HİPNOZ  NEDİR?

Merhaba sevgili okurlarım!

Bugün hipnoz ve hipnoterapiyi kısaca anlatmak istiyorum sizlere. Hipnozu, somut olarak anlatmaya çalışacağım. Hipnozun bir çok uzman için bir çok tanımı vardır. Erickson'a göre: yoğunlaşmıs bir dikkat ve açıklık hali,bir fikre veya birçok fikre karşı artmış tepkisellik. Hull'a göre:aşırı telkin edilebilirlik hali, biliçdışı zihni telkine açık olarak kabullenilmiş bir fikri gerçekleştirecektir.

Hipnoz bilincin değişik bir durumudur. Fizyolojik tepki, bireyin karekterindeki psikolojik ve duygusal içeriklerle etkileşim halindedir. Bireye duygusal etkisi büyüktür, sıklıkla fizyolojik değişime sebep olur. İlaç tedavisinin, diş hekimliğinin, kadın doğumun, psikolojinin uygulamasına katkı sağlayan bir ektir. Hiçbir zaman son veya çözüm değildir. Tamamen veya kısmi olarak psikolojik veya duygusal problemler olduğunda uygulanabilir.

Hipnoz, içsel değişimi sağlamak için kullanılan bir yöntem. Bilinçaltı ile iletişim kurup bilinçaltını değiştirmek için kullanılan yöntemdir. Farkındalık sağlayarak, insanın kendini daha iyi tanıması için, beynin daha farklı çalışmasına olanak vermektir. Trans halidir.

Hipnoz yapmak diye birşey yoktur. Hipnoz olunmak vardır.Hipnoz olabilmek için hipnoz olmayı istemek yeterlidir. Bilinçaltı nasıl hipnoz olacağını bilir.  

Peki hipnoz ne kadar tehlikelidir. Hipnoz ne bir zihin kontrolüdür, ne de hipnoz olmuş kişi kontrol altındadır. 

Alışkanlıklarımızı değiştirmeye çalışmakta, güçlü bir şekilde kendini motive etmeye rağmen, anlaşılmayan dirençle karşılaştınız mı?

Bilinçdışı zihin, bilinçaltının doğası gereği her türlü değişime direnmektedir. Alışkanlıklarımızın asıl yöneticisi bilinçdışı zihindir.

Biz insanlar bilinçdışı zihnimizin köleleriyiz.Bilinçaltımızın inançları doğrultusunda davranmaktayız.İnsanlar çoğu zaman iradelerinin güçsüzlüğü karşısında şaşkındırlar."Benim gibi birinin başına bunlar nasıl gelir, ben böyle biri değildim"derler. Çünkü yeni alışkanlıkların değişikliği için bilinçaltımızın onayı ve işbirliği gerekir.

Bu onay ve uyum sağlanmazsa, bilincin yeni bir değişiklik yapma çabası, bilinçaltının yerleşik inancı tarafından maalesef yenilgiye uğramaya mahkumdur.

Bu durum da bize zihnin temel bir kuralı olduğunu gösterir.Bilinç ve bilinçaltı çatışmaya düştüğünde bilinçaltı, uzun vadede maalesef  her zaman galip gelir. Hayal gerçeği yener. İrade ancak kısa süreli zaferler yaşar. Buna uzmanlar çatışma kanunu demektedir. Yani mantık ve hayal çatıştığında, galip gelen hayaldir.

Çoğu zaman birey değişikliği irade gücüyle sağlamaya çalışmaktadır.

Kendilerini mantıklı olan eylemle ikna etmeye çalışmaktadırlar.

Ancak tüm istek ve kararlılıklarına rağmen bilinçaltılarında işleyen inançların ötesine geçemezler.Bu yüzden hayal mantığı yener önermesinden yola çıkarak kalıcı bir değişiklik için bilinçaltındandaki hayalleri değiştirmek gerekmektedir.Alışkanlıkları değiştirmek için irade yeteri kadar güçlü iç bırakmamaktadır. Ancak hipnozun, bilinçaltı temizleme çalışmasının potansiyeli vardır.

Sevgi ile mutlu kalın...

YORUM EKLE