İnsanları güldürmek için yalan söylemek caiz mi?

Yalan İslam dinin yasakladığı büyük günahlardan birisidir. Yalanın şakası da ciddisi de yasak ve haramdır. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Şaka da olsa cidden de olsa söylenen yalan yalandır”

Sevgili peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır:

“Şaka bile olsa yalan terk edilmedikçe olgun mümin olunmaz”

“Kul şaka ile de olsa yalanı, doğru bile de olsa mücadele ve münakaşayı terk etmedikçe, tam inanmış bir mümin olamaz.”

“İnsanları güldürmek için yalan söyleyen kimselerin vay haline”

Yine bir başka hadiste efendimiz şöyle buyururlar: “insanları güldürmek için yalan söyleyen kişiye yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun”

Bu hadislerden hareketle şaka ile de olsa yalan söylemek caiz değildir. Yalan ancak şu üç yerde söylenebilir.

1-Karı kocanın arasını düzeltmek

2-Arası bozulan iki kişinin arasını düzeltmek için

3- Savaşta düşmanı mağlup edebilmek için.

 

Allah'tan başkasına secde caiz olmadığı halde melekler neden Hz. Adem’e secde etmiş?

Meleklerin, Hz. Adem’e secde etmeleri, kendi arzularından doğmuş bir fiil değildir.  Bu secde, Allah’ın emriyle olmuştur. Melekler, Allah'ın emriyle  Hz. Adem'e  secde etmişlerdir. Bu sebeple yaptıkları secde Allah'ın  emriyle olduğu için bir anlamda Allah'a yapılmış olmaktadır. Aynı zamanda meleklerin bu secdesi ibadet secdesi değil hürmet için yapılmış bir secdedir.

 

Yıldız kaydığı zaman dilek tutmanın İslam’da yeri var mı?

Yıldızların kayması fiziki bir vakadır. Yıldızların kaymasında dini bir gerekçe yoktur. Gelecekte olacak işlerin, mutlaka yıldızların hareketlerine bağlı olduğuna inanmak dinen doğru değildir.

Dolayısıyla yıldızlar kayarken dilek tutma batıl bir inançtır İslam’da da yeri yoktur.

 

Ölümü temenni etmek isyan sayılır mı?

Hastalık, dert, keder, sıkıntı ve de mutluluklar hep biz insanlar için vardır. Ve bütün bunlar fani olan dünya hayatının bir gereği ve imtihanıdır. Başa gelen hayırlar ve mutluluklar bazen bizim için şer, başa gelen musibetler de bazen bizim için hayır olabilmektedir. Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde de hayır vardır.”

Bundan hareketle kişinin başına ne kadar ağır ve büyük bir musibet gelirse gelsin ölümü direk istemesi, temini etmesi uygun değildir. Zira Hz. Peygamber kişinin ölümü temenni etmesini hoş görmemiş bilakis yasaklamıştır. Ancak karşılaşılan bu hadise esnasında "Allah’ım ölüm benim için hayırlıysa beni öldür. Eğer hayat benim için hayırlıysa beni yaşat" diye dua etmesinde bir sakınca yoktur. Sakınca olmadığı gibi aynı zamanda efendimizin de tavsiyesidir.

 

Günün Ayeti

İnanmış olarak yararlı iş işleyenin emeği inkâr edilmeyecektir. Biz şüphesiz onu yazmaktayız.

Enbiya, 21/94.

 

Günün Hadisi

"Müslüman'ın, Müslüman üzerindeki hakkı beştir: "Selamını almak, hastalandığında ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, hapşırırca yerhamükallah demek."

Buhari, "Cenâiz", 2.

 

Günün Sözü

Dertli insanın gönül evi duman içindedir; derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun.

 Hz. Mevlana

 

Günün Duası

Allah’ım bugün birbirimize karşı sabırlı ve anlayışlı olabilmeyi nasip eyle

 

Bunları biliyor muyuz?

Garûr Nedir?

Dünyayı ve genel olarak insanı gaflete düşürüp yanıltan şeytan demektir.

 

Günün Nüktesi

Ölülerin Pişmanlıkları…

Behlül Dana Hz. bir gün halîfeye;

“Ey Hârûn Reşîd! Yer içinde, yer üzerinde ve göklerde çok olan nedir?” diye sordu.

Hârûn Reşîd;

“Bunu bilmeyecek ne var? Yer içinde ölüler, yer üzerinde hayvanlar ve bitkiler, gökte ise meleklerdir.” dedi.

Behlül; “Değil.” buyurdu.

Halîfe;

“Nedir?” deyince,

Behlül-i Dânâ;

“Ey Halîfe! Yer içinde çok olan ölülerin pişmanlıkları, yer üzerinde insanların hırs ve tamahı, gökte ise âdil hükümdarların sevaplarıdır.”

 buyurdu.

YORUM EKLE