Avukatlardan hava kirliliğine maskeli tepki

Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Avukat Sevda Sevilmiş, hava kirliliğinden her yıl 3 milyon insanın öldüğünü söyledi.

Avukatlardan hava kirliliğine maskeli tepki
Avukatlardan hava kirliliğine maskeli tepki nurten
Bu içerik 297 kez okundu.
Reklam

Bayram BULUTADANA (İLKHABER) - Adanalı avukatlar maske takarak hava kirliliğine dikkat çekerken, çevreciler ise çevreciler kömür yakılmaması için açıklama yaptı.

Kış aylarında yaşanan hava kirliliği konusu nedeniyle çevre örgütleri ve avukatlar basın açıklamaları yaptı. Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu üyesi bir grup avukat Adana Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak hava kirliliğine dikkat çekti. Yanlarında getirdikleri maskeleri takan avukatlar adına basın açıklaması metnini Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Avukat Sevda Sevilmiş yaptı.

SORUNLAR OLARAK GERİ DÖNÜYOR

Modern dünya’nın doğal yaşamdan çaldıkları günbegün insanlığa ciddi çevresel sorunlar  olarak geri dönmeye devam ettiğini savunan Sevilmiş, “Yılın her döneminde kronikleşmiş olan hava kirliliği sorunu da  kış aylarında insan sağlığı için tehlikeli evreden öldürücü evreye geçerek yakamıza yapışmış bir katile dönüşüyor.  Girdiğimiz yıl itibariyle çevresel sorunların tüm yerküreyi etkileyen boyutları düşünüldüğünde her bir çevresel sorun hiyerarşi kurulamayacak kadar önemli hale gelmişse de bu aylarda hava kirliliği insan sağlığı açısından en yakıcı mesele haline geliyor.” dedi.

HAVA KALİTESİ DÜŞMÜŞ

Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ısınma aracı olarak yakılan kömürle hava kalitesinde düşüş yaşandığına dikkat çeken Sevilmiş, “Termik santraller, sanayi tesislerinden havaya karışan ağır metaller, fosil yakıt tüketen otomobiller, yılın her günü insan sağlığına zarar veren bir hava solumamıza sebepken, Aralık Ocak ve Şubat aylarında  da ısınma aracı olarak fosil yakıtların, özellikle de kömürün kullanılması dolayısıyla soluduğumuz hava  bu kez yaşam kaynağımız olmaktan çıkıyor ve  aldığımız her nefes yaşamımızı sonlandırmaya doğru attığımız adımlara dönüşüveriyor.” diye konuştu.

NEFES ALIP VERMEDEN YAŞAYAMAYIZ

Sevilmiş, yaşanan kötü havaya dur denilmesi gerektiğini işaret ederek, “Açlığa, susuzluğa dahi belli bir süre direnç gösterebilecek bir yapıdayken nefes almadan 5 dakika bile hayatta kalamayacak bir biyolojik yapımız var. Peki, nefes alıp vermeden yaşayamayacağımıza göre soluduğumuz havanın daha da kötüleşmesine neden dur diyemiyoruz ya da demiyoruz? Bu ölümcül tehlike yılın her döneminde kronikleşmiş olmasına rağmen bilimsel veriler göz ardı edildiğinden, sağlık örgütleri ve çevre örgütlerinin tehlikeye işaret eden çalışmaları kulak ardı edildiğinden ve hastalıklar bizzat bizi bulmadığında uzaktaymış gibi göründüğünden mi? Görünmez gibi görünen aslında her bir hücremize işleyen bu kara tehlike kış aylarında kimi zaman görüş mesafesini kısaltarak, genzimizi yakarak, sokağa çıkışımızı engelleyerek, göz gözü görmez, sis çökmüş bir hava yaratarak “ben buradayım”  demekte ve yakın zamanda bedenimizi gelip bulacak tüm hastalıkların da habercisi olmaktadır.” şeklinde konuştu.

HER YIL 3 MİLYON İNSAN ÖLÜYOR

Dünya Sağlık Örgütü açıklamasına göre dünyada her yıl 3 milyon insanın açık havada bulunan kirlilik nedeniyle öldüğünü hatırlatan Sevilmiş, “Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Fuat Kalyoncu’nun açıklamasına göre Türkiye’de  de hava kirliliğine yol açan fosil yakıtların kullanılmasına bağlı olarak 2876 erken ölüm gerçekleşiyor. Kentimiz Adana’da da  hava kirliliği verileri oldukça vahimdir. 20.12.2018 saat 20.00 ‘da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Ölçüm İstasyonu’ndan Adana ile ilgili yaptığımız sorguda ölçülen değerler havadaki  partikül madde değerinin 534 mikrogram olarak gösterilmiştir. 24 Aralık 2018 günlü açıklamasında Adana Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Kenan Doğan “aldığımız verilerde, partikül madde yoğunluklu bir kirlilik yaşandığını görmekteyiz. Hava KTS Değerlendirme Yönetmeliği’nde yıl boyunca partikül maddede 35 defa limit aşımı gerçekleşebileceği yer alıyorken aldığımız verilerde bu limit değerin  Adana’da 125 defa aşıldığını görmekteyiz" açıklamasında bulunmuştur.” ifadelerini kullandı.

