Tarım Öğretiminin 173. yılı kutlandı

Tarım Öğretiminin 173. yılı Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi ve TMMOB Ziraat Mühendisleri tarafından ortaklaşa düzenlenen törenle kutladı.

Tarım Öğretiminin 173. yılı kutlandı
Tarım Öğretiminin 173. yılı kutlandı emre
Bu içerik 270 kez okundu.
Reklam

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - Kutlama etkinlikleri, ÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İ. Halil Elekcioğlu, ÇÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Torun, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Doğan, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek, Adana Milletvekili Ayhan Barut, Dekan Yardımcıları, Akademisyenler ve oda yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla Çukurova Üniversitesi’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Anıta çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nı okumasının ardından, programla ÇÜ Akif Kansu Konferans salonunda devam etti.

Geleneksel Ziraat Marşı’nın okunması ile başlayan programın açılış konuşmasını ÇÜ Ziraat Fakültesi öğrencileri adına Tarım Ekonomisi Bölümü Öğrencisi Gülnaz Karakol yaptı.

Ardından konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Doğan, Türkiye’de tarımsal öğretimin, pek çok bakımdan ilkleri oluşturması nedeniyle öncü rol oynadığına değinerek, “Tarımsal öğretim, pek çok bakımdan ülkemizde ilkleri oluşturması nedeniyle öncü rol oynamıştır. 1846 da İstanbul Halkalıda başlanan tarım öğretimi, kendisinden önce askeri ihtiyaçlar için yapılan mühendislik ve tıp öğretimleri sayılmazsa, ülkemizdeki en eski sivil amaçlı mesleki öğretimdir. Tarımın yeryüzünde ilk bu coğrafyada başlayıp, 10 bin yıldan bu yana yapılageldiği düşünülürse, tarım öğretiminin bu kadar köklü bir geçmişe sahip olması doğal karşılanmalıdır” dedi.

Cumhuriyetin kurucularının tarıma verdiği öneme değinen Doğan, “Ülkemizdeki çağdaş anlamda Ziraat Mühendisliği eğitiminde 1933’te açılan Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün önemi çok büyüktür. Ayrıca Cumhuriyetin Kurucu kadrolarının, tarıma verdikleri önemin, ülkenin kalkınması ve çağdaşlaşmasında, bu kurumdan ne kadar büyük beklentilere sahip olduklarının bir kanıtıdır” şeklinde konuştu.

Tarımın önemine de değinen Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Doğan, şöyle konuştu;

“Ülkemizde 1970’lerin başında 4 olan Ziraat Fakültesi sayısı 1980’lerin başında 6’ya çıkmış, bu gün bu sayı 40’a ulaşmıştır. 40 Fakültenin 35’inde, 169 program altında lisans eğitimi yapılmaktadır. 2018 yılında yaklaşık 5 Bin 500 civarında kontenjan açılmış ve 4 bin dolayında öğrenci kayıt yaptırmıştır. Bu sayılarla tarım öğretiminde doluluk oranı yüzde 74’e gerilemiştir. Ziraat mühendisliği ile birlikte pek çok alanda yaşanan kontenjanların doldurulamaması sorunu, Yükseköğretim sisteminde son yıllarda ortaya çıkan, gerekli önlemler alınmaması durumunda gelecek yıllarda giderek büyüyebilecek bir sorun görüntüsü vermektedir.

Hızla açılan yeni fakülteler, yetersiz eğitim olanakları ile hem eğitimin kalitesinin düşmesine, hem de mezun sayısının hızla artmasına neden olarak mesleğin genelinde ciddi istihdam sorunlarına yol açmıştır.

Tarımsal yükseköğretimi şekillendiren; ona yön veren, ülke tarım sektörünün güncel ihtiyaç ve istekleri ile dünyada gözlenen gelişme eğilimleridir. Bu gün ülkemiz tarımının içinde bulunduğu durumu ortaya koyarak, tarımsal yükseköğretimden beklentilerin, sektörün sorunlarının çözümüne yapabileceği katkıların neler olduğuna ışık tutabiliriz.

Bugün tarım sektörü, geçmişte ülke ekonomisine yaptığı döviz katkılarının tersine dış ticaret açığı veren bir sektör konumuna düşmüştür. Her yıl yağlı tohumlar, buğday, pamuk, soya, yemeklik baklagiller, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına milyarlarca dolar döviz ödenmektedir. Tarım çiftçilerin sektörde kalabilmeleri için yeterli gelir getiren bir ekonomik faaliyet olmaktan çıkmış, köyler yaşlı nüfusa terk edilmiş, son yıllarda ekonomik olmadığı için işlenmeyen tarım alanları 2,5 milyon hektarı bulmuştur. Gıda ürünleri fiyatlarındaki sürekli artışlar gıda enflasyonu tetiklemiş, toplumun gıda güvenliğini risk altına almıştır.

