Göz tansiyonu kör edebilir

Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen sinsi bir hastalık olduğu için kötü sonuçlar doğuran göz tansiyonu, dikkat edilmediği takdirde körlüğe bile yol açabiliyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mahmut Ecel, göz tansiyonunda erkek teşhisin önemine vurgu yaptı.

Göz tansiyonu kör edebilir
Göz tansiyonu kör edebilir ilkhaber
Bu içerik 920 kez okundu.

 Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen sinsi bir hastalık olduğu için kötü sonuçlar doğuran göz tansiyonu, dikkat edilmediği takdirde körlüğe bile yol açabiliyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mahmut Ecel, göz tansiyonunda erkek teşhisin önemine vurgu yaptı.

 

 

RÖPORTAJ: MURAT YILDIRIM

 

Göz tansiyonunun belirtileri nelerdir?

 

Göz tansiyonu (glokom) en sık rastlanan sağlık sorunlarının başında gelir. Doğru şekilde tedavi edilmediğinde ise birtakım ciddi rahatsızlıkları da beraberinde getirebiliyor. Glokom, gözde ağrı, bulanık görme, kızarıklık, renkli halkalar görme, mide bulantısı ve kusma gibi belirtilerle kendini gösterebileceği gibi çoğu zaman hiç belirti vermeden ilerleyen sinsi bir hastalıktır.

 

Göz tansiyonu nasıl oluşuyor?

 

Göz, beslenmesini içinde bulunan sıvılar aracılığı ile yapar ve bu sıvıları kanallar yardımı ile dışarı atar. Bu sıvının yapımı ile atılması arasındaki denge bozulursa, göz içinde normalden fazla sıvı birikir. Bu sıvı da basınç oluşturarak göz siniri ve sinir tabakasındaki sinir liflerine zarar verir. Göz sinirine zarar verecek seviyede göz içi basıncına sahip olunmasına göz tansiyonu denir.

 

Erken teşhis ne kadar önemlidir?

 

Erken dönemde herhangi bir belirti vermeyen göz tansiyonu, yavaş yavaş ilerlediği için görme alanındaki azalma ve kayıp, hasta tarafından çabuk fark edilmez. Erken teşhis hastalığın ilerlemesini durdurabilir. Bunun içinde düzenli olarak göz muayenesi olunması gerekir. Göz sinirinde tahribata neden olan bu hastalıkta gün geçtikçe görme azalır. Son ana kadar hasta hiçbir şeyin farkına varmayabilir.

 

Göz tansiyonunda ailevi yatkınlık riski artırır mı?

Ailede glokom bulunanlarda hastalık riski daha yüksektir. 40 yaşın üzerindeki toplumda glokom sıklığı yüzde 2 iken, glokomlu ailelerdeki glokomun görülme sıklığı 4-5 kat fazladır. Glokom doğuştan da olabilir, 3-20 yaş aralığında da ortaya çıkabilir. Yapılan çalışma ve gözlemler glokom sıklığının yaşla arttığını ortaya koyuyor.

 

Göz kontrolü hangi aralıklarla yapılmalıdır?

Rutin olarak yapılan göz muayenelerinde daha başlangıç aşamasındaki göz tansiyonu bile saptanabilir. Bu nedenle göz tansiyonu vakalarının artış gösterdiği 40’li yaşlardan itibaren mutlaka düzenli göz kontrolü yapılmalıdır. Çünkü göz tansiyonuna bağlı oluşan görme kayıplarında geri dönüş yoktur. Glokom tüm dünyadaki körlüklerin ikinci nedeni. Özellikle 40 yaşın üzerindekiler, ailesinde glokom bulunanlar, şekeri, hipertansiyonu, yüksek miyopisi ve damar hastalığı olanlar, uzun süreli kortizon tedavisi alanların risk altında olduğunu unutmamak gerekir. Göz kontrolleri 40 yaş öncesi 2 yılda bir yaptırılabilir. Ancak glokomun görülme sıklığının arttığı 40 yaşından sonra yılda en az bir kez göz ve göz içi basıncı kontrolleri yaptırılmalıdır.

 

Omega 3 kaynakları hastalığı önler mi?

Gözün sağlıklı beslenmesini sağlayan omega 3 kaynakları (balık, yumurta, semizotu, ceviz, vb.) A vitamini içeren meyve ve sebzeler, beta karoten içeren sebzeler (havuç, ıspanak, vb.) glokomlu hastalara da, glokom riski altındaki popülasyona da tavsiye edilir. Hipermetropinin ve myopinin de glokomla ilişkisi olduğu tahmin edildiğinden, gözlük muayeneleri yapılırken mutlaka göz içi basıncı ölçümlerini de yaptırmak gerekir.

 

Göz tansiyonunun çözümü var mıdır?


Tedavide ilaç veya cerrahi yöntemler kullanarak ilk amacımız göz içi basıncını düşürerek hastalığın gidişatını durdurmaktır. Mevcut sinir lifi hasarını geri döndürmek çoğu zaman imkânsızdır. Bu da erken teşhis ve tedavinin önemini daha da artırıyor. Lazer tedavisi ise glokom tedavisinde yaygın olarak kullanılıyor.Göz tansiyonun tedavisinde hasta, sürekli kontrol altında tutulmak zorundadır. Düzenli takiplerle ilaçla kontrol altında tutulabilen hastalarda ise ilaç tedavileri zamanla ihtiyacı karşılamayabilir. Bu durumlarda cerrahi yöntemler düşünülmelidir. Göz tansiyonun tarzına ve tipine göre uygulanabilecek lazer tedavileri de mevcuttur. Bu tedaviler kalıcı çözümler sağlayarak hastanın ömür boyu ilaç kullanmasına da engel olabilir. Bu hastalıkta en önemli nokta düzenli göz muayenesini ihmal etmemektir.
 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Demirtaş: Yüreğir'in gelişip  kalkınmasına büyük önem veriyoruz
Vali Demirtaş: Yüreğir'in gelişip kalkınmasına büyük önem veriyoruz
ATB Yöneticilerinden Akay ve  Uludağ’a ‘Hayırlı olsun’ ziyareti
ATB Yöneticilerinden Akay ve Uludağ’a ‘Hayırlı olsun’ ziyareti