İslam coğrafyası dışındaki bölgelere de peygamberler gönderilmiş midir?


     Kur'anı-ı Kerime göre her ümmet ve kavme peygamber gönderilmiştir. Nitekim evrensel mesaj Kur'an-ı Kerim mealen bunu şöyle ifade etmektedir: "Biz peygamber göndermediğimiz kavme azap edecek değiliz" 

      Bir başka ayette de "Hiçbir ümmet, millet yoktur ki, onlara korkutucu peygamber gelmiş olmasın" buyrulmaktadır.

      Buna göre Allah'u Teala ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den başlayıp Hz. Peygamber ile biten peygamberler zümresini bütün ümmetlere ulaştırmıştır.

      Yani sadece Ortadoğuda yaşayan insanlara değil yeryüzünün bütün kıta ve coğrafyasına peygamber göndermiştir. Ancak insanlığın ilk yerleşim alanı olduğu için en çok ortadoğuya gönderilmişlerdir.

 

İnsanı kısırlaştırmak dinen caiz mi?

       İslam dininde, sağlık için zararlı olmayan ve devamlı kısırlığa yol açmayan gebeliği önleyici tedbirlere başvurmak caizdir.

       Devamlı kısırlığa yol açan ilaç veya aletlerin kullanılması, kadın veya erkeğin ameliyatla kısırlaştırılması kesin hayatî bir sakınca bulunmadıkça caiz değildir.

İnsanın eceli değişir mi?

      Her canlı için tek bir ecel vardır. Bu ecel Allah'ın kaza ve takdiriyle olup, asla değişmez. Belirlenen ecel, vaktinden ne önce gelebilir ne de o vakitten sonraya kalabilir. Bu hususla ilgili Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır. "Her ümmetin takdir edilmiş bir eceli vardır.  Ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri kalırlar, ne de ileri giderler." (Yunus suresi, ayet: 49)

      Ehli Sünnetin görüşüne göre öldürülen kişi kendi eceliyle ölmüştür. Katilin öldürmesi ile o kişinin eceli değişmiş ve ömrü kısalmış olmaz. Ecel, hayatın tereddütsüz ve kesin olarak son bulduğu zamandır. Katilin mesul olması, Allah'ın kesin olarak yasakladığı cana kıyma yasağını işlemiş olmasındandır.

 

İnsanın eceli değişir mi?

      Her canlı için tek bir ecel vardır. Bu ecel Allah'ın kaza ve takdiriyle olup, asla değişmez. Belirlenen ecel, vaktinden ne önce gelebilir ne de o vakitten sonraya kalabilir. Bu hususla ilgili Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır. "Her ümmetin takdir edilmiş bir eceli vardır.  Ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri kalırlar, ne de ileri giderler." (Yunus suresi, ayet: 49)

      Ehli Sünnetin görüşüne göre öldürülen kişi kendi eceliyle ölmüştür. Katilin öldürmesi ile o kişinin eceli değişmiş ve ömrü kısalmış olmaz.

            Ecel, hayatın tereddütsüz ve kesin olarak son bulduğu zamandır. Katilin mesul olması, Allah'ın kesin olarak yasakladığı cana kıyma yasağını işlemiş olmasındandır.

 

Günün Ayeti

Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilir. 

Nisa 4/127.

 

Günün Hadisi

“Denizin suyu temiz; ölüsü de helâldir.”

 (İbn Mâce, "Tahâret", 38.)

 

Günün Sözü

 "Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter."

 

 Günün Duası

 Allah’ım bugün beni hep güzel  ve hayırlı haber alan ve güzel ve hayırlı haber veren kullarından eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

 İktida Nedir? 

Cemaatle namaz kılınırken imama uymayı ifade eder. İmama uyan kimseye de muktedî denir. İmâma uymanın sahih olmasi için, muktedinin hem namaza, hem de imama uymaya niyet etmesi gerekir. Kadınların imama uymalarının sahih olması için kendilerinin böyle niyet etmelerinin yanında, imamın da imamlığa niyet etmesi gerekir.

 

Günün Nüktesi

Niçin…

  Hayat-ül hayvan kitabında bildiriliyor ki:

Süleyman aleyhisselam bütün hayvanlarla konuşurdu. Bu onun mucizelerinden biriydi. Gökte tahtı ile gezerdi. Bir gün baykuş Süleyman aleyhisselama selam verdi. Süleyman aleyhisselam selamını alıp ona sordu ki:

- Niçin buğday yemezsin?

- Âdem aleyhisselam onun yüzünden Cennetten çıktığı için.

- Niçin su içmezsin?

- Nuh aleyhisselamın kavmi suda boğulduğu için.

- Niçin hep harabelerde bulunursun?

- Harabeler Allahü teâlânın mirasıdır.

- Niçin evlerde ötersin?

- İnsanları ikaz için. Önlerinde şiddetli tehlikeler varken nasıl gafletle uyurlar. Böylesine yazıklar olsun!

- Gündüzleri niçin çıkmazsın?

- İnsanlar bana zarar verebilirler.

- Öterken ne dersin?

- Tesbih okur bir de "Ey gafiller, çıkacağınız uzun sefer için azık hazırlayın!" derim.

YORUM EKLE