EN ACİL KONU

Sevilmiş, değerlerin yıldan yıla artış gösterdiğini öne sürerek, sözlerine şöyle devam etti; “Soluduğumuz havadaki partikül madde değerleri açıklanan verilere bakıldığında yıldan yıla artış göstermektedir. PM 10 ve PM 2.5  değerleri partiküllerin mikron düzeyindeki büyüklükleridir ve  kana karışmasıyla pek çok çevre ve sağlık sorununa daha neden olmaktadır. Hava kirliliğine maruz kalanların kalp ve solunum yolu hastalıkları, felç, kanser ve benzeri hastalıklara yakalanma ve erken ölüm riski artmaktadır. Çocuklar da beyin gelişimini etkilemekte ve onlarca kronik hastalığa yol açmaktadır.  Dünya Sağlık Örgütünün PM (10 ) partikül madde için belirlediği sağlığa zararlı sınır değer metreküpte 20  mikrogramdır. Dünya Sağlık Örgütünün verdiği sınır değer metreküpte 20  mikrogram iken, 20 Aralık günü  Adanalılar olarak   metreküpte 534 mikrogram partikül madde soluduk. Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği'ne göre bu değer uyarı eşiğinin aşıldığı bir değerdir ve hava kirliliği kentimizin çözüm bekleyen en acil konusu haline gelmiştir.”

KENTİN TAMAMINA YAYILIYOR

Yüreğir, Sarıçam ve Seyhan’ın güney kesiminin kullandığı kömür yakıtı nedeniyle kentin bir çok yerinin bu havadan etkilendiğini belirten Sevilmiş, “Kentte katı fosil yakıt tüketilen Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinin büyük bölümü başta olmak üzere  tüm güney mahalleleri ve Seyhan ilçesinin çoğu mahallesinde yaşayan her canlı ve   doğalgazla ısınma tercih edilse dahi hava akışı dolayısıyla Çukurova ve diğer  ilçelerde yaşayan herkes ciddi hava kirliliğine maruz kalmakta ve ileride gerçekleşecek sağlık sorunlarının tehdidi altındadır. 17 Ekim 2018 tarihinde Adana Milletvekillerimizden biri Adana'daki hava kirliliği sorunu ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na hava kirliliği sorunu ile ilgili araştırma önergesi sunmuş, 22 Kasım 2018 başka bir Adana milletvekili de Türkiye’nin ve Adana’nın çevre kirliliğine, anız yangınlarına ve bilinçsiz enerji kullanımına dikkat çekmiş ve Adana’nın Türkiye genelinde havası en kirli 3. kent olduğunu belirterek kentin alarm veren bu sorununu gündeme taşımıştır. Fakat verdiğimiz veriler ışığında bu kara tehlikenin  dile getirilmesi dışında acil adımlar atılmalıdır.” dedi

ÇÖZÜM GEREKLİ

Konuyla ilgili somut çözümler üretilmesi gerektiğini anlatan Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Avukat Sevda Sevilmiş, sözlerini şöyle tamamladı;

“Yerel seçimler yaklaşıyorken  her siyasi partinin programına öncelikle hava kirliliği ile mücadele eylem planını alması ve Adana’ya somut çözümler ile gelmesi gerekmektedir. İstasyon ölçümlerinde Bakanlık  hava kalitesi değerleri olan   150-200 “Sağlıksız” herkes sağlık etkileri yaşamaya başlayabilir, 200-300 “Kötü” sağlık açısından acil durum, 300-500 “Tehlikeli” ciddi sağlık etkisi ile karşılaşılır niteliğindeki veriler görüldüğünde valilikçe halk uyarılmalı koruyuculuğu yüksek maskeler takılarak sokağa çıkılmalı hava kirliliği ile mücadelede süresince bu koruyucu maskeler halka ücretsiz olarak  dağıtılmalıdır.

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ RAPORU’U HAZIRLANMALI

Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası hava kalitesi standartlarının gerekleri yerine getirilmeye çalışılmalıdır. Fosil yakıt tüketimi azaltılmalı, enerji etkinliği ve yenilenebilir enerji kaynakları gibi alanlara kamusal yatırımlar yapmalı, belediyelerce kömür yardımına son verilmeli, kış aylarındaki kömür-odun vs ile ısınma yerine alternatif çevreci-ekoloji odaklı ısınma yöntemlerinin teşvik edilmesi sağlanmalıdır ve gelir düzeyi düşük vatandaşlara kamu tarafından ekolojik ısınmaya geçiş konusunda kaynak sağlanmalıdır. Kömüre dayalı enerji üretiminden vazgeçilmeli, hava kirliliğini önleyici ve tazmin edici tedbirler alınmalı, toplu taşıma ve bisiklet gibi ulaşım modelleri teşvik edilmeli, yeşil alanlar çoğaltılmalı, yeşil alanların yok edilmesi ile mücadele edilmeli,  her türlü yatırımların izin süreçlerinde, ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu’nun ve ‘Sağlık Etki Değerlendirmesi Raporu’u hazırlanmalı ve kentteki her bireyden başlayarak her kurumile birlikte hava kirliliğini azaltmaya yönelik ortak çalışmalar geliştirilmelidir. En kısa sürede kentimiz insanlarının temiz ve sağlıklı bir havada nefes alabilmeleri sağlanmalıdır.”

ATAL: ÖNLEM ALINMALI

Sevilmiş’in konuşmasının ardından söz alan Avukat İsmail Atal ise, insanların aileleriyle yaşayabilecekleri temiz bir havaya sahip olması gerektiği belirterek, hava kirliliğine karşı önlem alınmasını istedi.

GÖKOĞLU: ZEHİRLİ BİR HAVA

Yeşil Sol Partili çevreciler ise, Emek Mahallesi Muhtarlık binası civarında bir basın açıklaması düzenleyerek, hava kirliliğine dikkat çekti. Burada konuşan Yaşar Gökoğlu, Adana’nın havasının kış aylarında daha da kirlendiğini işaret etti.  Hava kirliliğinin özellikle şehrin güneyinde ve 18.00 - 22.00 saatleri arasında yoğunlaştığını vurgulayan Gökoğlu, “Solunan zehirli hava solunum yolu hastalıklarına sebep olmaktadır. Ücretsiz dağıtılan kömürlerin özellikle yoksulların oturduğu semtlerde yaygın olarak yakılmaktadır. Bu semtlere doğalgaz sistemi getirilmemiştir, özel şirket bunu yapmayı kazançlı bulmamıştır. Eczacılardan alınan bilgiye göre, solunum yolu hastalıkları ilaçlarının satışı özellikle kış aylarında aşırı artmaktadır. Solunan havada bulunan partikül madde (PM) sınırı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1 metreküp havada 20 mikrogram olarak belirlenmiştir. Bu ölçünün üzerinde olan havanın solunmasının kansere yol açacağı belirtilmiştir. Bu sonuç, Adanalıların nasıl zehirli bir havayı solumak zorunda bırakıldıklarını açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

KÖMÜR DAĞITIMINA SON VERİLSİN

Kömür dağıtılmasının sonlandırılmasını istediklerini kaydeden, “Kömür yakılması sonucunda solunan havaya karışan kükürt ve azot bileşiklerini, karbon monoksit zehirli gazını da unutmamak gerekir.  Kömür dağıtımı hemen sonlandırılmalı, bunun yerine, dar gelirli ailelerin ikamet ettiği semtlerde kış aylarında kullanılan elektrik ücretsiz olmalı veya yüzde 50 fiyat indirimi yapılmalı, devlet tarafından sübvanse edilmelidir. Ücretsiz kömür dağıtımı, mahalle muhtarlarından fakirlik belgesi alan yurttaşlara yapılmaktadır. Aynı şekilde, belge getiren yurttaşların Aralık, Ocak ve Şubat ayları elektrik faturalarından yarı yarıya indirim yapılmalıdır. Önerimizin gerçekleşmesi halinde, bunun maliyetinin kömür üretim ve dağıtım maliyetinin altında kaldığı görülecektir. Havanın kirlenmemesi de asıl kazancımız olacaktır.

Kömür yakarak ısınmak yüzyıllar öncesinde kalmış, geri ve kirletici bir yöntemdir, günümüz Adana'sına yakışmamakta, insanlarımızı hasta etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇÜTAM’ın konusu Yakut  Türkleri ve dilleri oldu
ÇÜTAM’ın konusu Yakut Türkleri ve dilleri oldu
"Kentsel dönüşümde kırmızı çizgimiz, hak kaybının olmaması"