Kaybolan meslekler

Nüfusun artması, sanayinin gelişmesi ve teknolojinin ilerlemesi gibi pek çok etken sosyal hayatı ve siyaseti belirlerken bazı mesleklerin doğmasına bazı mesleklerin de yok olmasına sebep oluyor. Bir zamanlar hayatımızın her anında karşımıza çıkan birçok meslek artık masallarda kaldı diyebiliriz.
Bu haber 2018-09-15 16:11:38 eklenmiş ve 445 kez görüntülenmiştir.

(ÖZEL HABER)

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) -Nüfusun artması, sanayinin gelişmesi ve teknolojinin ilerlemesi gibi pek çok etken sosyal hayatı ve siyaseti belirlerken bazı mesleklerin doğmasına bazı mesleklerin de yok olmasına sebep oluyor. Bir zamanlar hayatımızın her anında karşımıza çıkan birçok meslek artık masallarda kaldı diyebiliriz.

Örneğin; Bastoncu, bileyici, macuncular, hallaç, bakır, kalaycı, külekçi, yorgancı, çerçi, sepetçi, yemenici, çömleçi, seyyar saat tamircisi, nalbant, arzuhalci ve bunlara daha ekleyeceğimiz birçok mesleklerin kimi bitti, kimi de bitme noktasına geldi diyebiliriz.

Zaman ilerledikçe, gelişen teknolojiye yenik düşen ve bazılarımızın hayal-meyal hatırladığı mesleklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz;

Sandığa konan meslek: Yorgancılık

El emeği göz nuru ipek, yün ve elyaf yorganlar, ustaların ellerinde nakış nakış hazırlanarak çeyizlere konardı. Her genç kızın çeyiz sandığında mutlaka el işi yorganı olurdu. Hem de 2,3 hatta 4 tane…

Günümüzde her ne kadar yorgan diktirme geleneği devam etse de, yapılan yorganlar artık süs eşyası olarak kullanmak ya da eski geleneği sürdürmek için yapılıyor. Eskiden belki her mahallede bir yorgancı bulmak mümkündü. Günümüzde kırsal kesimde bu geleneği devam ettirenlerin yanında, halk eğitim merkezlerinde kursiyerlerin yaptığı yorganlar sergilenerek eski kültür ve sanatlar yaşatılmaya çalışılıyor.

Bileyicilik

Tezgahı sırtında, sokaka sokak dolaşarak ‘Bileyiciii’ diye bağıran, müşteri bulunca da hemen sokaka ortasına tezgah kurup bıçakları keskinleştiren görmeyeli yıllar oldu. Kaplumbağa misali ekmek teknesini sırtında taşıyan bileyiciler, tezgâh açtıkları mahallenin bütün körelmiş bıçaklarını yeniden keskin hale getirirdi. Günümüzde her ne kadar Kurban bayramlarında arada bir karşımıza çıksa da, günümüzde seyyar bileyici bulmak belki kırsalda mümkün olabilir.

Çocukların vazgeçilmezi; Macunculuk

Macuncular küçük-büyük herkesin merakla beklediği kişilerdi. Okul önlerinde, pazarlarda, sokaklarda hemen hemen her yerde karşımıza çıkardı. Macuncu tezgahta çeşitleri sayarken, adeta çocukların ağzının suyu akardı.

Macun satanların çoğu macunu genellikle kendileri yapardı. Her bölgenin kendi macuncusu vardı. Öyle olunca mahalli kendi macuncusunun lezzetini arardı. Tamamen doğal güllü, naneli, portakallı, limonlu, çilekli macunları alanlar keyifle tüketirlerdi. Artık hazır ve çeşit çeşit ürünler piyasaya girince, macuncular tamamen kayboldu. Son zamanlarda artık o güzel günlerin anısını yaşatmak için belediyeler organik pazarlarda macuncular bulunduruyor.

Külekçilik

Külekler eskiden yiyecekleri saklamak için kullanılan tahta kovalara denir. Külek için kasnak ve çember yapımında söğüt, kavak, çam, çınar veya dut ağacı kullanılmaktadır. En çok tercih edilen ağaç türü söğüttür. Küleklerde genellikle yoğurt, bal, pekmez, reçel ve hububat ürünleri saklanırdı. Ancak plastiğin icadı ile birlikte yok oldu diyebiliriz. Günümüzde Kahramanmaraş’ta külek yapımını yapan bir usta kaldığı söyleniyor. Küleklerde saklanan yiyeceklerin tadı bir başka olur. O yüzden günümüzde hep derler ya; ‘Nerde o eski lezzetler’.

