İslam'da Bayram…

 

Bayramlar, biz müminleri senede iki defa bir araya getiren, kaynaşmalarına vesile olan, dost ve akrabaların fakir ile zenginlerin  bir araya gelip kaynaşıp sıla-i rahim yapmasına vesile olan dini günlerdir.

       Bu bayramlar vesilesi ile müminler kırgınlıkları, üzüntüleri, acı ve elemleri bir kenara bırakarak Allah’ın kendilerine bahşettiği bu özel günleri yaşamaktadırlar.

       Dinimizce bayramlar çok önemsenmiş bu günlerde oruç tutmak Allah’ın ikramını ret etme anlamına gelmeyi çağrıştırdığı için yasaklanmıştır.

      Yine bu günlerde, küs olan insanların barışmaları varsa kırgınlık ve kızgınlığın bir kenara bırakılması istenmektedir. Belki de bayramların yılda iki defa gelmesinin veya olmasının altında yatan espride bu olsa gerek.

      Bu anlamda İslâm ümmetinin iki bayramı vardır. Biri Kurban Bayramı, diğeri de Ramazan Bayramı'dır. Ramazan Bayramı Ramazan ayının bitiminde, Şevvâl'in birinde; Kurban Bayramı da Zilhicce ayının onuncu gününde olur. Ramazan bayramı üç gün, Kurban Bayramı dört gündür.

        İslâmî kardeşliğin perçinlendiği bu mübarek günler, müslümanların sevinç ve mutluluk günleridir. Nitekim Hz. Peygamber Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman, Medinelilerin iki bayramı olduğunu öğrendi. Medineliler bu bayramlarında oyun oynar ve eğlenirlerdi. Bu durumu gören Hz. Peygamber Allah Teâlâ size kutladığınız bu iki bayrama bedel olarak daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban bayramını lütuf olarak vermiştir.

     Bu bayramların neşe ve sevinç günleri olduğunu yine bizzat Hz. Peygamber ifade buyurmuşlardır. Bayramlarda yapılması mendup (dinimizin güzel gördüğü) hususlar vardır, şöyle ki: Bayram sabahında erken kalkmak, yıkanmak, gusletmek; misvak kullanmak, ağızı temizlemek; güzel koku sürünmek; en güzel elbisesini giyinmek; Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek için sevinçli ve neşeli görünmek menduptur. Ayrıca: Ramazan Bayramı'nda sabahleyin camiye gitmeden önce tatlı bir şey yemek. Varsa bunun hurma olması ve bir, üç, beş gibi tek adetli olması;. Sonra namaza erken davranıp sabah namazını mahalle mescidinde kılarak bayram namazı için, varsa namazgâha ve büyük camiye gitmek; namaza giderken Ramazan Bayramı'nda içinden tekbir getirmek; dönüşte mümkün ise başka yoldan gelmek; müminlere rast geldikçe güler yüzlü olmak ve tatlı söz söylemek; gücü yettiğince çok sadaka vermek menduptur.  

       Bütün bunların dışında çocuklar, bilhassa öksüz ve fakir çocuklar sevindirilir; akraba, eş ve dost ziyaretleri yapılarak, hâl hatır sorulur. En önemlisi, aralarında dargınlık olanlar barıştırılır. Yüce Allah'ın ihsan ve rahmetinin tecellisine de sebep olan bu bayramların diğer yönden sosyal hayatta bu tür faydaları gayet açık görülmektedir.

        Bayramlar yine, yenilip yedirildiği, içilip içirildiği ikram günleridir. Akraba ve eş-dost ile beraberce bu günün mutluluğu paylaşılır. Bayramlar sadece yemek, içmek ve tatil yapmaktan ibaret değildir. Bu gerçeği göz ardı edip cemiyet hayatını düzenleyen ve aradaki uçurumları kaldıran böyle bayramlarda, tatil bahanesiyle toplumdan kaçarak bir deniz kenarında vakit öldürmek, her şeyden önce bu bayramların fazîlet ve sevabından mahrum kalmaktır.

   

 

Soru ve Cevaplar

Bayram namazını kılmak vacip mi sünnet mi?

