banner6

Hangi yemine kefaret gerekir?

            Yemin çeşitleri üç kısma ayrılmaktadır.

a-Yemini lağv: Bir şey hakkında öyle olduğu zannedilerek yanlış yere edilen yemindir.

b-Yemini münakide: Geleceğe ait bir fiili işlemek ya da terk etmek için yapılan yemindir.

c-Yemini Ğamus: Geçmiş zamanda yapılmış veya yapılmamış bir iş için hakkında bilerek yalan yere yapılan yemindir.

        Birinci yeminin kefareti yoktur. İkincinin kefareti zamanı geldiğinde yapıp yapmamaya göre hükme tabi olur. Fakat üçüncü çeşidin kefareti vardır. O da Kur'an-ı Kerim'de belirtilmiştir. Bu yemin kefareti ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: "Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden ötürü sorumlu tutmaz, fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalama seviyesinden on fakire yedirmek yahut onları giydirmek ya da bir köle âzat etmektir. Buna imkânı olmayan ise üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğinizde (bozarsanız) yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinize bağlı kalın. Allah âyetlerini sizin için bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz. (Maide, 5/89.)

         Edilen yeminin mahiyeti de önem arz eder. Şayet edilen yemin Allah'a isyan anlamında bir yemin ise yerine getirilmez. (İçki içme gibi) Haram olmayan yeminlerin ise yerine getirilmesi gerekir. Yoksa kefaretini ödemek lazımdır.

 

Hz. Peygamberin eşleri efendimizin vefatından sonra neden evlenmemişler?

     Sevgili Peygamberimizin eşleri efendimizin vefatından sonra kimse ile evlenmemişlerdir. Çünkü ilahi bir hükümle evlenmeleri yasaklanmıştır.  Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: "Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır, eşleri de onların anneleridir. Aralarında kan bağı bulunanlar Allah'ın kitabında (mirasçılık bakımından), birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; dostlarınıza lütufta bulunmanız başkadır. Bu hüküm kitapta kayıt altına alınmıştır." (Ahzab, 33/6)

     Bu ilahi emirle onların evlenmesi haram kılındığı gibi aynı şekilde Hz. Peygamberden sonra da onun eşleri ile evlenmek de müminlere haram kılınmıştır. Çünkü onlar müminlerin anneleri konumundadır.

      Bundan dolayı Peygamberimizin hiç bir hanımı efendimizin vefatından sonra başkası ile evlenmemiştir.

 

Kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir mi?

    Namaz belli vakitlerde yerine getirilmesi gereken bir farz olduğu için, bir mazeret olmaksızın tembellik ve ihmal yüzünden namazı vaktinde kılmayan kimse günahkar olur.

     Hz. Peygamber, uyuyakalma ve unutmayı bir mazeret kabul etmiş ve bu iki sebepten biriyle bir namazın vaktinde kılınamaması durumunda, hatırlanıldığı vakit kılınmasını söylemiştir. Nitekim sevgili peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Biriniz uyuyakalır veya unutur da bir namazı vaktinde kılamaz ise, hatırladığı vakit o namazı kılsın; o vakit, kaçırdığı namazın vaktidir” (Buhari, Mevakit, 37.)

    Buna göre kazaya kalmış namazı kaza etmek dini bir görevdir. Bu kazayı da kişi tek başına kılabileceği gibi aynı şekilde cemaatle de kılarak kaza edebilir. 

 

Günün Ayeti

Yaradılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü?

Nazi’at, 79/27

 

Günün Hadisi

“Kim içinden bir iyilik yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, on katından yedi yüz katına hatta kat kat fazlasına kadar iyilik sevabı yazılır. Kim de içinden bir kötülük yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, bir kötülük günahı yazılır veya Allah onu siler.”

(Dârîmî, Rikâk, 70.)

 

Günün Sözü

Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır.

Andre Gide

 

Günün Duası

Allah’ım bugün beni haramlardan sakınan helaları işleyebilen kullarından eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Mihrap Nedir?

Cami, mescid ve namazgâhlarda kıble yönünde bulunan ve İmam-Hatibin namaz kılarken durduğu bölümdür.

 

Günün Nüktesi

Kız Çocuğu…

Hz. Âişe anlatıyor:

      Beraberinde iki kız çocuğu bulunan bir kadın yanıma gelip, benden bir sadaka istedi.

      Ben araştırdım ve evde bir hurmadan başka bir şey bulamadım. O hurmayı kadına verdim.

      Kadın, hurmayı ikiye bölüp çocuklarının her birisine birer parça verdi, sonra da gitti.

      Rasûlullah eve gelince durumu kendisine arz ettim.

      Buyurdu ki:

"Kim ki kendisine kız çocuk verilirse ve o da onlara ihsanda bulunursa; onlar kendisine ateşten hicap (perde) olurlar."

YORUM EKLE