İslam'da kan kardeşliği var mıdır?

İslam dininde kan kardeşliği diye bir şey yoktur. Karı kocanın birbirine verdiği kan aralarında evliliğe dair her hangi bir engel ya da kardeşlik oluşturmaz. Evliliğe engel olan kardeşlik kan kardeşliği değil gerçek kardeşlik ile sütkardeşliğidir.

 

      Dolayısıyla karı kocanın ya da bir başkasının birbirine verdiği kan aralarında kardeşlik oluşturmaz. Evliliğe de engel teşkil etmez.

 

 

 

Hz. İsa yaşıyor mu?

 

     Hz. İsa Ulul Azım peygamberlerinden bir peygamberdir. Aynı zamanda peygamberler zincirinin sondan ikinci halkasıdır. Peygamberlik görevi gereği tevhid tebliğini yaparken her peygamberin karşılaşğı itiraz, zorluk ve inkarlarla karşılaşştır.  Ama o asla tebliğinden ve dini yaymadan geri kalmamıştır. Bunun üzerine ona inanmayanlar onu öldürmek istemişlerdir. Onu öldürmek istediklerinden ve de buna giriştiklerinden dolayı Allah onu inkarcılardan kurtarmış ve göğe yükseltmiştir. Yerine de onu ihbar eden kimseyi Hz. İsa’nın suretinde yakalatarak çarmıha gerdirmiştir. 

 

      Kur'an-ı Kerim'in Nisa suresi 157-158. ayetleri bunu şöyle ifade etmektedir.  "Biz Allah'ın peygamberi, mesihi, Meryem oğlu İsa'yı öldürdük demeleri sebebiyle (Onlara azap ettik) halbuki onlar İsa’yı ne öldürdüler ne de astılar. Lakin kendilerine bir benzetme yapıldı. Sadece zan peşindedirler. Onu kesinlikle öldürmediler." Doğrusu Allah onu kendine kaldırdı..."

 

      Söz konusu bu ayetlerden de anlaşıldığı gibi her ne kadar başka din ve inançlar kabul etmese de İslam inancına göre Hz. İsa çarmıha gerilmemiştir. Öldürülmek istendiğinde Allah tarafından kurtarılmış ve bir gün yeryüzüne tekrar kıyametin bir alameti olarak geri gelecektir.

 

 

 

Kısa kollu gömlekle kılınan namaz geçerli olur mu?

 

       Namazın geçerli olabilmesi için dinen belirlenen avret mahallinin namazda örtülmesi gerekir.

 

       Bedenin örtülmesi gereken kısımları örtüldükten sonra ne ile örtüldüğünün ya da nasıl örtüldüğünün bir önemi yoktur.

 

       Bu anlamda erkek için namazda örtülmesi gereken kısım göbek ile diz arası bazı mezheplerse ise diz altıdır. Bunun dışındaki kısımlar avret yeri değildir.

 

       Dolayısıyla kişinin omuzu ya da dirsekleri namazda avret yeri olmadığından kısa kollu gömlekle namaz kılmada bir sakınca yoktur. Namaz da geçerlidir.

 

 

 

Kocasından boşanmış bayan yanında bir mahremi olmadan tek başına hacca gidebilir mi?

 

       Kocası ölmüş ya da boşanmış bir bayanın tek başına mahremi yanında olmadan hacca gitmesi Hanefi mezhebine göre caiz değildir.

 

       Ancak Şafii mezhebine göre böyle bir bayanın bir kaç bayanla hacca gitmesinde bir sakınca yoktur. Kendisi Hanefi olduğundan bu konuda Şafii mezhebini taklit eder ve hacca bir kaç bayanla gider.

 

       Fakat hacca gitmek için mezhebini temelden değiştirmesi gerekmez. Sadece bu meselede Şafii Mezhebini taklit eder diğer bütün ibadetlerde ve başka hususlarda Hanefi mezhebini esas alır. Hacca gitmesi için Şafii mezhebine girmesi gerekmez.

 

         Nitekim günümüzde Diyanet işleri Başkanlığı Şafii mezhebinin bu fetvasını baz alarak yanlarında eşi, çocuğu, mahremi, olmayan bayanları bir gurup halinde hacca götürmektedir.