Bir yandan iklim değişikliği, tarımsal doğal kaynakların hızla bozulması gibi ekolojik kriz, diğer yandan açlık, yoksulluk, küresel ekonomik kriz, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit eden önemli unsurlar olduğu bilinen bir gerçektir. Çukurova göreceli olarak ülkemizin toprak, su ve iklim gibi tarımsal doğal kaynaklar bakımından zengin bir bölgesi sayılabilir. Ne yazık ki bu kaynaklar bilinçli, etkin ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmamaktadır.

Bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımı, bilinçsiz sulama, ağır toprak işleme, ekim nöbetine uymama, özellikle anız yakımı, bölgemiz tarımının sürdürülebilirliğini ciddi bir şekilde tehdit eden yanlış tarım tekniği uygulamalarıdır. Gelecekte yalnızca bölgemiz ve ülkemiz için değil, dünya için bile önem taşıyacak tarımsal üretim potansiyeline sahip verimli Çukurova topraklarının tarımsal amaçlar dışında kullanılması yoluyla kaybı en büyük tehdittir. Tarım topraklarının kıskançlıkla korunması ortak geleceğimizin ve toplumsal refahımızın güvencesi olduğu gibi, gelecek kuşaklara olan sorumluluğumuzun da bir gereğidir”

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Torun da, dünyada tarımın yeniden keşfedildiği ve yeniden anlaşılmaya başladığı bir süreçte olduklarına değinerek, tarım ve gıdanın insanlığın geleceği ve doğanın sürdürülebilir kullanımı açısından önemli olduğunu söyledi.

Gelecekte tarımın stratejik sektörlerin başında yer alacağını belirten Prof. Dr. Torun, “2050 yıllarında Dünya nüfusu yaklaşık 9,10 milyar dolayında olacak. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda tarım sektörü dünya genelinde en fazla stratejik öneme sahip sektörlerin başında yer alacaktır. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise nüfusun artması, küresel ısınma, su kaynaklarının kıtlığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ile ciddi olarak azalması gibi sorunlardır” dedi.

Üniversitelerin verdikleri eğitimin önemine değinen Prof. Dr. Torun, “İnsanlığın temel gereksinimlerinden gıda ve unun üretim alanı tarımın diğer disiplinlerden ayrı bir uygulamaya tabi tutulması geleceğimize ilişkin bakış açısını da ortaya koymaktadır. Bizlere düşen görev ise öğrencilerinin bilgilere kolayca ulaşabileceği teorik bilgiler yanında uygulamalı sorunu çözmeye odaklı cisimleri yorumlayan bir düzeyde eğitim sistemine kavuşarak ülkemiz ve dünya tarımına hizmet edebilecek akredite olmuş fakültelerden mezun kaliteli gıda ve ziraat mühendisleri yetiştirmek olmaktır” şeklinde konuştu.

Ülkemizin geniş tarımsal potansiyele sahip bir coğrafyada bulunduğunu, mevcut potansiyelin bitkisel ve hayvansal üretim ve bunların verimliliği anlamında yeterince değerlendirilemediğini belirten Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İ. Halil Elekcioğlu ise şöyle konuştu;

“Dünyayı tehdit eden temel sorunların başında gelen açlık sorununu çözmek zorundayız. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, su sorunu, gıda güvenliği ve kalitesi, erozyon, çevre sorunları ve benzeri sorunlar ziraat mühendislerinin çözüm üreteceği en temel konulardır. Bu nedenle gelecekte nitelikli ziraat mühendislerine çok daha fazla ihtiyaç duyulacağız.

Ziraat Fakültemiz, Tıp Fakültemiz ile birlikte Çukurova Üniversitesinin kuruluşunu gerçekleştirmiş olup günümüze kadar yaklaşık on eğitim programında 14 bin 455 ziraat, gıda ve peyzaj mühendisi mezun etmenin gururunu yaşıyoruz. Peyzaj mühendisleri artık mimarlık fakültesi bölümüne geçtiği için “ziraat ve gıda” bölümü olarak eğitim vereceğiz. Çukurova Üniversitesi güçlü akademik kadrosuyla hep daha iyisini yapmaya ve ülkemizin öncü ziraat fakültelerinden biri olmasından dolayı büyük mutluluk duymaktayız”

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek de tarım sektörüne daha da önem verilmesi gerektiğini söyledi. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yüzde 20’si şehirde yaşayan insanların bugünlerde yüzde 20’si köylerde kırlarda yaşadığını ifade eden Akyürek kırsal kalkınmaya yerel idare olarak katkı sunmayı öncelikleri arasında yer verdiklerini belirtti.

Konuşmaların ardından Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu, ‘Tarım Öğretiminin 173. Yılında, Ziraat Fakültelerinde Akreditasyon’ temalı sunum gerçekleştirildi. Programın sonunda meslekte 50. 40. ve 30. yıllarını tamamlayanlara plaket verildi.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Oğlunu kurtarmak için kanala atlayan baba suda kayboldu
Oğlunu kurtarmak için kanala atlayan baba suda kayboldu
Tekli: “Hedefimiz, sene sonunda 3. Bölgede fabrikaların faaliyete başlaması”
Tekli: “Hedefimiz, sene sonunda 3. Bölgede fabrikaların faaliyete başlaması”