      Bayram namazı biri Ramazan Bayramı'nda diğeri Kurban Bayramı'nda olmak üzere yılda iki defa kılınan iki rekatlık bir namazdır. Bayram namazı Hanefi mezhebinde Cuma namazının vücub şartlarını taşıyan kimselere vaciptir.

        Şafii ve malikilere göre ise bayram namazları müekked sünnettir. İster vacip, ister sünnet kabul edelim hangi mezhepten olursak olalım müslümanların kaynaşmasına, görüşmesine vesile olan bayram namazlarına iştirak etmekte fayda ve sevap vardır. Kadınlar ve erkekler İslam nazarında temel ibadetlerde (namaz, oruç, zekat...) fark etmeksizin eşittirler. Erkeğe farz olan farz namazlar kadına da farzdır. Ama meşakkat olmasın diye bazı ibadetler kadın için farz kılınmamıştır. Cuma namazı, bayram namazı gibi.

         Ama kadın istemesi halinde Cuma namazını da Bayram namazını da camiye gidip eda edebilir. Dini anlamda bunun bir mahzuru söz konusu değildir. Nitekim Peygamber efendimiz döneminde bu ibadetler kadınlar tarafından mescidlerde eda ediyordu.

Onun için kadın dilemesi halinde camiye gidip bayram namazını kılabilir.

 

Bayramı dinen nasıl geçirmek gerekir?

      Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, karşılaşılan müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere sadaka vermek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek için sevinçli ve neşeli görünmek menduptur. Aynı zamanda bu bayramda kurban kesmek dinen  güzel kabul edilmiş kimi mezheplere göre vacip kimisine göre ise sünnet olan bir fiildir. İmkanı olan herkes sünnet ya da vacip kabul edilen bu ibadeti yerine getirmelidir.

       Kurban Bayramı'nda kurban kesecek kimsenin onun etinden yemesi için namazdan önce bir şey yememesi güzel bir davranıştır. Kurban Bayramı'nda açıktan tekbir getirmek; dönüşte mümkün ise başka yoldan gelmek de menduptur

        Bütün bunların dışında çocuklar, bilhassa öksüz ve fakir çocuklar sevindirilmeli, akraba eş ve dost ziyaretleri de yapılarak hâl hatır sorulmalıdır

 

İki bayram arası düğün olmaz sözü neden söylenmiştir?        

        İslam dini, Müslümanların evlenip, yuva kurmalarına büyük önem verir. Kur'an-ı kerim'de evliliği teşvik eden bir çok ayet olduğu gibi Hazret-i Peygamber de evlilik için bir çok söz sarf etmiştir.

Ama ne Kur'an-ı kerim'de ne de peygamberlerin sünnetinde iki bayram arasında evlenmeyi yasaklayan bir nass(delil) yoktur.

         Bu yöndeki inanış ve söylentiler İslam dininin nikah bağı ile bağdaşmaz. Bağdaşmadığı gibi hurafeden öte gitmez. Kaldı ki, iki bayram arası olmayan bir zaman da söz konusu değildir. Ramazan bayramı ile kurban bayramı arası olduğu gibi, Kurban Bayramı ile Ramazan Bayramı arası da bir zaman dilimidir.

Buna göre her zaman nikah akdini şartlar oluştuğu vakit yapmak caizdir.

 

Bayram gününde oruç tutmak caiz mi?

        Ramazan Bayramı'nın birinci gününde ve Kurban Bayramı'nın dört gününde oruç tutmak Hanefi Mezhebine göre tahrimen (harama yakın) mekruh Şafii mezhebine göre ise haramdır. Çünkü bu günler, ziyafet, ziyaret ve güzel günlerdir. O günlerde karşılıklı ikram esas olandır. İkramı geri çevirmemek lazım.

       Bu nedenle de bu günlerde oruç tutmamak gerekir.

Şevval orucunun dindeki yeri nedir?

