dini kavramları kullandığı için bu kavramlarla ilgili toplumda farklı algılar oluştuğunu, bu algıların kırılması için bu kavramları kullanmaktan kaçınmak yerine bunların gerçek anlamlarında kullanılmaya devam edilmesinin gerektiğini belirtti. 15 Temmuz darbe girişiminden çıkarılması gereken dersleri ve toplumda yarattığı tahribatın giderilmesi noktasında yapılması gerekenleri belirterek konuşmasını sonlandırdı.

 

Prof. Dr. Yakup Bulut’un sunumunu tamamlamasının ardından program sona erdi.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer DİĞER haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi