Hz. Peygamberin doğumu ilk defa ne zaman kutlandı?

Hz. Peygamberin doğumu ilk defa ne zaman kutlandı?

       İlk mevlid merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî'nin eniştesi ve Erbil atabeği olan Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer alimleri Erbil'e çağırır ve kutlamalar tertip ederdi.

     Mevlid merasimleri  daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke'de de mevlid merasimleri  tertiplenmeye başlanmıştır. Mekke ve Medine'den sonra mevlid merasimleri, İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde tertiplenmeye başlanmış ve bu bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.

 

Çocuğa Muhammed ismini vermede bir sakınca var mı?

    Muhammed ismi Hz. Peygamberin dört isminden biridir. Peygamber efendimizin bilinen ve en çok kullanılan ismidir ki Kur’an-ı Kerim’de de geçmektedir. Dolayısıyla Muhammed ismini çocuğumuza koymak yerinde ve güzel bir davranış olur. Bu ismi koyarken de illaki başına veya yanına bir isim koymak gerekmiyor. İster sadece Muhammed olarak, isterse yanına ikinci bir isim ekleyerek de konulabilir.

    Dinen hüküm bu olmakla beraber ecdat, çocuk bu ismi taşıyamaz ve de layık olmaz daha da ötesi Hz. Peygamberin ismine hakaret getirir, sövdürür diye Muhammed ismini pek çocuklara kullanmamış, bunun yerine Memet, Mehmet ismini kullanmıştır. Fatih Sultan Mehmet ismi gibi.

 

Şefaat ya Rasulallah cümlesinin anlamı nedir?

      Bu cümlenin anlamı bana da şefaat et ey Allah’ın Resulu demektir.Hz. Peygamber’in, Allah indinde ahiret gününde şefaatçi kılınacağı kesindir. Aynı şekilde Müslümanların günahlarından bir kısmının da onun hatırına ve onun talebi üzerine Allah tarafından bağışlanacaktır. Tabi Allah kime şefaat etmesine izin verirse Hz. Peygamber ona şefaat edecektir. Buna göre bir müminin bunu arzulaması ve bunun için “Ah! Keşke bana da şefaat etsen ya Rasulallah!” anlamında “şefaat ya Rasulallah!” diye seslenmesi ve bu temennisini sesli olarak dile getirmesi caizdir.

     Nitekim biz gündelik namazlarımızda Tahiyyatı okurken, “Selam sana ey Nebi!” diyoruz. Bununla temennimizi, arzumuzu ve tahassürümüzü dile getiriyoruz. Bu anlamda “şefaat ya Rasulallah” demekte de bir sakınca yoktur. Bilakis güzel bir söz ve temennidir.

 

Hz. Peygamberin eşleri kendisinden sonra evlenmiş midir?

     Sevgili Peygamberimizin eşleri efendimizin vefatından sonra kimse ile evlenmemişlerdir. Çünkü ilahi bir hükümle evlenmeleri yasaklanmıştır.  Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: "Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır, eşleri de onların anneleridir. Aralarında kan bağı bulunanlar Allah'ın kitabında (mirasçılık bakımından), birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; dostlarınıza lütufta bulunmanız başkadır. Bu hüküm kitapta kayıt altına alınmıştır." (Ahzab, 33/6)

    Onların evlenmesi haram kılındığı gibi aynı şekilde Hz. Peygamber sonra da onun eşleri ile evlenmek de müminlere haram kılınmıştır. Çünkü onlar müminlerin anneleri konumundadır. Bundan dolayı Peygamberimizin hiç bir hanımı efendimizin vefatından sonra başkası ile evlenmemiştir.

 

 

Günün Ayeti

Ant olsun, Allah resulünde sizin için güzel bir örnek

vardır."

Azhab 21.

 

Günün Hadisi

Beni rabbim terbiye etti.

 

Günün Sözü

Her şeyi kazanmak istediğinde, her şeyi kaybetmeyi de göze almalısın.

Larry Csonka

Günün Duası

Ya rabbi bugün sana açılan ellerimizi, sana yönelen gönüllerimizi, sana bükülen boyunlarımızı, sana yalvaran dillerimizi boş çevirme


Bunları biliyor muyuz?

Takdim ve Tehir Nedir?
sefer halindeyken ikindi namazını öğle namazı ile veya öğleyi ikindi ile ve yatsı namazını akşam namazı ile veya akşamı yatsı ile birleştirerek kılmak demektir.

 

Günün Nüktesi

Söyle ey nefis...

       Şam yakınlarında Mute’de, hicretin sekizinci yılında, on bin kişilik İslam ordusu ile yüzbin kişilik haçlı ordusu karşı karşıya gelirler Savaş başlamıştı ve şiddetli bir şekilde devam ediyordu.

Abdullah bin Revaha yaralıydı, arkadaşı Cafer’in şehid edildiğini öğrenince bulunduğu yerden ayağa kalktı, atına bindi ve tekrar çarpışmaya başladı. Dışarıdaki düşmanların yanı sıra içinde ki düşmanla da aynı anda savaş ediyordu İçinde ki düşman bir ara ona;

-“ Dön geri Dünyayı sen mi düzelteceksin? Bak arkadaşlarının öldüğü gibi birazdan sende öleceksin Oysa Medine’de seni ömür boyu mutlu edecek hurma bahçelerin var Bununla birlikte seni bekleyen bir ailen var Sana hizmet eden kölelerin var”

Abdullah bin Revaha, içindeki düşmanı şöyle diyerek mağlup etti

-“ Eşini mi düşünüyorsun? O zaman bil ki; ben onu boşadım Artık onu düşünemezsin Köleler mi? Haberin olsun ben onların hepsini azat ettim Medine’de bulunan bağ ve hurmalıklara gelince, onların hepsini Resul-ü Ekrem’e hediye ettim söyle ey nefis başka diyeceğin bir şey kaldı mı?”

 

YORUM EKLE