Kabrin üstünde mum yakmak dinen uygun mu?

Kabrin üstünde mum yakmak dinen uygun mu?

Kabrin başında mum yakmak dinen uygun değildir. Bu ve benzeri örf ve adetler inancımızda yeri olmayan, aynı zamanda da ölüye hiçbir faydası olmayan birer bidattir.

İslam inancında yeri olmadığından, daha da ötesi bidat ve hurafe olduğundan bu tarz adetlerden sakınmak gerekir.

Bunların yerine mezarlıkta bilen kimse Kur’an okumalı ya da okutmalıdır. İmkanı yoksa en azından bir fatiha okumalı, ölüye dua etmelidir. Çünkü bu dua ve okuma ölüye bir fayda verir. Ancak mum yakmanın ölüye hiçbir faydası olmaz. 

Arafta beklemek nedir?

Araf, cennetle cehennem arasında bir yer olup, iyilikleri ve kötülükleri eşit olan Müslümanları bir süre bekleyeceği yerdir. Arafta bekleyen Müslümanlar hem cenneti hem cehennemi göreceklerdir. Ancak amelleri eşit olduğundan cehenneme atılmaz. Aynı şekilde cennete ilk girenlerle beraber de cennete giremez. İşte bu insanın cezası bekleme cezasıdır.    

Yani Arafta beklediğinden cennetin nimetlerine ilk etapta kavuşamıyor. Arafta bekleme süresi bitince cennete girer.

 

Altın ve gümüş kaşık çatalı yemek yemede kullanmak caiz mi?

Gerek erkek ve gerekse bayanın altın ve gümüş çatal bıçak vs. gibi eşyaları kullanmasını Efendimiz hadisi şeriflerinde yasaklamıştır. Buna göre bu eşyaları kullanmak bunlarla yemek yemek bir şeyler içmek dinen uygun değildir.

 

Dini nikah illaki bir hoca tarafından mı kıyılmalı?

Nikâhta aslolan icap kabul ve şahitlerin olmasıdır. Bu unsurlar olduktan sonra sahihlik yani geçerlilik açısından nikahın kimin tarafında kılındığının bir önemi yoktur. Nikah kıymayı bilen herhangi birisi bu nikahı kıyabilir.

Dolayısıyla nikahı kıyacak kimsenin hoca olması şart değildir. Ancak nikah ciddi bir müessese olduğu için bu işi ehlinin yapması tabi ki daha uygundur. Yani nikahı işin erbabı olan din adamlarına kıydırmak daha uygundur.

 

Bulamadığımız veya unuttuğumuz insanların hakkını nasıl ödeyebiliriz? 

Bilinen ve ödenme imkânı olan haklar aynen ödenmeli, sahibinden de ayrıca helallik alınmalıdır. Ödenme imkânı olup, her nasılsa sahibine ödenemeyen maddi haklar, sahibi adına, yani sevabı ona olmak üzere muhtaçlara verilmeli, sahibi için de istiğfar etmelidir.

Sahibine söyleme ve ödeme imkânı olmayan, başkasına da ödenemeyen haklar için, hakkın sahibine ve kendine çokça mağfiret dilemeli, ona kendisindeki hakkını helâl ettirmesini Allah`tan ısrarla istemeli ve yakarmalıdır.

 

Günün Ayeti

Andolsun ki biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık, Bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.

Kaf, 50/38.

 

Günün Hadisi

“Sabır, felâketle karşılaştığın ilk andaki metanetindir.”

Buhârî, “Cenâiz”, 32.

 

Günün Sözü

Beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey kalpleri birbirine bağlayamaz.

Rousseau

 

Günün Duası

Allah'ım beni yeni bir güne eriştirdiğin için sana şükürler olsun. Allah'ım bu günümü hayırla bitirmemi nasip et."

 

Bunları biliyor muyuz?

Takvâ Nedir?

Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınmaktır

 

Günün Nüktesi

İnsanı helak eden yedi şey...

Ebû Hüreyre ‘den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

"İnsanı helâke sürükleyen yedi şeyden sakınınız.”

Sahâbîler:

– Yâ Resûlallah! Bu yedi şey nedir? diye sordular.

Hz. Peygambner şöyle buyurdu:

“1- Allah’a şirk koşmak,

  2- Sihir ve büyü yapmak,

  3- Cana kıymak,

  4- Fâiz yemek,

  5- Yetim malı yemek,

  6- Düşmana hücum sırasında harpten kaçmak,

  7- Evli olup hiçbir şeyden haberi olmayan namusuna düşkün Müslüman kadınlara zina isnat etmek.”

Buhârî, "Vasâyâ", 23.

YORUM EKLE