Kafirin malı Müslüman helal mi?


        İster Müslüman, ister gayr-ı Müslim olsun, başkasının hakkını yemek, gasp etmek vebal ve sorumluluğu çok ağır bir günahtır. Kul hakkı anlamında Müslüman ile Müslüman olmayan insan arasında bir fark yoktur. İster Müslüman’ın, ister gayr-ı Müslim’in olsun, dünyada ödenmeyen veya helallik elde edilmeyen hakkın karşılığı ahirette sorulur.

       Bu itibarla; gerek Müslüman, gerek gayr-ı Müslim olsun, bir başkasının üzerimize geçmiş haklarını kendilerine iade etmek, ölmüşlerse, varislerine vermek veya onlarla helalaşmak gerekir. 0 da mümkün değilse Müslüman hakkı için, bir hayır kurumuna tasaddukta bulunmak ve gayr-ı Müslim hakkı için de amme menfaatine olan bir işe sarf etmek suretiyle bu dünyada ödeşme yoluna gidilmelidir.

      Buna göre kafirin malı Müslüman’a helal değildir. Hatta Müslüman, inancı gereği kafirin hak ve hukukuna daha fazla riayet etmelidir.

 

Kocası fakir olan kadın kendi parası ile hacca gidebilir mi?

    Kocası fakir olan kadının, kendi serveti ile hacca gitme imkanı varsa ve haccın diğer şartlarını da taşıyorsa, kocası veya mahremlerinden biri ile hacca gitmesi gerekir. Şayet mahremlerinden biri hacca gitmiyor veya gidemiyorsa Hanefi mezhebine göre tek başına kadın hali ile hacca gitmesi uygun değildir.

     Fakat Şafiilere göre şayet bu kadın ile birlikte güvenilir birkaç kadın gurup oluşturup hacca giderler ise dinen uygundur.

      Buna göre kocası fakir olan kadın, ya kocasının hac masraflarını karşılayıp onu da götürecek veya başka bir akrabası ama nikahı kendisine düşmeyen bir akrabası ile hacca gidecek.  Bütün bunlar olmasa Şafiileri taklid edip, varsa güvenilir birkaç kadın ile beraber hacca gider.

 

Yeminimizi nasıl bozabiliriz?

      Gereksiz yere yemin etmek ve onu alışkanlık haline getirmek doğru bir iş değildir.  Müslüman yemin etmeye ihtiyaç duymayacak şekilde sözüne güvenilen ve çevresi tarafından böyle bilinen bir kimse olmayı gaye edinmelidir.

        Yerine getirilmesi mümkün ve mubah olan bir şeyi, ileride yapacağına veya yapmayacağına yemin eden kişi, bu yeminini yerine getirmelidir. Yeminin yerine getirilmemesi halinde, keffâret ödenmesi gerekir.

        Yemînin keffâreti ise, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da köle azât etmektir. Buna gücü yetmeyen kimse üç gün peşpeşe oruç tutar. Yüce Allah, “Allâh sizi kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalplerinizin kastettiği yeminlerden dolay sorumlu tutar. Yemînin keffâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle âzât etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalıdır; yemininizin keffâreti budur. Yemin ettiğinizde yeminlerinizi tutun. Şükredesiniz diye Allâh size böylece ayetlerini açıklıyor.” buyurmaktadır (Mâide 5/89).

        Farz veya vacip olan bir şeyi yapmamaya; haram ve günah olan bir şeyi yapmaya yemin eden kişinin, bu yeminini yerine getirmeyip keffâret vermesi gerekir.

 

İnanç bakımından insanlar kaç kısma ayrılmaktadır?

     İnanma bakımından insanlar üç kısma ayrılmaktadırlar:

1. Mümin: İslâm dininin iman ve itikat esaslarını gerçekten kalben tasdik edip dili ile söyleyen(ikrar eden) kimsedir. Bunların yaptığı bu işe iman denir.

2. Kâfir: İslâm dininin iman esaslarına inanmayan Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmeyen kimsedir. Bunların yaptığı bu işe küfür denir.

3. Münafık: Müslümanların arasında inandığını söylediği halde kalbi ile İslâm dininin iman esaslarına inanmayan kimsedir. Bunların yaptığı bu işe nifak denir. Dışı mümin, içi kâfir olanlardır. Hz. Peygamberin ifadesi ile münafıklar konuştuklarında yalan söylerler, söz verdiklerinde tutmazlar, emanete hainlik ederler.

    Buna göre, islam dininin iman ve itikat esaslarını kalben tasdik edip dili ile ikrar etmeyen kimseler Müslüman, mümin olmaz. Müslüman mümin olmadıklarından da bu hal üzere öldüklerinde de ahiret günün de cehennemlik olurlar.

 

Günün Ayeti

Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün.

 

Günün Hadisi

Yarım bir hurmayı sadaka vermek suretiyle dahi olsa, cehennem ateşinden korununuz. Bunu da bulamasanız güzel bir söz söyleyin.

(Müslim, Zekat 68)

 

Günün Sözü

Akrabalarının Sevmediği İnsanı Kimse Sevmez.

PLAUTUS

 

Günün Duası

Ya rabbi bizi bir an da olsa şeytana ve nefsimize uydurma.

 

Bunları biliyor muyuz?

Kıraat-i Aşere nedir?

Kur'ân'ın 10 farklı okunuşu demektir.

 

Günün Nüktesi

Benim sünnetim budur

      Hz. Enes, anlatıyor: Hz. Peygamber'in hanımlarının hâne-i saâdetlerine üç kişi gelerek Resûlullah’ın (evdeki) ibadetini sordular.

     Kendilerine sordukları husus açıklanınca kendi ibadetlerini az bularak: "Resûlullah  kim, biz kimiz? Allah O'nun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmesine rağmen bu kadar ibadet ediyor. O halde bizim daha fazla ibadet etmemiz gerekir.

     Bunun üzerine içlerinden biri: "Ben artık hayatım boyunca her gece namaz kılacağım" dedi. İkincisi: "Ben de hayatım boyunca hep oruç tutacağım, hiç bir gün terk etmeyeceğim”dedi. Üçüncüsü de: "Kadınları ebediyen terk edip, onlara hiç temas etmeyeceğim" dedi.

   Aradan bir zaman geçtikten sonra hanımları bu durumdan rahatsız olarak kocalarını Hz. Peygambere şikayet ettiler. Hz. Peygamber onları bularak: "Sizler böyle böyle söylemişsiniz. Halbuki Allah'a yemin olsun Allah'tan en çok korkanınız ve yasaklarından en ziyade kaçınanınız benim. Fakat buna rağmen, bazen oruç tutar, bazen tutmam, bazen gece namazı kılarım, bazen uyurum, kadınlarla da beraber olurum. (Benim sünnetim budur), kim sünnetimi beğenmezse benden değildir" buyurdu. (Buhârî, Nikah 1).

YORUM EKLE