Hamile ve süt emziren kadınlar oruçlarını yiyebilirler mi?

Hamile ve süt emziren kadınlar oruçlarını yiyebilirler mi?

Hamile veya emzikli kadınlar oruç tuttukları halde kendilerine veya çocuklarına bir zararın geleceğinden endişe ederlerse hasta hükmünde olurlar ve oruçlarını tutmayıp daha sonra kaza edebilirler. Bunda da dinen hiçbir sakınca yoktur. Ayrıca ilerde kaza etmeleri de söz konusu olduğundan fidye de vermeleri gerekmez.

 

Oruç tutan kimse nelere dikkat etmeli?

Ramazan ayında oruçlu olan kimsenin, orucu bozacak maddi şeylerden kaçınması ne kadar önemli ise, orucun manasını bozan sevabını götüren, İslam ahlakına aykırı davranışlardan da sakınması o kadar önemlidir.

Sevgili peygamberimiz bir sözünde buna işaret ederek şöyle buyurmuşlardır:  “Gıybet ederek insanların etini yemeyi sürdürenler gerçek anlamda oruç tutmuş olamazlar.”

Bir başka sözünde de şöyle buyurmuştur: “Kim ki yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı bırakmaz ise Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına değer vermez.”

Dolayısıyla Oruç önemli bir ibadettir. Bu ibadet esnasında başkalarını çekiştirmek, tartışmak, gönül kırmak, yalan, iftira, gıybet, dedikodu… gibi dinimizin yasakladığı çirkin davranışlarda bulunmak, ibadet kavram ve şuuru ile bağdaşmaz.

Nitekim Peygamber efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Nice oruç tutanlar vardır ki tuttukları oruç karşılığı elde ettikleri şey, aç kalmış olmaktan ibarettir.”

Ramazan ayı, insanların kendilerini hesaba çekmeleri, hatalarını fark etmeleri ve günahlarından tevbe edip Allah’a dönmeleri için bir fırsattır.

Bu mübarek ayda Allah’ın ibadet olarak emrettiği oruç ise insana inandığını yapma ve yaşama iradesini kazandıran ruhi ve nefsi bir eğitimdir. Hakkıyla eda edildiğinde Allah’ın rızasına ve sevabına ulaştırır.

Her Müslüman ramazan ayının kıymetini ve faziletini idrak ederek bu müstesna ayı dolu dolu değerlendirmeli, mükafatı Reyyan kapısından cennete girme olan oruç ibadetinin de önemini kavrayıp hakkıyla eda edip Allah’ın mükafatına nail olmalıdır.

Bu kadar feyizli ve bereketli bir ay ve ibadet yılda bir sefer geldiğine göre avucumuzun içinden kaçırmayalım hakkı ile eda edelim.

 

Oruca niyet etmeyi unutan kişi gündüz oruca niyet edebilir mi?

Oruca niyet etmek farzdır. Bu niyet akşam iftarından sabah imsak vaktine kadar yapılabilir. İmsaktan önce yapılmayı unutulmuş veya sahura uyanılmışsa ve sabah vakti de girmişse  Şafiiye göre niyet artık yapılmaz, yapılsa da geçersizdir. Ama yine de günü oruçlu geçirecek Ramazandan sonra da kaza etmesi gerekir.

Hanefi fıkıhçılarına göre ise böyle bir kimse güneş çıkmış da olsa Ramazan orucu için niyet edebilir. Güneş çıktıktan sonra niyet etse orucu yine geçerlidir.

 

Teravih namazı Hz. Peygamber döneminde cemaatle mi kılıyordu?

Hz. Peygamber döneminde teravih namazı sadece bir kaç defa kılınmış. Kılınan teravih namazı bazen cemaatle bazen de münferit olarak kılınmıştır. Hz. Peygamberin vefatından sonra teravih münferit olarak kılınmış.

Bir ramazan gecesi Ömer mescide çıktığında halkın dağınık bir şekilde teravih namazı kıldığını görmüş. Ve dağınık bir şekilde kılmak yerine insanları bir imamın arkasında toplayıp teravih namazının cemaatle daha derli, toplu ve düzenli bir şekilde kılınmasının uygun olacağını düşünmüş ve ertesi gün teravih namazının cemaatle kılınmasını emretmiş.

Dolayısıyla teravih namazının cemaatle kılınması Hz. Ömer döneminden günümüze kadar böyle gelmiştir.

 

Günün Ayeti

"Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz

biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz."

Nahl, 97.

 

Günün Hadisi

"Şüphesiz, dilleriyle söylemedikçe veya onu yapmadıkça, Allah, ümmetimin gönüllerinden geçirdikleri şeyleri bağışlamıştır."

 

Günün Sözü

Senden aşağı olana acı ki, senden üstün olan da sana acısın.

Mevlana

 

Günün Duası

Allah’ım bugün bana geçmiş günahlarımdan kurtaracak bir amel nasip et.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Ru’yet-i Hilal nedir?

Hilalin görülmesi anlamına gelen ru'yet-i hilal, dinî bir kavram olarak, kameri ayların tespitinde ayın gözetlenmesi ve görülmesi anlamına gelmektedir.

 

Günün Nüktesi

Dua…

İbrahim bin Edhem’e dua ediyoruz ama kabul olunmuyor. Acaba sebebi nedir? Diye sormuşlar.

İbrahim bin Edhem şöyle cevap vermiş:

-Allah’ı tanıyor fakat itaat etmiyorsunuz.

-Resûlü’nü biliyor fakat sünnetine tabi olmuyorsunuz.

-Kur’ân okuyor fakat onunla amel etmiyorsunuz.

-Nimeti yiyor fakat şükretmiyorsunuz.

-Cennetin itaatkârlar için donatıldığını biliyor fakat ona gönülden talip olmuyorsunuz.

-Cehennemin asiler için kurulduğunu biliyor fakat ondan kaçıp korunmuyorsunuz.

-Şeytanın size düşman olduğunu biliyorsunuz, fakat onun dostluğundan çıkamıyorsunuz.

-Ölümü biliyor fakat hayırlar yapmıyorsunuz.

-Ölüleri toprağa gömüyor fakat ibret almıyorsunuz.

-Kendi kusurlarınızı bırakıp başkalarının kusurları ile uğraşıyorsunuz.

Bu halinizle duanız nasıl kabul edilsin?

 

YORUM EKLE