Hasta olan oğlum iyileşirse kurban keseceğim diyen kimse bu adağın etinden yiyebilir mi?

Bu bir adaktır şart yerine gelirse kesilmesi vacip hale gelir. Yani çocuk memur olursa bu adak kesilmek zorundadır. Ancak adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir

 

 

 

    Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.

 

 

 

Ölen kişinin bir borcu varsa bu borç nasıl ödenir?

 

 

 

     Dinen insanın borcu ikiye ayrılmaktadır. Allah’a karşı borçlar, kullara karşı olan borçlar. Bir kimse, üzerinde mesela oruç borcu olduğu halde vefat etmişse bu onun için Allah’a karşı bir borçtur. Kişi hayattayken bu oruçlarını tutmaktan aciz kalmış ise, orucunun borcunu fidye vererek ödemelidir. Ödeyememiş ise o zaman mirasından ödemeleri için mirasçılarına vasiyet etmelidir.

 

 

 

     Aynı şekilde zekat, keffaret gibi borçları için de vasiyet ederse varisleri bunu bıraktığı mirasın üçte birinden yerine getirmek zorundadırlar. Vasiyet etmemesi halinde ise varisler dilerlerse onun borcunu ödeyebilirler.

 

 

 

      Borç Allaha karşı değil de kullara karşı ise o zaman bu borcu kişi ya ödemeli ya da helalık almalıdır. Zira dinimizde insanların kul haklarına saygılı olunması emredilmiş; kul hakkı ihlalinin, hakkı ihlal edilen affetmedikçe, kimse tarafından affedilemeyeceği belirtilmiştir. Nitekim Veda Hutbesinde efendimiz: “Ey insanlar! Sizin canlarınız, mallarınız ırz ve namuslarınız, rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır (dokunulmazdır. )” (Buhari, Hac, 132) buyurmuştur.

 

 

 

      Bu yüzden ölen kişinin borçları varsa, techiz ve tekfinden sonra kalan malının tamamından borçları ödenir. Kalan miras borçların tamamını ödemeye yetmiyorsa, bu terikenin tamamı borçlar oranında alacaklılara bölüştürülür.

 

 

 

Ayakta yemek yemek caiz mi?

 

 

 

      Yemek yemenin adaplarından birisi de oturarak yemek ya da içmektir. Ancak gerek meşguliyetten gerekse başka gerekçelerden dolayı ayakta yemek ya da içmek caizdir. Fakat ayakta yemek içmek caiz olmakla birlikte mekruhtur.

 

 

 

      Buna göre ayakta yemek içmek mekruh olmakla birlikte caizdir. Ancak yemek adabı açısından oturarak yemek ve içmek imkanı varsa ayakta yememek içmemek daha evladır.

 

 

 

 

 

 

 

Tahiyyatı okuyup bitirdikten sonra selam vermesi gerekirken unutarak kalkan kişinin namazı bozulmuş olur mu?

 

 

 

      Son oturuşta tahiyyatı bitirdikten sonra selam verip namazı bitirmek gerekir. Ancak kişi onutarak sehven selam vereceği yerde ayağa kalkıp namaza devam etmek isterse ve ayaktayken hatasını fark ederse hemen oturacak ve tahiyyatı okumadan selamını verecek.      

 

 

 

     Ancak selamdan sonra sehiv secdesi yapması gerekir.

 

 

 

 

 

 

 

Erkekler ile kadınların yan yana namaz kılması caiz mi?

 

 

 

        İster cuma, ister bayram, ister cenaze namazı, isterse başka bir namaz olsun, kadınlar erkeklerle birlikte namaz kıldıkları takdirde, erkeklerin arkasında ayrı ve uygun bir yerde namaza durmaları gerekir. Nitekim Hazreti Peygamber, namaz saflarını önce erkekler, sonra erkek çocuklar en arkada da kadınlar olmak üzere düzenlemiş; "Namazda erkek saflarının en faziletlisi en önde olanı, fazileti en az olanı ise en arkada bulunanıdır. Kadın saflarının en faziletlisi ise en arkada kalanı, en az faziletlisi ise en önde olanıdır." buyurmuştur.

 

 

 

        Tabii bu şekildeki uygulama, kadınların ikinci sınıf konuma indirgenmesi anlamında olmayıp, herkesin anlayabileceği tabii, fıtri bir takım sebepler yüzünden, hem kadınların hem de erkek cemaatin daha fazla huşu ve sükûn içerisinde namaz kılabilmeleri içindir. Buna göre kadınların erkeklerle aynı safta namaz kılmaları uygun değildir.

 

 

 

 

 

 

 

Günün Ayeti

 

 

 

Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

 

 

 

Şuarâ, 183

 

 

 

Günün Hadisi

 

 

 

Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır

 

 

 

Günün Sözü

 

 

 

Akrabalarının Sevmediği İnsanı Kimse Sevmez.

 

 

 

PLAUTUS

 

 

 

 

 

 

 

Günün Duası

 

 

 

 Ya rabbi beni alnımı senden başkasına secde etmekten koruduğun gibi, ellerimizi de senden başkasına açmaktan koru.

 

 

 

 

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

 

 

Sema nedir?

 

 

 

      Tasavvufta, makam ve nağme ile okunan dini metin ve ilâhileri ve dini musîkiyi dinleme, dinlenen dini musikînin etkisiyleylen de coşup dönme demektir. Mevlevî zikir meclisine semâ, bu âyine katılan dervişlere semâ-zen, âyinin icra olunduğu yere semâhâne denir.

 

 

 

 

 

 

 

Günün Nüktesi

 

 

 

 Devletin başına niçin geçti ki?

 

 

 

       Hz. Ömer, Suriye seyahatinden dönerken, çölün ortasında tek bir çadır gördü. Atını o istikamete sürüp çadırın yanına geldi. Çadırda, kim olduğu, çölde tek başına ne yaptığı ve nasıl yaşadığı meçhul olan ihtiyar bir kadın vardı.

 

 

 

      Allah Resûlünün büyük dostu ve Halifesi, selam verdikten sonra kadına sordu:

 

 

 

 Halife Ömer’i nasıl tanırsın?

 

 

 

 Kadın:

 

 

 

 Ondan memnun değilim! dedi. Bütün halifeliği boyunca bana yardım etmedi.

 

 

 

 Hz. Ömer gülümseyerek:

 

 

 

      İyi ama Ömer ne yapsın? diye sordu. Sen herkesten uzak bir yerde, üstelik de çölün ortasında yaşarken, Ömer seni nasıl bulsun?

 

 

 

      Kadın, şu cevabı verdi:

 

 

 

 Beni bulamayacak olduktan sonra, devletin başına niçin geçti ki?

 

YORUM EKLE