Arzuhalcilik

Bilgisayarların hayatımıza girmesi ile birlikte arzuhalcilik hızla yok olmaya başladı. Özellikle resmi makamlara yazılacak bir dilekçe için daktilo başında oturan bir arzuhalciye gidilir, önce yazılacak dilekçe için bilgiler verilir ve yazılırdı.

Günümüzde her ne kadar bilgisayarlar her alana girse de, arzuhalcilere de rastlamak mümkün. Ancak muhtemelen birkaç yıl içerisinde artık onlarda tarihteki yerini alacaktır.

Ev ihtiyaçlarının hepsine cevap verebilen meslek; Çerçilik

İnsanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olan çerçilik mesleği, gezgin satıcıların eşek, katır, at üstünde veya araçlarında taşıdıkları iğneden ipliğe ürünleri, köy köy dolaşıp köylünün malı karşılığında takas etmesi ya da para karşılığında satması olarak bilinir.

Toplu iğneden mutfak malzemelerine kadar çerçilerde her şeyi bulabilirdiniz. Müşterinin ayağına kadar giden çerçiler, çoğu zaman sattıkları ürünlerin parasını bir deftere yazar, bir dahaki gelişinde alırlardı. Gelişen teknoloji ile ulaşımın rahat olması, artık internetten dahi ürünlerin getirilebilmesi çerçi mesleğinin sonunu getirdi.

Yemenicilik

Üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı köseleden yapılan topuksuz ve sağlıklı bir ayakkabı türüdür. Yemeni, ilk defa Yemen’de Yemen-i Ekber isminde biri tarafından yapılmış ve onun adıyla anılmış olduğu söylenir. Özellikle Güneydoğu Anadolu’da zamanla yörenin geleneksel kıyafetlerinden biri haline gelmiş.

Anadolu’da bir zamanlar her yerde bulunan yemeniciler, günümüzde pek fazla kalmadı diyebiliriz. Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa illerinde bu mesleği devam ettiren birkaç yemeni ustası kaldı. Gelişen sanayi ile birlikte ayakkabı üretiminin artması ve ucuzlaması, yemenilere olan ilgiyi azalttı diyebiliriz.

Bastonculuk

Yürümeyi kolaylaştırmak için dayanak olarak kullanılan, ağaç ve günümüzde metal malzemelerden de yapılan baston, eskiden çeşitli tekniklerle işlenerek ve süslenerek sanatsal bir nitelik kazandırılıyordu. Günümüzde Karadeniz ve Egenin bazı illerinde devam ediyor. Her ne kadar yaşlı kimseler tarafından zorunlu olarak kullanılsa da eskilerin göz bebeğiydi diyebiliriz.

Çömlekçilik

Plastiğin bitirdiği diğer bir meslek de çömlekçiliktir. Çömlek yüzyıllardır insanlığın kullandığı, bir eşyadır. Hatta insanlık tarihinin başlangıcına kadar giden bir tarihi var diyebiliriz. Tarihi kalıntılara baktığımız zaman insanlığın doğuşu ile beraber çömlekte hayatımızda yer almıştır.

Eskiden her türlü yiyecek ve içeceği saklamak için kullanılan ve her evde bulunan çömlekler, günümüzde soğutucuların ve çelik ile plastik kapların çoğalıp ucuzlaşmasıyla daha az kullanılır olmuş.

Bugün ağırlıklı olarak halen İç Anadolu, Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerimizde çömlek kullanımı çok yaygındır. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte çömlekler yerini türlü türlü madeni eşyalara bırakmış durumdadır.

Saat Tamirciliği

İnsanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan saat, ilkel yaşam döneminde güneş saati, ardından su saati gibi değişik şekillerde kullanıldı. Bugün Avrupa’da saatin tarihi 14. yüzyıllara gider ve üretim halen devam etmektedir. Halen çalışmakta olan en eski saat, İngiltere Salsbury Katedralindeki akrep ve yelkovanı olmayan saattir ve 1387 yılı yapımıdır. Amerika’da 1850’li yıllarda seri saat üretimine başlandı. Ülkemizde ise halen saat fabrikası ve saatçilik okulu yok.

Seri üretim ile birlikte yaygınlaşan saat kullanımı günümüzde yerini cep telefonuna bıraktı. Günümüzde saat artık dekoratif bir ürün olarak kullanılıyor. Eskilerde çok revaçta olan saat tamirciliği işi, tarihe karıştı diyebiliriz.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi