Hacca giden kimse günah işlese kendisine hacı olmamış kimse gibi mi günah yazılır?

Hacca giden kimse günah işlese kendisine hacı olmamış kimse gibi mi günah yazılır?

      Bazı kişiler ‘hacca gitmek istiyorum; ama ya tövbemi tutamazsam, hacı olmanın gereklerini yerine getiremezsem’ diye düşünüp ibadetini erteliyor. Keşke mümkün olsa da hacdan sonra insan günah işlemese; ama insanız ve günah işlemeye de meyilliyizdir.

       Tövbe etmek de insanlar içindir. İnsan bu hayatta yaşadığı sürece günah işlemesi muhtemeldir. Ancak her zaman da tövbe hakkı  ve imkanı vardır. Bunun için bir insan hacca gücü yetiyorsa bu ibadeti yapmalıdır. Çünkü imkanı olana bu ibadet farzdır ve belki bir daha bu imkanı da bulamayacaktır. Belki de hac onun için çok güzel açılımlara vesile olacaktır. Hacı olmanın gerekleri  aynı zamanda Müslüman olmanın gerekleridir.

         Hacı olan da olmayan da namaz kılmalıdır. Hacı namaz kılmazsa namaz kılmamasının günahını taşıyor demektir. Haccı artık yok oldu, haccı kabul olmadı manasına gelmez. Onu Allah bilir. Hacı olmak belki bir bilinç halidir. Müslüman yalan söylememeli, hırsızlık yapmamalı, insanları aldatmamalı, gıybet etmemelidir. Bu fiiller hacı için de hacı olmayan için de kötüdür ve sakınmak gerekir. 

      Mümin kul ‘Hacda tövbe ettim, kabul olmuştur inşallah. Bir daha ben bu yanlış şeyleri yapmayayım da  ahirete günahsız gideyim’ anlayışı ile bir hayat  sürmelidir.

 

Sıcak havalarda atletle kılınan namaz geçerli olur mu?

       Namazın şartlarından birisi de necasetten temizlenmektir. Yani namaz kılacak kişinin elbisesinde, bedeninde ve namaz kılacağı yerde, kan, idrar, şarap, dışkı... gibi namaza engel necasetlerin bulunmaması gerekir.

        Bu anlamda tesettüre uymak ve temiz olmak şartı ile kişi istediği kıyafetle namazını kılabilir. Bunda da dinen hiçbir sakınca yoktur. Bu kıyafet ister atlet, ister eşofman, ister ceket, isterse gömlek olsun fark etmez namaz geçerlidir.

       Ancak örf ve adet gereği gerek evde, gerekse diğer mekanlarda kişi tek başına da olsa namazları temiz ve güzel bir kıyafetle kılması, şüphesiz daha iyidir. Ancak atletle kılınan namaz geçerlidir.

 

Kabenin etrafına niçin Harem-i şerif denmektedir?

    Kâbe-i Muazzama'yı çepeçevre kuşatan, etrafı kubbeli, ortası açık büyük câmiye Harem-i Şerif diyoruz. Ortasındaki küçük meydan üzerinde bulunan Kâbe, Zemzem ve Makam-ı İbrahim, bu câminin birer parçasını teşkil eder. Dilimizde daha çok Haremi Şerif olarak bilinen bu mescide, Mescid-i Haram da denilir.

     Kur'ân-ı Kerîm'de 16 ayette "Mescidü'l-Harâm" geçmektedir. Bu ayetlerden iki tanesinin anlamı şöyledir:

       "Ey iman edenler, müşrikler murdarın murdarıdırlar bu yıldan sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Yoksulluktan korkarsanız bilin ki, Allah dilerse, yakında sizi büyük lütuf ve ihsanı ile zenginliğe kavuşturacaktır. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet sahibidir" (Tevbe  28).

        "Muhakkak ki, o inkar edenler, Allah'ın yolundan ve bir de kendisinde yerli ve yabancının eşit hakka sahip olduğu ve bütün insanlar için meydana getirdiğimiz Mescid-i Haram'dan alıkoymaya çalışanlar, bilmelidirler ki, kim zor kullanarak orada zulme yeltenirse, ona acı azabı tattıracağız" (Hac 25).

         Bu ayetlerden de anlaşıldığı gibi, "haram" olarak isimlendirilmesi, hürmet duyulan yer olduğundandır. Harem dahilinde kan dökmek, ağaç kesmek ve avlanmak haram kılınmıştır.

 

 

Günün Ayeti

"Huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet bağları oluşturması da Allah'ın varlığının delillerindendir.

 

Günün Hadisi

“Kim bir kul hakkı yemişse derhal o kardeşi ile helalleşsin Çünkü (kıyamet günü) dirhem de geçmez dinar da Böyle olunca o (hak yiyen) kişinin sevapları alınır o adama yüklenir Eğer sevapları yoksa o hakkını yediği adamın günahları buna yüklenir ”

(Buhârî, “Rikak”, 48)

 

Günün Sözü

”İnsanı açlık öldürmez, alıştığı tokluk öldürür.”

 

Günün Duası

 Allah’ım bugün yüzümüzden tebessümü dilimizden tatlı ve hayırlı cümleleri eksik etme.

 

Bunları biliyor muyuz?

Maazallah Nedir?

Gelecek bir tehlikeye karşı Allah'a sığınmak için söylenen, yegâne sığınılacak varlığın Allah olduğu ikrar edilerek Allah’tan yardım istenmekte kullanılan bir dua cümlesidir.

 

Günün Nüktesi

Allah’tan kork ve sabret…

    Enes bin Malik’ten rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber, çocuğunun mezarı başında feryat ederek ağlayan bir kadının yanından geçti.

Ona:

"- Allah’tan kork ve sabret!" buyurdu.

Kadın:

— Çek git başımdan; zira benim başıma gelen felâket senin başına gelmemiştir, dedi. Kadın Efendimizi tanıyamamıştı. Kendisine, onun Allah Resulü olduğunu söylediler. Bunu duyar duymaz Peygamberimizin kapısına koştu. Orada kendisini engelleyen herhangi bir kimse olmadığı için doğrudan Efendimizin huzuruna çıktı ve özür beyan ederek:

— Ya Resûlallâh sizi tanıyamadım, dedi.

Allah Resulü:

"- Hakikî sabır, felâketin ilk anında gösterilendir!" buyurdu. (Buhârî, Cenâiz, 32)

     Sabır, başa gelen bir musibet anında birden tehevvüre kapılarak daha sonra pişman olunacak işler yapmayı engelleyen bir teskin ve teselli vasıtasıdır. Bu sebeple asıl sabır, musibetin ilk anında gösterilendir.

 

 

 

YORUM EKLE