İslam dininde ölü naaşının yakılması caiz mi?

İslam dininde ölü naaşının yakılması caiz mi?

Müslüman olan kişinin öldükten sonra yıkanıp, kefenlenerek ve namazı kılınarak gömülmesi esas olandır. Dinimizin ölçüsü budur. Hz. Peygamberimizin uygulaması da böyledir.

Kişinin öldükten sonra yakılıp küllerinin denize dökülmesi İslam inancında olan bir uygulama değildir. Çünkü Müslüman kimse mükerrem bir varlıktır. Yaşarken de öldükten sonra da mekerremdir. Ona her zaman saygılı olmak dini bir gerekliliktir.

Dolayısıyla bir Müslüman'ın yakılması caiz değildir. Böyle bir vasiyeti olsa dahi geride kalan akrabalarının böyle bir vasiyeti yerine getirmesi caiz olmaz.

 

Boşanma halinde kocanın hanımına nafaka verme zorunluluğu var mı?

İslam, evlilik hayatında kocaya vermiş olduğu hak ve yetkilerin yanında, bir takım görev ve sorumluluklar da yüklemiştir. Bunlardan birisi de, kocanın eşinin temel ihtiyaçlarını makul ve normal ölçülerde karşılama ve giderme görevidir. Bu, evlilik akdinden doğan bir sorumluluktur. Kadının zengin veya fakir, müslim veya gayrimüslim olması bu görev ve sorumluluğu değiştirmez.

Kur’an-ı Kerim’de boşanmış ama iddet bekleyen kadına kocasının evinde ikamet etme hak veya yükümlülüğü getiren ve iddet süresince kadına zarar verilmemesini emreden ayetler vardır. Bu ayetler aynı zaman da kocaya eski eşine nafaka vermesini emretmektedir.

Söz konusu bu ayette yüce Mevla mealen şöyle buyurmaktadır: ”Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın.” (Talak, 65/6).

Bu ayetten anlamından hareketle,  İslam hukukçularına göre kadının kocası üzerindeki nafaka hakkı evlilik süresi ile evlilik sona erdiğinde ise iddet süresi ile kayıtlıdır. İddet dediğimiz üç ay hali bittiğinde ise nafaka sorumluluğu da bitmiş olur.

 

Hayvanlar Ahirette ne olacak?

Ahiret gününde mükâfat ve ceza, dünya hayatında kendilerine teklif yapılanlaradır. Mükellef varlıkların toplanma sebebi hesap, hayvanların toplanma sebebi ise kısastır.

Buna göre mahşer günü hayvanlarda haşır olacaklar. Fakat onlar, birbirleri ile olan hesaplarını ödedikten sonra toprak olacaklar. Zira onlara dünyada sorumluluk yoktur.

Öyle ki İslam kelamcıları hayvanların ahiret hesaplaşmasını anlatırken 'Bu dünyada boynuzu ile bir başka hayvanı vuran hayvan öbür dünyada aynı şekilde diğer hayvanın boynuzu ile vurulduktan sonra ikisi de toprak olacaklardır.

Onun için Kur'an’ın ifadesi ile kâfir olarak ölenler keşke bizde bu hayvanlar gibi toprak olsaydık da ceza görmeseydik temennisinde bulunacaklardır. Ama o zamanda bu pişmanlık bir işe yaramayacaktır.

 

Günün Ayeti

“Şüphesiz biz emaneti göklere, yere, dağlara arz ettik fakat ondan korktular ama insan onu yüklendi.”

 

Günün Hadisi

Üç şeyin şakası da ciddidir ciddisi de ciddidir ve de geçerlidir. Nikah, boşama, dinden dönme.

 

Günün Sözü

 “Bu gün amel yarın hesap günüdür.”

Hz. Ali

 

Günün Duası

 Allah’ım bugünkü seçimin ülkemiz ve milletimiz için iyi olanın tecellisini nasip eyle.

 

 

Bunları biliyor muyuz?

Hûri Nedir?

Allah’ın iman edenlere mükâfat olarak hizmet için yarattığı cennet kızları demek.

 

Günün Nüktesi

Allah bizi görüyor…

Ahmet Mekkî Efendi bir sevdiklerine;

- Hak Teâlâ, hepimizin yaptığı, iyi kötü her işi görüyor, değil mi? diye sordu.

- Elbette efendim, dediler.

- Pekii, bir insan bir günah işleyeceği zaman, bir başkasının göreceğini anlasa, o işi yapabilir mi?

- Yapamaz tabii efendim, utanır ondan.

Büyük Veli;

- Bu nasıl Müslümanlıktır ki, bir “kul”dan utanır da, “Allah”tan utanmaz, buyurdu.

YORUM EKLE