Hamile bayanın çocuğun cinsiyetini öğrenmesinde dini bir sakınca var mı?

Annenin ve çocuğun sağlığına bir zarar vermeyecekse çocuğun cinsiyetini öğrenmede bir sakınca yoktur. Kaldı ki bugün ki tıp dünyasında çocuğun cinsiyetini öğrenmek ne anneye ne de çocuğun sağlığına zarar vermemektedir.

Cinsiyeti öğrenmek anne ve bebeğe zarar vermediğinden çocuğun cinsiyetini öğrenmede bir sakınca yoktur.

 

İnanç bakımından insanlar kaç kısma ayrılmaktadır?

İnanma bakımından insanlar üç kısma ayrılmaktadırlar:

1. Mümin: İslâm dininin iman ve itikat esaslarını gerçekten kalben tasdik edip dili ile söyleyen(ikrar eden) kimsedir. Bunların yaptığı bu işe iman denir.

2. Kâfir: İslâm dininin iman esaslarına inanmayan Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmeyen kimsedir. Bunların yaptığı bu işe küfür denir.

3. Münafık: Müslümanların arasında inandığını söylediği halde kalbi ile İslâm dininin iman esaslarına inanmayan kimsedir. Bunların yaptığı bu işe nifak denir. Dışı mümin, içi kâfir olanlardır. Hz. Peygamberin ifadesi ile münafıklar konuştuklarında yalan söylerler, söz verdiklerinde tutmazlar, emanete hainlik ederler.

 

Abdestsiz Ayetül Kürsi ve İhlas suresini okumak caiz mi?

Kur’an-ı Kerimi abdestsiz tutmak ya da taşımak dinen caiz değildir. Ancak abdest yokken Kur'an-ı kerime dokunmadan ezberden okumanın bir sakıncası yoktur.

Buna göre kişi abdestli olarak Ayetel Kürsiyi, ihlas suresini ya da bir başka ayet veya sureyi okuyabileceği gibi abdestiz olarak da kurana dokunmadan bunları ezberden okuyabilir. Ancak tabii ki müslümanın her daim abdestli olması ya da abdestli olarak bu kısa sureleri okuması daha evladır.

 

Peygamberler dışında mucize gösteren insan olmuş mu?  

Mucize, dini bir terim olarak, insanların benzerini meydana getirmekten aciz kalacakları, peygamberlik iddiasında bulunan zattan âdetin hilâfına ve tabiat kanunlarının aksine olarak ve meydan okuma üslûbu ile zuhur eden harikulâde olay demektir.

Mucizeyi peygamberler Allah’ın yardımı ile nübüvvet davalarını ispat ve doğrulamak amacıyla gösterirler. Onun için herhangi bir olayın mucize olabilmesi için onun nübüvvet görevi verilmiş kişilerin elinde ortaya çıkması gerekir.

Mucize gerçekte Allah’ın dilemesidir. “peygamber mucizesi” denilmesi mecazîdir. Mucizenin, tabiat kanunlarının çok üstünde ve onlara aykırı olması, iddiaya uygun olarak ortaya konulması, bir yalanlama ya da inkârdan sonra meydana gelmesi ve insanoğlunun aciz kaldığı bir olay türünden gerçekleşmesi gerekir.              

Davalarını tebliğ ederken itiraz karşısında peygamberler Allah’ın izni ve yardımı ile mucize göstermişlerdir. Hz. Peygamberin ayı ikiye bölmesi, Hz. Musa’nın denizi asası ile ikiye bölmesi, Hz. İsa’nın annesinin kucağındayken konuşması bunun örnekleridir.

Buna göre mucizeyi peygamberler dışındaki insanlar gösteremezler. Mucize sadece peygamberlere has bir özelliktir.

 

Günün Ayeti

Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.

Fetih, 48/17.

 

Günün Hadisi

"Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana eremez.”

Buhârî, “İman”, 6.

 

Günün Sözü

Hatalarımı dinlediğimde olgunlaştım.

Hugh Prather

 

Günün Duası

Allah’ım bugünkü kazancımı haramsız ve bereketli eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Vahy-i Gayri Metlûv Nedir?

Allah tarafından peygamberlerin kalplerine bildirilen vahyi, peygamberlerin kendilerine ait kelimelerle yanındakilere bildirmesi demektir.

 

Günün Nüktesi

Takva...

Ebu Hureyre "takva"nın ne olduğunu soranlara:

- "Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?" dedi. Onlar da "Evet geçtik" dediler.

Bunun üzerine: "O halde oradan geçerken ne yaptınız?" diye sordu. Onlar:

- Dikenlerden sakındık, dediler.

- İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır, cevabını verdi.

YORUM EKLE