Haram para kazanan kocanın kazancından hanım ve çocukları dinen yiyebilir mi?

Haram para kazanan kocanın kazancından hanım ve çocukları dinen yiyebilir mi?  

Dinen, koca ailenin reisidir ve evinin nafakasını temin etmekle yükümlüdür. Kazanç yollarının meşruluğuna riayet etmek yani helal lokma kazanıp çoluk çocuğuna ekmek getirmek onun sorumluluğundandır. Dolayısıyla helalinden bir rızık temin edip getiriyorsa sevabı, haramdan kazanıp getiriyorsa kocanın vebalı ve günahı olur. Bu anlamda hanımının ya da çocuklarının bu kazançta günahı veya sevabı yoktur.

Dini emirleri yerine getirse koca görevini yerine getirmiş olur bundan da sevabını alır. Ama koca namaz, hac, zekat… gibi dini görevlerini yerine getirmiyorsa ya da içki, kumar, faiz… gibi Allah’ın haram kıldığı bir fiil yapıyorsa bunlar yanlış ve günah olmakla beraber rızkına ya da kazancına bir zarar vermez. Yani kazandığı para helal ise günah işlemekle bunu haramlaştırmaz. Yaptığı iş kazandığı ekmek haram ise namaz kılması bunu helalleştirmez.

Dolayısıyla koca dini görevlerini ihmal ederek bir şey kazanıyorsa kadının bunda bir günahı yoktur. Bu kazançtan da yemesinde bir sakınca yoktur, vebali kocaya aittir.

 

Gelin hasta kaynanasına bakmak zorunda mı?

Gelin, kocasının ana babasıyla aynı yerde kalmaya, hastalanmaları halinde onlara bakmaya (hukuken) mecbur değildir. Ama (diyaneten) hizmet etmesi tavsiye edilir. Lakin hizmet etmeye zorlanamaz.

Ancak beyinin mutluluk ve huzuru hanımın da mutluluk ve huzuru olacağından bir kadının mümkün olduğu kadarıyla beyinin ana babasına hizmette kusur etmemesi gerekir. Böylece ailenin mutluluğunu, huzurunu sağlamaya katkıda bulunmuş olur.  Çünkü hiçbir evlat ana babasını ihmal edemez. Muhtaç oldukları zaman onların hizmetine koşmaktan geri duramaz dinen bu onun bir görevidir.

Hanım hukuki hakkını kullanıp ta kayınvalide ve kayınpederine hizmetten uzak kalabilir. Ama bu da kocasının mutsuzluğuna sebep olup aile içinde sevgi azalmasına vesile teşkil edecektir belki de ailenin çöküşüne yahut da anne ve babanın rızasından ayrılmaya onların bedduasını almaya kadar götürecektir.

Kaldı ki bu hizmetler de yabancıya değil; ana baba makamına kaim olan kayınvalide ile kayınbabaya yapılmaktadır. Öz ana baba olmasa da ana baba yerine geçenlerdir bunlar. Hukuken böyle bir görev olmasa da ahlaken hizmette ve saygıda kusur edilmemesi gerekir.

 

Fakire verilen para adanan adak’ın yerine geçer mi?

Adak, kişinin bir ibadeti yapacağına dair Allah’a söz vererek üzerine borç kılması anlamına geldiğinden, bu borçtan kurtulması için adağını yerine getirmesi gerekir. Bundan dolayı kurban keseceğine dair adakta bulanan kişi, ancak kurban kesmek suretiyle adağını yerine getirmiş olur.

Bu itibarla, adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermek ya da ayni yardımda bulunmakla bu adak yerine getirilmiş olamaz. Adak kurbanı yerine para veren kişi adağı yerini bulmadığı için yeniden bir adak kurbanı kesmesi gerekir.

 

Günün Ayeti

Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi.

 

Günün Hadisi

Üç şey vardır ki, onlar kimde bulunursa, Yüce Allah onu her yönüyle himayesi altına alır ve onu Cennetine koyar: Zayıfa merhamet, anne babaya şefkat, emri altındakilere iyilik.

Tirmizi, Sıfatü’l- Kıyame, 48.

 

Günün Sözü

Söz verirken en çok düşünen, tutmakta en başarılı olandır.

Jean-Jacques Rousseau

 

Günün Duası

Allah’ım günümüzü hayırlı kazancımızı bereketli eyle.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Sahife Nedir?

Hz. Peygamberden önce gelen peygamberlere gönderilen küçük kitaplardan her birine verilen isimdir.

 

 

Günün Nüktesi  

Hocanın talebesine nasihati…

İmam-ı Şafii talebelerinden biri olan Yunus ile müzakere yaptığı bir meselede ihtilafa düşer. Öyle ki talebesi öfkesinden dolayı dersi terk eder ve evine gider.

Akşam olunca Yunus kapısının çalındığını fark eder.

 ‘Kim o?’ der.

Kapıdaki kişi, ‘İmam-ı Şafii’ der.

Yunus, kapıyı açar ve İmam Şafii’nin kapıda beklemekte olduğunu görür ve hocasının ayağına kadar gelmesine şaşırır.

İmam Şafii kapıyı açan talebesi Yunus’a şunları söyler:

-Ey Yunus, bizi birleştiren yüzlerce mesele dururken bir mesele mi bizi ayıracak?

-Ey Yunus, yaptığın ve üzerinden geçtiğin köprüleri yıkma! Bir gün o köprüden geri dönmen gerekebilir!

-Ey Yunus, hatadan nefret et ama hataya düşenden nefret etme.

-Bütün kalbinle günaha öfkelen ama günahkâra acı, ona merhamet göster.

-Ey Yunus, sözü eleştir ama sözü söyleyene saygı göster.

 

-Ey Yunus, görevimiz hastalığı tedavi etmektir, hastayı yok etmek değil.

YORUM EKLE