İnanç bakımından insanlar kaç kısma ayrılmaktadır?

İnanç bakımından insanlar kaç kısma ayrılmaktadır?

     İnanma bakımından insanlar üç kısma ayrılmaktadırlar:

1. Mümin: İslâm dininin iman ve itikat esaslarını gerçekten kalben tasdik edip dili ile söyleyen(ikrar eden) kimsedir. Bunların yaptığı bu işe iman denir.

2. Kâfir: İslâm dininin iman esaslarına inanmayan Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmeyen kimsedir. Bunların yaptığı bu işe küfür denir.

3. Münafık: Müslümanların arasında inandığını söylediği halde kalbi ile İslâm dininin iman esaslarına inanmayan kimsedir. Bunların yaptığı bu işe nifak denir. Dışı mümin, içi kâfir olanlardır. Hz. Peygamberin ifadesi ile münafıklar konuştuklarında yalan söylerler, söz verdiklerinde tutmazlar, emanete hainlik ederler.

    Buna göre, islam dininin iman ve itikat esaslarını kalben tasdik edip dili ile ikrar etmeyen kimseler Müslüman, mümin olmaz. Müslüman mümin olmadıklarından da bu hal üzere öldüklerinde de ahiret günün de cehennemlik olurlar.

 

Hacca giden kişi hanımını da  hacca götürmek zorunda mı?

    Hac ibadeti  kendisini hacca kadar götürüp ve geri getirecek kadar parası olana farz olur.  Böyle bir imkana sahip olmayan hanıma hac farz olmaz. Bir yakını da kendisini hacca götürmeye mecbur tutulamaz.

      Bununla beraber imkanı olan beyin, kendisine hac farz olmayan hanımını da yanına alıp götürmesi elbette mecbur olmadığı bir fedâkarlık ve fazilet ifadesi olur. Bu durumda kadın hac ibadetini de eda etmiş olur. 

 

İnanmayan kimsenin cenaze namazı kılınır mı?

         Kafir bir insanın cenaze namazını kılmayı İslam dini asla cevaz vermez. Nitekim bu hususta  Kur'an-ı Kerim'de mealen şöyle buyrulmaktadır: "Onlardan ölmüş olan hiç birine asla cenaze namazı kılma çünkü onlar, Allah ve Rasulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler"  Kur'an"ın bu ayetleri bu hususu hiç bir şüpheye mahal bırakmayacak netlikle vurgulamaktadır.

         Kafirin üzerine namaz kılmamanın sebebi ise kafire öldükten sonra rahmet ve hayırlı dua edilememesidir. Namaz, bir dua rahmet ve bağışlanma olduğu için kafir için ifa edilmez.

 

Cennette hastalanmak var mıdır?

      Cennete girenler ölümsüz hayatın zevkini ve sevincini yaşarlar. Orada hastalık, ihtiyarlık, keder, sıkıntı ve buna benzer şeyler yoktur. Sayısız nimetler ve gençlik vardır. Yaşlanmak, ölmek, kederlenmek yoktur.

       Nitekim sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Cennetlikler cennete girince bir kimse şöyle seslenir: Siz cennette ebediyen kalacak hiç ölmeyeceksiniz; hep sağlıklı olacak hiç hastalanmayacaksınız, hep genç kalacak, hiç yaşlanmayacaksınız; hep nimet ve mutluluk içinde yaşayacak hiç keder ve sıkıntı çekmeyeceksiniz”

 

Günün Ayeti                                                                            

Kötülük ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayınız

 

Günün Hadisi

Evden çıkarken “Bismillahi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.

 

Günün Sözü

Musibetlerin iyi bir tarafı varsa o da bize, gerçek dostlarımızın kimler olduğunu öğretmesidir.

Balzac

Günün Duası

 Allah’ım bugünün hürmetine ülkemize ve milletimize huzur ver. Bizi ve ülkemizi her türlü bela ve musibetlerden muhafaza eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

İsrailiyyat nedir?

         İslâm'a, özellikle tefsir ve hadis ilmine girmiş olan Yahudi, Hıristiyan ve diğer dinlere ait kültür kalıntılarıyla, dinin lehine veya aleyhine uydurulmuş, Hz. Peygamber'e, sahabe ve daha sonra gelen nesillere izafe edilen her türlü haberlere denir. Tefsir ve hadise daha çok Yahudi kültüründen girdiği için bu kelime kullanılmıştır.

 

Günün Nüktesi

Üç Düğüm…
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"Şeytan, sizden biriniz geceleyin uyuduğunda ensesine üç düğüm atar.

Her düğümle birlikte, “Senin üzerine haydi uzun gece var uyu dinlen der.”

O kimse uyanıp da Allah'ı zikrettiği zaman bir düğüm çözülür, abdest alırsa iki düğüm, namaz kılarsa bütün düğümler çözülür.

Artık o kimse zinde ve gönlü rahat olarak sabahlar. Aksi takdirde uyuşuk ve tembel olarak sabahı bulur.

Buharı, Teheccüd, 12.

 

YORUM EKLE