İslam'ın şartlarını yerine getirmeyenin imanı zarar görür mü?

     Ehl-i Sünnet inancına göre, amel imandan cüz değildir. Bu itibarla, dinden olduğu kesinlikle bilinen hükümlerin aslını inkar etmemek şartı ile bir kimsenin dinî hükümlere riayet etmemesi onu din sınırları dışına çıkarmaz. Yani kâfir yapmaz.

     Ancak dinin emir ve yasaklarına uymayan bu kişi günahkâr olur.  İşlediği günahtan dolayı tövbe etmez veya Allah Teala da affetmezse ahirette cezasını çeker.

         Fakat şunu da unutmayalım ki taviz tavizi doğurur misali kişi günah işleye işleye artık günahlara aldırmaz hale gelir. Öyle bir seviyeye gelir ki Allah muhafaza onun için iman olmuş olmamış pek bir anlam ifade etmez. Nitekim sevgili Peygamberimiz bir hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmaktadır. “Kul bir günah işlediği zaman bu işlediği günahtan dolayı kalbine siyah bir leke düşer tövbe derde bundan dolayı pişman olup rucü ederse kalbindeki bu siyah leke silinir gider. Şayet tövbe etmese bu siyah leke zamanla işlenen günahlardan dolayı kalbin her tarafına sirayet eder o zaman da kalp kararır ve katılaşır.”

      Binaenaleyh günah işlemek kişiyi imandan etmiyor diye günahlara karşı vurdumduymaz olmamak gerekir. Bilakis hayatın her alanında ve zamanında günahlardan kaçınmamız gerekir.

 

Mükafat ve azap?

      İnsan’ın kabirde birtakım sorulara muhatap olacağı ve dünyadaki ameline  göre azap veya mükafat göreceği bir gerçektir.

      Buna işaret eden birçok âyet-i kerîme ve bunu anlatan birçok hadîs-i şerîf vardır. Bu konuda müstakil kitaplar da yazılmıştır. Sevgili peygamberimiz bir hadisi şerifi’nde kabir hayatını şöyle tasvir etmektedir: "Kabir, ya Cehennem çukurlarından bir çukurdur, ya da Cennet bahçelerinden bir bahçedir.

       Bundan anlaşıldığı ve başka hadîs-i şeriflerde de dendiği gibi kabir, mümin için açılacak, genişletilecek ve gülistan olacaktır. Özellikle Allah yolunda şehit olanlara kabirde soru sorulmayacak ve kişinin yaptığı iyi ameller orada yardımına koşacaktır.

      Kabirde azap görecek olan müminin gördüğü kabir azâbı hatâlarının kefâreti olacak ve mâhşere giderken yükü hafiflemiş olarak gidecektir.

      Müminlerin bu konunun önemini kavramaları gerekir. Allah Resûlü Efendimiz "lezzetleri parça parça eden (ölümü ve kabri) çok anın" "Kabirden daha korkunç bir manzara görmedim" buyurur. Bu kişinin kendine gelmesinin ve kendini yenilemesinin yollarından biridir.

      Sonuç olarak İslam inancında kabir inancı haktır. Kişiler de dünyadaki yaşantılarına göre mezarda bir mükafat veya azap görürler.

 

Namazı ce­ma­at­le kılmanın fazileti nedir? 

     Ce­ma­at­le na­ma­z kılmanın meşruluğu Kur’an, Sün­net ve icma de­lil­le­ri­ne da­ya­nmaktadır. Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de bu hususta mealen şöy­le bu­yu­rmaktadır:“Ve sen iç­le­rin­de olup da on­la­ra na­maz kıl­dı­ra­cak olur­san, on­lar­dan bir bö­lü­mü se­nin­le bir­lik­te na­ma­za dur­sun, si­lah­la­rı­nı da yan­la­rı­na al­sın­lar.”  Al­lah’u Teâlâ bu ayetten anladığımız kadarı ile savaş sırasın­da bi­le ce­ma­at­le na­maz kıl­ma­yı em­ret­miş­tir. Kor­ku­lu an­lar­da ce­ma­atle namaz kılmak em­re­di­liyorsa, gü­ven için­de bu­lu­nul­du­ğu za­man ön­ce­lik­le ce­ma­at ha­lin­de na­maz kıl­mak gerekir.
       Hz. Pey­gam­ber de, ce­ma­at­le na­ma­z kılmayı teş­vik ede­rek şöy­le bu­yur­muş­tur: “Ce­ma­at­le kılınan na­maz, tek ba­şı­na kı­lı­nan na­maz­dan yir­mi ye­di de­re­ce da­ha fa­zi­let­li­dir.” 
Buna göre cemaatle namaz kılmak dinen çok güzel bir davranış ve Hz. Peygamberin de sünnetidir. Sevabı da münferiden kılınan namazdan 27 kat daha fazladır.

 

Günün Ayeti

Allah sizi bir topraktan, sonra bir damla sudan yarattı. Sonra sizi çiftler kıldı.

 

Günün Hadisi

Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır

 

Günün Sözü

Bitkinin güzelliği tohumda İnsanin güzelliği ise kalbinde gizlidir"

Hz. Mevlana

Günün Duası

 Allah’ım ömrümün geri kalanını geçmiş ömrümden hayırlı ve bereketli eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

İkrar ne demektir?

Bir kimsenin üzerinde başkasına ait bir hakkın bulunduğunu itiraf etmesi, bildirmesi demektir.

 

Günün Nüktesi

Her Günün Tütünü

Bir dostu ünlü İskoçyalı edebiyatçı Thomas Carlyle’a sorar:

—Bu kadar kitabı nasıl biriktirdiniz.

Carlyle şu cevabı verir:

—Bu kütüphane benim her günkü tütünümdür!

—Ne demek istediğinizi anlamadım?

Carlyle açıklar:

—Arkadaşlarımın tütüne verdiği parayı, ben kitaplarıma verdim.

YORUM EKLE