 

 

 

Vaktin namazını kılmış biri namazını tekrar cemaate kılabilir mi?

 

     Bir namaz vaktini kılan kimse bu namazı bitirdikten sonra o vakti kılmak için cemaat olan birilerini görse kıldığı o vakit namazını cemaatle tekrar kılmasında bir sakınca yoktur.   Mesela: Akşam namazını kılmış bir kimse birilerinin akşam namazını cemaatle kılacağını görse dilerse o kıldığı akşam namazını iade niyeti ile bu cemaatle kılar.

 

     Nitekim bu hususta sevgili Peygamberimiz: “ bu kişi için cemaat sevabından bir nasiptir.” Buyurmaktadır. Öyleki namazını kılmış bir kimsenin bu namazını tekrar cemaatle kılabileceği hususunda bütün alimler ittifak halindedirler.

 

 

 

Oje namaz kılmaya bir engel midir?

 

     Abdest ve gusülde suyun ulaşması gereken uzuvların tamamını yıkamak farzdır. Eğer yıkanacak bölgede kuru bir yer kalır ya da tırnak köküne kuru veya yaş toprak yapışır ve suyun deriye ulaşmasına mani olursa abdest sahih olmaz.

 

     Buna göre tırnağın yıkanması farz olan bölgesine suyun ulaşmasına engel olan oje abdest ve gusle manidir. Zira kimyacılar ojenin tırnak üzerinde tabaka oluşturduğunu ve suyun tırnağa ulaşmasına engel olduğunu belirtmektedirler.

 

      Sonuç olarak oje, tırnak üzerinde tabaka oluşturduğundan abdest ve guslün sıhhatine manidir. Abdest alıp namaz kılacak bir kadın mutlaka ojesini temizlemelidir. Aksi takdirde abdesti sahih olmadığından namazı da batıl olur.

 

      Ancak abdest ve gusülde oje temizlenmiş ise namaz kılındığında tırnaklara yeniden oje sürülse bunda bir sakınca yoktur, kılınan namaz da geçerlidir.

 

 

 

Günün Ayeti

 

Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabbine kullukta hiç bir ortak koşmasın.

 

 

 

Günün Hadisi

 

Bir kötülük işlediğinde peşinden hemen bir iyilik yap ki, o kötülüğü silsin.

 

 

 

Günün Sözü

 

Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez.

 

Andrew Gide

 

 

 

Günün Duası

 

Ya Rabbi faydasız ilimden makbul olmayan ibadetten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Debbetü’l- Arz nedir?

 

       "Debbetü'l-Arz" : kıyametin kopmasına yakın, ortaya çıkacağı bildirilen ve kıyametin büyük alâmetlerinden olan bir yaratıktır.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Bir VAV hikayesi

 

       Hafız Osman fırtınalı bir günde dolmuş kayıkla Beşiktaş’a geçecektir. Bir kayığa biner. Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman o gün aceleyle çıktığı için yanına para almayı unutmuştur. Kayıkçıya; “efendi, yanımda param yok, ben sana bir “vav” yazayım, bunu sahaflara götür, karşılığını alırsın” der. Kayıkçı yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı alır.

 

       Bir müddet sonra kayıkçının yolu sahaflar tarafına düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz “Hafız Osman vav’ı” diyerek açık artırmaya başlar. Sonuçta iyi bir fiyata “vav”ı satar kayıkçı. Kayıkçı bir haftalık kazancından daha fazlasını bu “vav” ile kazanmıştır.

 

      Bir gün Hafız Osman yine karşıya geçecektir ve yine aynı kayıkçıyla karşılaşştır. Yol bitmek üzereyken yine ücretler toplanır. Hafız Osman da yol ücretini uzatır kayıkçıya. Kayıkçı “efendi para istemez, sen bir “vav” yazıver yeter” der.

 

       Hafız Osman gülümseyerek ; “efendi o “vav” her zaman yazılmaz. Sen dua et para kesemi yine evde unutayım” der...

YORUM EKLE