      Ramazan ayı ve bayramından sonra şevval ayı içinde "altı gün orucu" adıyla bilinen orucu tutmak sünnettir. Şevvâl ayının ilk gününde -ki ramazan bayramının ilk günüdür- oruç tutulması haramdır. Bayramın diğer günlerinde ve şevvâl ayında kaza veya nafile oruç tutulabilir. Oruç ayı ramazanın tamamlayıcısı durumunda olan şevvâl ayında tutulacak altı günlük oruç, bir Müslüman'a bütün bir yıllık oruç sevabı kazandıracaktır. Bu altı günlük orucun bitişik olması, yani hiç ara vermeden tutulması mecburiyeti yoktur; aralıklarla da tutulabilir. Şevvâl ayında tutulacak altı günlük oruçla, bir yıl oruç sevabının nasıl elde edileceği Alimlerce şöyle ifade edilir:

      Dinimizde, bir iyilik yapana on sevap verileceği yolundaki hadis esas alındığında, bir Müslüman otuz günlük ramazan orucuna ilâveten şevvâl ayındaki altı günlük oruçla otuz altı gün tutmuş olmaktadır.

      Bu otuzaltı rakamı, hadiste ifade edilen on sevap ile çarpıldığı zaman 360 gün elde edilir. Böylece kamer ay hesabıyla bütün bir yıl oruçla geçirilmiş gibi olur.

 

Ramazandan kaza orucu kalan kişi kaza orucu mu nafile orucu mu tutmalı?

      Oruç, namaz gibi dinin farz kıldığı ibadetleri yerinde ve zamanında yerine getirmek gerekir. Bir özür olmadan bunları sonraya, kazaya bırakmak dinen büyük bir günahtır. Fakat bir özür varsa özre binaen geciktirilebilir.

     Ama özür ortadan kalkınca en yakın zamanda kaza etmek gerekir. Oruç borcu olan (hastalıktan, yolculuktan)  Ramazan ayının bitmesi ile bayramdan sonra bunları kaza etmesi gerekir.

     Şayet kaza etmeden ölürse ahiret gününde bunlardan sorulur. Allah affetmezse azapta görür.

     Buna göre kaza borcu olan kimse sorumlu olmadığı ve ahiret gününde azap görmesine vesile olmayacağı nafile orucu tutacağına, üzerinde borcu olan kaza orucunu tutmalıdır. Kaza oruçları bitince istediği kadar nafile orucu tutabilir.

 

 

Günün Ayeti

"Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz."

 

Günün Hadisi

Ramazan ve Kurban bayramının gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.

 

Günün Sözü

Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.

Hadis-i Şerif

 

Günün Duası

Allah’ım bayramı bize, ailemize ve de ümmeti İslam’a hayırlara vesile kıl.

 

Bunları biliyor muyuz?

Ramazan Bayramı nedir?

       İslam aleminde, oruç tutma ayı olan Ramazan'ın ardından üç gün boyunca kutlanan dini bir bayramdır. Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır. Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir.

Günün Nüktesi

Bayram namazına gidecek değil ya?

     Efendim, bu adam yerinden kalkıpta sabah bayram namazına gidecek değil ya bir arife günü Sadrazam Koca Ragıp Paşa ile şair Haşmet, Sadrazam Kuyucu Murat Paşa Türbesini ziyarete giderler Koca Ragıp Paşa, türbedarı kızdırmak maksadıyla ona şöyle der:

"Efendi! Burada yatan kişi sıradan biri değildir Bu kişi gazi ve savaşçı bir vezirdir İşte bu yüzden sandukasına, kavuğuna, sarığına çok dikkat etmelisin" Türbedar:

"Baş üstüne Paşam," der Sadrazam devam eder:

"Kendisi büyük adamdır Ona ilgi gösterip, hizmetinde kusur etmemelisin" Oruçlu türbedar iyice sinirlenir; ama susmaya devam eder Sadrazam konuşmasını şöyle sürdürür:

"Türbedar efendi, anladın değil mi? Merhumun kavuğunda, sarığında toz toprak namına bir şey bulunmamalı" Türbedar bakmış ki sadrazamın sözleri bitecek gibi değil, daha fazla dayanamayarak şöyle der: "Efendim, bu adam bu gece yerinden kalkıp da yarın sabah, bayram namazına gidecek değil ya bu kadar çok bile"

 

Kısa Surelerin Meali

Asr Suresi:

1 - Asra yemin olsun ki,

2 - İnsan mutlaka ziyandadır.

3 - Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır

YORUM EKLE