Savunma mekanizması ‘Bağışıklık Sistemi’

Havaların iyice soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı, grip gibi üst solunum enfeksiyonu hastalıkları da artmaya başladı.

Savunma mekanizması ‘Bağışıklık Sistemi’
Savunma mekanizması ‘Bağışıklık Sistemi’ emre
Bu içerik 162 kez okundu.
Reklam

(ÖZEL HABER)

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) – Havaların iyice soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı, grip gibi üst solunum enfeksiyonu hastalıkları da artmaya başladı. Hastalıkların baş gösterdiği kış aylarında sağlık kalmak için güçlü bir bağışıklığa sahip olmak gerektiğini belirten Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, “Bağışıklık sistemi vücut için zararlı organizmalara karşı savunma mekanizmamızdır. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın en iyi yolu sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesidir” dedi.

Havaların iyice soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda artmaya başladı. Özellikle bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla birlikte baş gösteren hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenmenin önemine değinen uzmanlar, uyarılarda bulunuyor.

Bağışıklık sisteminin önemine değinen Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, “Bağışıklık sistemi vücut için zararlı olan organizmaların vücuda girmesini önler ve girer ise yayılmalarına engel olur. Yani bağışıklık sistemi bizi mikrop diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların zarar verici etkilerine karşı korur. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın en iyi yolu da sağlıklı bir yaşam tarzından geçer” dedi.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Şenses şöyle konuştu;

“Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın en iyi yolu sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesidir. Çünkü bağışıklık sistemi vücut için zararlı olan organizmaların vücuda girmesini önler ve girer ise yayılmalarına engel olur. Kısaca vücut için zararlı olan organizmalara karşı gösterdiği savunma mekanizmasıdır.

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın en iyi yolu sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesidir. Besin öğelerinin vücudumuza yeterli ve dengeli miktarda alınması, kilo kontrolü, düzenli ve ağır olmayan bir egzersiz bu yaşam tarzının temel koşulları olmalıdır.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yönelik bir beslenme planlıyorsak yağ ve kolesterol tüketimi, protein alımı ve diyet lifi de en az aldığımız besinlerin çeşitliliği kadar önemlidir.

Bağışıklık sistemimiz aslında şaşırtıcı bir sistemdir ve bir o kadar da ilginç savunma mekanizmamızdır. Bağışıklık sistemimiz bizleri mikrop diye belirttiğimiz bakteri, virüs ve parazitlerin zararlarından korur.

Yani bağışıklık sistemi, öncelikle zararlı organizmaların vücuda girmelerini engeller. Girerse yayılmasını engeller. Bu sistem yaşam süresi boyunca devam eder. Ancak bazı durumlarda bağışıklık sistemi yardıma gereksinim duyabilir.

Sağlıklı beslenmenin bağışıklık sistemi üzerine olumlu katkısı olduğu bilimsel araştırmalarla da ortaya konulmuştur. Yediğimiz yiyecekler sadece vücuda enerji vermez.

Aynı zamanda antioksidan özelikleri sayesinde savunma sistemini güçlendirirler. Bu antioksidanların en önemlileri A, C ve E vitaminleridir.

Günlük beslenmemizde bu antioksidanları içeren besinleri tüketmemiz gerekir. Limon, portakal, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz,  kuşburnu ve ahududu da bol miktarda C vitamini; ayçiçek yağı, zeytinyağı, fındık,  badem, soya, ceviz ve fıstık türleri de E vitamininden zengin besin maddeleridir.  A vitamini, havuç, ıspanak, brokoli, marul, kabak ve domateste bulunmaktadır.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yönelik bir beslenme planlıyorsak yağ ve kolesterol tüketimi, protein alımı ve diyet lifi de en az aldığımız besinlerin çeşitliliği kadar önemlidir. Bu noktada yağlı ve bol salçalı etlerden ve fazla miktarda şeker tüketiminden de kaçınmak gerekir.

Ayrıca bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin organizmadaki görevlerini tam olarak yapabilmeleri için günde en azından 2-3 litre su tüketmek gerekir.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren bir diğer etmende probiyotik besinlerdir. Probiyotikler sindirim sistemi florası için faydalı etkilere sahip olan canlı bakterilerdir.

Bağışıklık sisteminden deri hastalıklarına, insülin direncine, kolon kanserine, özellikle çocuklarda astımdan alerjik reaksiyonlara kadar birçok hastalığın temelinde bağırsaklarda yatan bozukluklar olduğu ortaya konmaya başlanmıştır.

Özellikle araştırmalar obezite, insülin direnci, karaciğer yağlanması gibi sağlık sorunlarının bağırsak sağlığıyla ilgili olduğunu ortaya koymaya başlamıştır. Bu yüzden bu gibi sağlık problemleri olanların mutlaka diyetlerini probiyotik ve prebiyotik açısından zenginleştirmeleri önerilmektedir. Biz uzmanlar olarak 'mutlaka posalı beslenin'  önerisini yapmamızın temelinde bağırsak sağlığı var.

Probiyotikler sindirim sistemini destekleyerek hastalık yapan mikroorganizmaların üremesine engel olurlar. Besinlerin sindirimini kolaylaştırırlar ve sindirim sistemi tarafından üretilen vitaminlerin sentezinde görev alırlar. En önemli probiyotik yiyecek yoğurttur.

Yoğurt içerisindeki bakteriler probiyotik etki yaparak hem çocukların hem de erişkinlerin bağışıklık sistemini güçlendirirler. Yoğurt dışında kefir, peynir, turşu, tarhana da probiyotik özellik gösteren besinlerdendir.

Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra stresten, sigara ve alkolden uzak durmaya,  düzenli spor yapmaya ve düzenli uykuya da dikkat etmek gerekiyor”

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sözlü çiftinin 14 Şubat hassasiyeti
Sözlü çiftinin 14 Şubat hassasiyeti
Metin Şentürk konserinde evlenme teklifi
Metin Şentürk konserinde evlenme teklifi