Her ölüm şekli bir ecel midir?

Her ölüm şekli bir ecel midir?

İslam inancına göre herkesin bir eceli vardır. Ve aynı zamanda her insanın bir ölüm şekli vardır. Bu ecel ne geri alınır, ne de ileri alınabilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim'de bu konuda şöyle buyrulmaktadır: "Her ümmet için takdir edilen bir ecel vardır. Ecelleri geldiği zaman ne bir an ileri ne de geri alınamaz." (Araf 34)

Buna göre örneğin trafik kazasında ölen kimse eceliyle ölmüştür. O kimse için bundan başka bir ecel yoktur.

Trafik kazası, ölen kimsenin hayatını kısa kesmiyor, onu eceli gelmeden öldürmüş olmuyor. Bilakis ölen kişinin ölüm sebebi böyleydi ve vadesi dolduğundan bu kaza olmuş oluyor.

Buna göre Trafik kazası, cinayet ya da bir başka ölüm şekli kişinin ecelini değiştirmez. Çünkü insanın eceli veya ömrü değişmez. O kişinin o şekilde o zaman öleceği takdir edilmiş demektir. 

 

Kadınların ve erkeklerin saçlarını boyamaları caiz midir?

Kişinin temiz, bakımlı ve düzgün görünümlü olması, dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Saç, sakal ve bıyık bakımı bu bağlamda değerlendirilmelidir. Saçı temizlemek, yıkamak, koku sürmek, taramak ve boyamak Hz. Peygamber ’in teşvik ettiği hususlardandır Buna göre, başkalarını yanıltma kastı olmaksızın saç, sakal ve bıyık boyanabilir.

Erkeğin saçını, siyah dışındaki kına rengi gibi renklere boyaması caiz ise de siyah renge boyaması dinen uygun görülmemiştir.

Kadınlar için ise bir sınırlama yoktur. Kadın, saçını istediği renge boyatabilir; kına sürebilir.

Boya, saç üzerinde kimyasal bir tabaka oluşturup suyun temasına engel olmadıkça guslü ve namaz abdestini de engelleyici bir unsur değildir.

 

Namazda dalmak namaza zarar verir mi?

Namazda düşünceye dalmak namaza zarar vermez. Ancak namazın manevi ortamından kopup düşünceye dalamak namazın ruhuna aykırıdır. Bu dalma da bazı durumlarda sehiv secdesi gerektirmektedir.      

Hanefi mezhebine göre namazda ara verme sehiv secdesi gerektiren durumlardandır. Bu genelde namaz içinde uzunca bir süre tereddüt ve düşünme şeklinde olur. Uzunca bir müddet düşünme veya düşünmenin uzaması, ortalama olarak bir rükün eda edilecek kadar sürenin, bir rükün veya bir vâcibi eda etmeksizin, bir şey yapmaksızın geçirilmesi demektir.

Bu uzunca düşünme, namaz kılan kişiyi bir rüknü veya bir vâcibi yerinde edadan alıkoyduğu için sehiv secdesi gerekir. Bir rüknün eda edildiği sıradaki düşünme ise sehiv secdesini gerektirmez.

 

Günün Ayeti

Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah indinde en sevilmeyen şeydir.”

(Saff: 61/3)

 

Günün Hadisi

“İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdâhale etmezse, Allah’ın hepsini saran umumî bir belâ göndermesi yakındır”

Ebu Dâvud, “Melâhim”, 17.

 

Günün Sözü

Kötü tohumdan iyi meyve hasıl olmaz

Sadi

 

Günün Duası

Ey günahları affeden Allah’ım bugüne kadar işlediğim bütün günahlarımı affet.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Ebabil Nedir?

Fil Sûresinde kuşların sıfatı olarak kullanılmıştır. Yemen Vâlisi Ebrehe, ordusu ve filleriyle Ka'beyi yıkmak için gelip Beytullah'ı kuşatınca Allah üzerlerine sürü sürü, ardı ardına gelen kuşlar (tayran ebâbîl) göndermiştir.

Bu sürü sürü kuşlardan her biri; biri ağzında ikisi de ayaklarında olmak üzere mercimek, nohut ve fındık büyüklüğünde üçer taş atarak Ebrehe'nin ordusunu perişan etmiş, darmadağın yapmıştır.

 

Günün Nüktesi

Rabbinden üç şey istedi…

Abdullah ibnu Ömer'den rivayet etmiş;

Resulullah şöyle buyurmuştur:

 

"Süleymân Peygamber Mescidi Aksa'yı yaptığında Rabbinden üç şey istedi. Rabbi ona ikisini verdi. Ben üçüncüsünü de vermiş olmasını ümit ediyorum: Kendisine, kendi hükmüne denk gelecek hüküm vermesini istedi, (Rabbi) bu istediğini verdi. Kendisinden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir saltanat vermesini istedi, bu istediğini de verdi. Bir de her kim, bu Mescid'de -yani Mescidi Aksa'da- namaz kılmak amacıyla evinden çıkarsa anasından doğmuş gibi günâhlarından sıyrılsın istedi. Biz Allah'ın bu istediğini de ona vermiş olmasını ümit ediyoruz."

YORUM EKLE