Kabir ziyareti için belirlenmiş hususi bir gün var mıdır?

 

 

Hanefi mezhebine göre kabir ziyaretini Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri yapmak faziletlidir. Ancak Cuma günü ziyaret etmek daha faziletlidir.

     Şafiî mezhebine göre ise, perşembe gününün ikindi vaktinden başlamak üzere cumartesi sabahına kadar ziyaret etmek diğer gün ve vakitlerden daha faziletlidir.

     Buna göre kabir ziyareti için en faziletli gün Perşembe günü ikindi vaktinden sonra ve Cuma günüdür. Ancak fazilet açısından en uygun bu vakit ve günler olmakla beraber diğer gün ve vakitlerde de ziyaret etmek mümkün ve caizdir.

 

Dağıttığımız ramazan kolisini zekâttan sayabilir miyiz?

     Zekat, para olarak verilebileceği gibi aynı zamanda gıda veya benzeri bir madde olarak da vermek caizdir.  Dolayısıyla Ramazan kolisini zekat olarak vermek dinen caizdir. Verilen yardım kolilerini zekata saymada bir sakınca yoktur. Ancak zekat malı fakirlerin bir hakkı olduğundan onu fakirlere ulaştırmak zekat verene farzdır.

    Bu anlamda verilen zekatın asıl sahibine ulaşması için iyi bir araştırılması gerekir.

 

Akvaryumda balık beslemek caiz mi?

     Gereken ilgi ve alaka gösterilmesi durumunda kafeste kuş, akvaryumda balık beslemekte bir sakınca yoktur. Ancak gerekli ilgi ve alaka gösterilmez ve bu hayvanların hak ve hukukuna riayet edilemeyecekse beslememek gerekir.

 

Öldükten sonra tekrar bu dünyaya dönüş var mı?

    Ölümden sonra dünyaya dönüş yoktur. Ama ölümden sonra hesap vermek için dirilme ve ahiret hayatı vardır. İslam inancında ölümden sonra bu dünyaya dönüş yoktur. Ancak bazı inançlarda bu düşünce vardır ki biz buna reenkarnasyon diyoruz.

 Tenasüh, hulûl, ruh göçü kavramlarıyla da ifade edilen reenkarnasyon, ruhların beden değiştirerek dünyaya tekrar tekrar gelmelerine inanmaktır. Ruh göçü inancı dediğimiz reenkarnasyon, günümüzde Hindistan ve Çin’in büyük bir bölümü başta olmak üzere dünyanın bazı bölgelerinde hala varlığını sürdürmektedir.

    Bu inanca sahip olanlara göre, ruhun bir defa dünyaya gelmesiyle dünyayı tanıması mümkün değildir. Bunun için bir beden ölünce ruhu, başka bir bedene geçer. Bu yeni bedende ruh öncekine oranla daha da olgunlaşır. Söz konusu intikal her ömrün sonunda başka bedende ve varlıkta gerçekleşebilir. Nitekim su, bulut ve gök gürültüsüne dönüşüyor. Yumurta kuş biçimine geliyor. Palamut, meşe ağacı oluyor. Odun ateş ve kül halini alıyor.

           İslam inancına göre ruh, ezelî olmayıp sonradan yaratılmıştır. O, bedenin tamamlayıcısıdır. Ölümle bedenden ayrılan ruh, tekrar başka bedenlerle dünyaya gelmeyecek, ahirette beden yeniden yaratılınca ruh tekrar ona iade edilecektir. Dolayısıyla dünyadaki ameline göre mükafat veya cezaya muhatap olacaktır. Kur’ân’da ruh göçünün olmadığı kesin olarak ifade edilmektedir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelince: ‘Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım' der. Hayır! bu sadece onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.”

          Bu ayeti kerimede de ifade edildiği gibi, tenasüh inancı İslâm'la bağdaşmaz. İslam ile bağdaşmadığına göre tenasüh inancının İslam’da yeri yoktur

 

 

Ramazan sıcak bir aya denk geldiğinden onu kazaya bırakmak caiz mi?

        Ramazan ayının sıcak günlere rastlaması ile bir kimsenin de çalışmak mecburiyetinde olması, orucu bırakıp ve sonra kaza etmesine cevaz vermez.

       Müslüman, her işini Allah'ın emrine göre ayarlamak mecburiyetindedir. Yoksa dinin hükümlerini kendi durumuna ve keyfine göre zorlaması, kendini aldatmak ve ahiret hayatını harap etmek olur.

 

Günün Ayeti

Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.

 

Günün Hadisi

iki haslet bir müminde bulunmaz. Cimrilik ve kötü ahlak.

(Tirmizî, "Birr", 41)

 

Günün Sözü

İnsanın Hayatını Düzenleyen Akıl Değil, Zenginliktir.

CİCERO

 

Günün Duası

Allah’ım olaylara ve kişilere karşı bana bugün sabır ver

 

Bunları biliyor muyuz?

Münacat Nedir?

 Allah’a sessizce dua etmek, yalvarmak ve niyaz etmektir. Dua içerikli şiirlere de münacat denir.

 

Günün Nüktesi

"Beddua yerine dua

     Ma'rûf-ı Kerhi Hazretleri bir gün talebelerini toplar Dicle kenarındaki hurmalıklara çekilir sohbet ederler. Bu esnada nehirden bir kayık geçer. İçinde birkaç bıçkın genç. Hem içki içerler, hem şarkı söylerler. Bir ara hepten şirazeden çıkar, naralar atarlar. Talebeler bu edepsizliğe çok bozulur. Hatta içlerinden bazıları:

-Ah şu kayık bir devrilse de günlerini görseler, derler. Peş Peşe patlayan kahkahalardan ders yapılamaz olunca mübarek o yana döner. Ellerini açar ve;

 - Ya Rabbi, Sen bu kullarını dünyada neşelendirdiğin gibi ahirette de neşelendir. Onlara hidayet ve istikamet nasip eyle, der.

      İşte tam o sıra gençlerden biri sahildeki sohbetin farkına varır, arkadaşlarını uyarır. Mübareği görünce derlenir toparlanırlar. Hatta sazlarını kırar, testileri suya atarlar. Mahcup mahcup gelir, Şeyh Mar'uf'un ellerine kapanırlar. O günden sonra sohbetin müdavimlerinden olurlar.

YORUM EKLE